28 Ekim 2006

ANNEME,,


























Geçenlerde annemin doğumgünüydü. Hep aklımdaydı o gün Emel Başdoğanın Pasta Yapımı adlı kitabındaki şeker hamuru tarifini uygulayarak birşeyler yapmak. İlk denememdi ve çok zevkliydi ama tabi benim pastam o kitapdakiler kadar güzel değildi :( Gerçi o müthiş kitap elimin altındayken daha çook güzel pastalar çıkarırım inşallah ilerde. Özelliklede pandispanyalarının hepsini denemek istiyorum hepsi çok farklı tarifler, bu pastada denemedim ama eminim çok lezzetlidirler.

Ben bu pastayı yaparken mutfakta birde akşam yemeği telaşı vardı. Çok çok acele etmem gerekiyordu birde ilk denemem olduğundan en hızlı şekilde ancak bu kadar yapabildim. Aslında kafamda daha çok çeşitli süslemeler vardı :( artık bidahaki pastaya..

Pandispanya için (20 cmlik kalıp)

  • 4 yumurta
  • 3 kahve fincanı şeker
  • 3 kahve fincanı un
  • 1 yemek kaşığı yoğurt
  • 1 paket dr oetker vanilya aroması
  • 1/2 paket kabartma tozu
Yumurta, şeker ve vanilya aromasını mikser ile iyice çırpıyoruz. Ardından yoğurt ekleyip çok az daha çırpıyoruz. Un ve kabartma tozunu beraber eleyerek karışıma ekliyoruz ve karışım homojenleşene kadar yavaş yavaş karıştırıyoruz. Yağlanmış kalıbımıza dökerek 180 derecede 30-35 dakika kadar pişiriyoruz. Yumuşacık bir pandispanyamız olacak :) İsterseniz bir gün öncesinden pişirip streche sararak bekletebilirsiniz. Pastanın arası ve üzeri için krema hazırladım, arasına muz ve ceviz koydum.
Not: Şeker hamuruyla kaplama yapmadan önce pastamız dolapta 2-3 saat beklemiş olması gereklidir.

Şeker hamuru tarifi :

  • 70 gr su (2/3 çay bardağına denk geliyor)
  • 80 gr glikoz şurubu (2/3 çay bardağına denk geliyor)
  • 15 gr toz jelatin (2 tatlı kaşığı toz jelatin- veya 3 yaprak jelatin)
  • 1 kg çok ince çekilmiş pudra şekeri (pudra şekerinin hepsi kullanılmayabiliyor azar azar sert bir hamur elde edene kadar ekliyoruz, el ısınıza veya ortam ısısına göre kullanılacak pudra şekeri miktarı değişmektedir, bende 1 bardak kadar arttı.)
  • ve istege göre toz gıda boyaları
Not: Bu ölçülere göre elde edilen hamurun yarısını kullandım bu pastada. Ayrıca kullanacağınız şeker hamurunun çok ince çekilmiş olması çok önemli. Göztepe'de Celal Bey'den (0216 324 12 00) veya pastacılık malzemesi satan yerlere sorarak temin edebilirsiniz.

70 gr suyu küçük bir kap içerisinde koyup ılıklaştıralım. Kaynamadan ateşten alıp suya toz jelatini atıp sürekli karıştırarak eritelim. Glikozu ekleyip onuda karıştırarak eritelim. Karışımı hamur yoğurma kabına alalım ve üzerine yavaş yavaş pudra şekerini eleyerek ekleyelim ve yoğuralım. Belli bir süre mikserin hamur yoğurma ucuyla karıştırarak hamur elde edelim. Daha sonra hamur sertleşmeye başladığında elimizle yoğurarak sert ve kıvamlı bir hamur elde edene kadar yoğuralım. Ne kadar çok yoğurursanız o kadar güzel hamurunuz oluyor. Bu işlemleri yaparken her zaman elimizin altında bir miktar pudra şekeri bulunsun. Özelliklede hamuru açarken az miktar tegaha döküyorum yapışmaması için.

Hamurumuzdan bir yumruk kadar kopartıp merdaneyle açıyoruz. Bu arada kalan hamuru süsleme zamanına kadar dahi olsa naylon bir poşete hava almayacak şekilde sarıp ılık bir yerde bekletmemiz gerekiyor aksi halde hamur kuruyabiliyor. Kırmızı renkteki süsler için ayırdığım hamuru çok az beklettiğim halde biraz kurudu ve parmaklarımı çok hafif ıslatarak iyice yoğurarak hafif toparlayabildim. Eee deneye deneye öğreneceğiz...

Açtığımız hamuru merdaneye sarılı şekilde tutarak pastamızın üzerine seriyoruz. Alt kısımda artan hamurları döner pizza bıçağımızla kesiyoruz. Süsleme için kullanacağımız kadar hamura toz gıda boyasını azar azar ekleyerek yoğuruyoruz. Yaptığınız motifleri birleştirmek için yapıştırmak istediğimiz kısımlara fırçayla hafif ılık su sürüyoruz.

27 Ekim 2006

ÖLÇÜLER

Toz Şeker : Granulated White Sugar:
1 cup = 200 gram
1 çay kaşığı = 4 gram
1 yemek kaşığı = 12 gram
Türkiye'deki bardaklar ile bir su bardağı şeker= 240gr

Esmer Şeker : Light Brown Sugar :
1 cup = 218 gram

Pudra Şekeri : Powdered (Confectioners or Icing) Sugar:
1 cup = 115 gram

Un : Flour:
1 cup = 140 gram
Türkiye'deki bardaklar ile bir su bardağı un= 150gr

İrmik :
1 su bardağı = 170 gr
1 çorba kaşığı = 10 gr

Yağ : butter
1 cup eritilmiş margarin veya sıvıyağ : 195 gram
1 su bardağı zeytinyağı, eritilmiş margarin : 200 gram
9 yemek kaşığı margarin: 128 gram
12 yemek kaşığı margarin: 178 gram

Süt : Milk
1 cup = 240 ml = 242 grams
1 su bardağı süt : 250 gr
1 çorba kaşığı süt : 15 gr

Su : Water
1 bardak su 250 gr
1 çorba kaşığı su : 15 gr

Maya : Yeast
1 kalıp yaş maya = 42 gr
1 paket kuru maya = 1 yemek kaşığı = 10 gr
28.25 gr yas maya = 12 gr kuru maya = 10 gr instant toz maya

Yumurta : Egg
Soyulmuş 1 bütün yumurta = 50 gram
Yumurta beyazı = 30 gram
Yumurta sarısı = 18 gram

Baklagiller :
1 su bardağı prinç = 250 gr
1 su bardağı fasülye = 200 gr
1 su bardağı mercimek = 200 gr
1 su bardağı bulgur = 200 gr

Kuruyemişler:
1 cup badem = 85 gram
1 cup fındık = 140 gram
1 cup yerfıstıgı= 120 grams
1 cup ceviz içi = 110 grams
1 cup şamfıstığı = 150 grams
1 cup hindistan cevizi = 75 gram

Katı Ölçü Birimleri- Sıvı Ölçü Birimleri
1 Galon = 3,78 Litre
1 Quart = 990 Gr 1 Quart = 946 Ml
1 Libre = 453 Gr 1 Pint = 473 Ml
1 Cup = 240 Gr 1 Cup = 240 Ml
1 Ounce = 28 Gr 1 Ounce = 30 Ml
1 Kg = 1000 Gr 1 Litre = 1000 Ml


FIRIN ISILARI

°C Fan°C °F
110 90 225
120 100 250
140 120 275
150 130 300
160 140 325
180 160 350
190 170 375
200 180 400
220 200 425
230 210 450
240 220 475

26 Ekim 2006

BAYRAM ÇÖREĞİ


























Çerkezlerin geleneksel bazı yemekleri vardır ama gördüğüm kadarıyla her ildeki çerkezler farklı yemekler yapıyor. Tek ortak ve bilinen yemekleri çerkez tavuğu ve velibah diye tahmin ediyorum. Fotograftaki ise bizim çerkezlerin bayram sabahı kahvaltı için yaptıkları ekmek yerine yenilen bir çörek. Bizler çocukken bayram sabahı bu çöreklerin kokusuyla uyanır fırından çıkması için sabırsızlıkla beklerdik. O zamanlarda bizdeki sabırsızlık tamamen bu çöreklerin şekillerinden kaynaklanıyordu. Gerçi halada çok seviyorum.

Malzemeler:
  • 1 lt süt
  • 1 yumurta
  • 1 bardak sıvıyağ
  • 125 gr margarin
  • 1 tablet yaş maya (42 gr)
  • 1 tatlı kasıgı tuz
  • aldığı kadar un
Not : İyi bir mayalı hamur elde etmek için tüm malzemeler ılık olmalıdır. Yumurtayı bile önceden buzdolabından çıkartıp oda ısısında bekletin.

Ilık sütün içerisine mayamızı atıp eritiyoruz, bir yanda 125 gr margarinimizi ocakta eritiyoruz. Mayalı sütümüzü, sıvıyağımızı, erimiş margarinimizi ve 1 yumurtamızı genişce bir kaba alıyoruz. Üzerine tuzla beraber unumuzu yavaş yavaş dökerek sert bir hamur elde edene kadar yoğuruyoruz. (kulak memesi sertliğinde) Yoğurma işlemi bittiğinde üzerine nemli bir bez örterek 1 saat kadar hamurumuzun kabarmasını bekliyoruz.

Şekil verme aşamasında fotografını çekmeyi unuttum ve çok pişmanım. Anlatabildiğim kadar anlatayım. Elimize elmadan daha irice hamur alıyoruz ve uzunca bir rulo yapıyoruz yaklaşık 60 cm gibi. Tezgahımızın üzerine koyup sağ tarafından birer parmak arayla küçük parmağınızla bileginiz arasında kalan kısmı ileri geri bastırarak minik boğumlar yapıyoruz. Yarısına kadar boğum yaptıktan sonra boğumlar içte kalacak şekilde gül böreği gibi kıvırıyoruz. Düz olan rulo tarafı boğumlarımızı çevreleyecek.

Daha sonra yağlanmış fırınımıza dizip pişiriyoruz. 170 C de önceden ısınmış fırına tepsimizi yerleştirip pişiriyoruz. Kocaman kabarmış çöreklerimiz oluyor. Yalnız bu çörekler ekmek yerine yendiği için açma gibi yumuşak değil hafif sert oluyor. Dilimleyerek servis yapabilirsiniz. Afiyet olsun :)

20 Ekim 2006







Sağlıklı, huzurlu, bereketli ve sevdiklerinizle beraber nice mutlu bayramlar diliyorum.

16 Ekim 2006

THE WORLD BREAD DAY and YORKSHİRE PUDINGS


BAKE BREAD or BUY BREAD and ENJOY THE BREAD...


16 October is declared as the World Bread Day. And Zorra has invited everyone to bake bread and write about it. I like this activities because we are eating bread since thousands of years as a main food.

We can bake so many different kinds of bread with main ingredients flour,water and salt. I am so excited to meet various breads from all over the world.

My family like to eat Yorkshire Pudingbreads at breakfast. I think it is favourable for the Turkish breakfast culture. But you can eat Y.Puding breads with various spices as a side dish with beef, pork or chicken in United States and England.

I read the y.pudings recipe first in Mrs Binnur's blog and then Grandmothers secret recipes.
According to Grandmothers recipe;
  • 4 eggs (room temperature)
  • 2 cups milk (room temperature) 500 mL
  • 2 cups all purpose flour 500 mL
  • 1 tsp. salt 5 mL
You have to use muffin pan for this bread. This recipe makes 12 large muffin-sized Yorkshires. Increase oven temperature to 400 F (205 C). In a large muffin pan, place one teaspoon butter and remove it to the oven before fill the pans (until the butter melts - about 5 minutes)

In a large bowl, beat eggs with an electric hand mixer about 5 minutes until frothy. Add milk and beat again for another 5 minutes. Add flour and salt, beating for at least 5 minutes until batter is creamy and smooth.


Pour batter into each cup, almost filling them to the top. Place in oven and bake 30 minutes 200 C. Watch how high the puddings get through the glass oven door, but don’t open the oven door until ready to remove puddings. When done, they will be high, puffy, golden brown and yet still moist in the centers. And serve immediately please :) I love them a lot...

16 Ekim Dünya Ekmek Günü

16 Ekim fırıncılar federasyonu tarafından Dünya Ekmek Günü ilan edilmiş. Herkesin hergün tükettiği ana bir besin olan ekmek için böyle birgün olması bence çok hoş.
Zorra 16 Ekim tarihinde ekmek etkinliği ev sahipliği yaptı ve herkesi sevdiği bir ekmeği pişirmesi veya alması ve tanıtması için bloguna davet etti.

Bende geçenlerde denediğim ve çok beğendiğim hatta tarifini ilk olarak Zuhal hanımın sitesinde daha sonra Binnur hanımın mis kokulu ekmekleri arasında bulduğum Yorkshire Puding ekmekleri tekrar yapmaya karar verdim. Binnur hanımda uyguladığı tarifi Grandma’s Secret Recipe ismiyle yabancı bir siteden almış. Bu tarifle içleri boş ama çok kabaran kocaman ekmeklerim oluyor. Bu ekmeklerin mayasız ve kabartma tozsuz bu kadar kabarmalarının sırrı malzemeleri tek tek eklemek ve her aşamada çok çırpmakmış. Çok hoş :)

Grandma’s Secret Recipe tarifinin bulunduğu sitede anlatılana göre aslında bu ekmekler yurt dışında et yemeklerinin yanında değişik soslarla beraber servis ediliyormuş. Hatta muffin kalıplarının içerisine biraz et yemeğinin suyundan damlatılırmış. Ama bu ekmekler bence türk kültürüne göre kahvaltıya daha uygun. Ailece bu ekmeği çok sevdik özellikle bu ara sahurda kahvaltının yanında harika oluyor.

GÜL TATLISI


























Bu ayki yemek etkinliği konusu Bayram tatlıları ve ev sahibi Dersaadet. Şimdiden kolay gelsin diyorum kendisine ve her ay olduğu gibi şimdiden büyük heyecan duyuyorum birbirinden güzel bol şerbetli tatlılarla tanışacağım için. Aslında kafamda bülbül yuvası tatlısı yapmak vardı ama son anda karar değiştirdim. Geçen ay bir tv kanalında izlediğim gül tatlısı tarifini aldığım ilk gün denemiştim ve çok hoşuma gitmişti. Bu ayki etkinlik için tekrar yapayım dedim.

Malzemeler :
  • 250 gr margarin
  • 1 çay bardağı pudra şekeri
  • 1 yumurta
  • 1 paket vanilya
  • 1 paket kabartma tozu
  • aldığı kadar un (sert hamur)
  • 1 su bardağı kırık ceviz
Şerbeti için : 3 su bardağı şeker
4 su bardağı su
3-4 damla limon suyu

Margarinimiz oda ısısında beklemiş yumuşamış olacak. Ceviz ve un hariç diğer tüm malzemelerimizi bir kapta iyice yoğuruyoruz. Yavaş yavaş un ekleyerek sert bir hamur elde edene kadar yoğuruyoruz.

Merdane yardımıyla hamurumuzu açıyoruz ve yuvarlak kurabiye kalıbımızla, yoksa su bardağı ağzıyla yuvarlak daireler kesiyoruz. Kestiğimiz dairelerin kenarlarına 5 adet çizikler atıyoruz. Ve yan fotoğrafta görüldüğü gibi yaprakları üst üste (yaprağın bir kenraı alta, bir kenarı üste gelecek gibi) diziyoruz. Ortalarına kırık cevizlerimizi yerleştirip yağlanmış tepsimize diziyoruz. (Güllerimizi iyice büzüyoruzki pişerken açılmasın) Önceden ısınmış fırında 170 derecede pişiriyoruz.
Şerbeti önceden hazırlayıp ve soğutalım. Fırından çıkardığımız sıcak tatlıları bir borcama dizelim ve üzerine soğuk şerbetimizi dökelim. Afiyet olsun...

14 Ekim 2006

DAİM ÇİKOLATALI CHEESECAKE


























Cheesecake benim için bir tutku haline geldi. İnanılmaz derecede sevdiğim bir tatlı. Çoğu insan fazla yediğinde ağır geldiğini düşünür ama ben hiç öyle değilim :( Hiç yemek yemeden sadece cheesecake ile beslenebilirim bile diyebilirim :)
O kadar çok cheesecake tarifleri denedimki, artık zamanla insan hangi malzemeyi kullandığında nasıl bir sonuç elde edeceğini düşünerek ve kendi damak tadına uyarlayarak yapmaya başlıyor.
Limonlu cheesecake çok beğeniyorum. Bu çikolatalıyı yapmadan önce limonlu yaparım diye aklımdan geçiyordu ama kilerde daim çikolatalarımı görünce birden tüm fikrim değişti. İyikide yapmışım. En sevdiğim çikolata ve en sevdiğim lezzet bir araya gelince siz düşünün artık....

Eskiden yurt dışına çıkan herkesden daim çikolatası isterdim. Artık böyle bir derdim kalmadı çünkü bazı büyük marketlerde bulabiliyorum... İlla bu çikolatayı kullanmanız gerekmez evdeki herhangi bir çikolata ile de yapabilirsiniz.

Malzemeler
  • 1 kutu labne peyniri
  • 1 kutu krema peyniri (pınar beyaz olabilir)
  • 1 su bardagı şeker
  • 2 yumurta
  • 4 çorba kaşığı sıvı krema
  • 2 çorba kaşığı un (silme)
Çikolata sosu için : 2 adet daim çikolata
100 ml sıvı krema (yarım su bardağı)

Tabanı için : 1 paket eti burçak bisküvi ve 60 gr margarin

Biskuvileri mutfak robotunda iyice ufalayıp un gibi yapıyoruz ve oda ısısında bekleyen 60 gr margarinimizle yoğurup kalıbımızın dibine düzgünce bastırarak yayıyoruz. Cheese malzememizi hazırlarken biskuvi tabanlı kalıbımızı buzdolabında bekletiyoruz.


(Ben 20 cmlik ufak kelepçeli kalıp kullandım. Eğer büyük kalıp kullanacaksanız malzemeleri arttırın. Tabanı için ise 1,5 yada 2 paket biskuvi kullanın)
Cheese bölümü için çırpma kabımızda yumurtalarımızı ve şekeri koyup, iyice şekerler eriyene kadar çırpıyoruz. Daha sonra içerisine peynirlerimizi ve 3 kaşık kremamızı ekleyip homojen bir karışım olana dek çırpıyoruz. En son 2 kaşık unumuzu ekleyip çırpıyoruz ve dolapta bekleyen kalıbımızı çıkartıp cheese malzememizi üstüne döküyoruz. Önceden ısıtılmış fırında 180 derecede 50 dakika pişiriyoruz.
Fırından çıkarttığımızda yarım saat kadar tezgah üzerinde bekletelim daha sonra buzdolabında 3-4 saat soğumasını bekleyelim. Ama bu tür tatlılar bildiğiniz gibi 1 gün dolapta beklediğinde daha lezzetli oluyor.
Servise yakın üzerinin sosunu hazırlayalım. Ufak bir kapta yarım bardak kreamızı ısıtalım, kaynamasına yakın çikolatalarımızı ufak ufak kırarak içine atıp hızla karıştırarak çikolatalarımızın erimesini sağlayalım. (Eğer daim çikolatanız yoksa yarım su bardağı krema içine 60-70 gr ufalanmış çikolata atarak eritebilirsiniz)
Dolaptan çıkardığımızda bu sosuda üzerine dökerek servis yapabilirsiniz... Afiyet olsun :D












İçi çıtır çıtır karamelli olan bu çikolata tatlı kaçamakları için birebirdir :) Ümraniye İkeada İsveç Pastanesinde bol miktarda bulabilirsiniz. Ben sağdaki uzun paketten alıyorum. İçerisinde 2 parça daim var 56 gr sanırım. Ufak çapta yaptığım cheesecakeler için 100 ml (yarım su bardağı) krema ile karıştırdığımda yeterli oluyor. İçerisindeki sert karamelden dolayı eritirken normal çikolataya nazaran biraz daha fazla karıştırarak beklemeniz gerekiyor.

AÇMA


























Ustalardan tarif almak zordur derlerya, aynen katılıyorum. Halam harika açma yapar yumuşacık. Tarifini istediğimde hep aynı tarif " biraz süt, biraz su, maya, az şeker ve tuz, sonra un aldığı kadar" :) Artık bu tarifi denemenin vakti geldi dedim ve girdim mutfağa. Tarifide bloguma ekleyeceğim diye kendimce ölçerek yaptım ve aynısı oldu. Benimde tel tel yumuşacık puf puf açmalarım oldu. Belkide bire bir ölçü alsam böyle güzel olmazdı. Çok teşekkürler halacım.


Malzemeler

1 su bardagi ılıksüt
1 su bardagi ılık su
1 paket instant maya (dr oetker 10 gr)
1 su bardagi sivi yag
1 yumurta (beyazı içine,sarısı üstüne sürülecek)
2 çorba kaşığı şeker
1 tatli kasigi tuz
susam
aldığı kadar un
çok az margarin

Öncelikle iyi bir hamur elde etmek için tüm mazlemelerimizin ılık olması gereklidir. Yumurtayı dahi yarım saat önceden dolaptan çıkartın.
Büyük bir tencerenin içine süt, su, maya ve şekerimizi koyup biraz karıştırıyoruz. 10 dakika bekletiyoruz. Daha sonra içerisine bir yumurta akı, bir bardak sıvıyağ, tuz ve alabildiğince un ekleyerek hamurumuzu yoğuruyoruz. Mantı hamuru kadar sert olmayacak ama tenceremizin içinde hafif toparlanacak kadar olduğunda üzerine nemli bez örterek bir kenarda 1 saat bekletiyoruz. (Hamurumuz iki katı kadar kabaracak)
Daha sonra hamurumuzdan iri yumurta ölçülerinde parçalar kopartıyoruz. Elimizle avuç içi kadar açıyoruz ve içerisine 1 çay kaşığı margarin koyup kapatıyoruz. Biraz yuvarladıktan sonra 20 cm kadar uzunlukta rulo yapıp büküyoruz ve düğüm atar gibi şekil veriyoruz. Yağlanmış tepsimize dizdikten sonra üzerine yumurtamızın sarısını sürüp susamlarımızı serperek 170 derece fırında pişiriyoruz.
İşte bukadar... Biraz un, su , süt derken alın size PUF PUF AÇMALAR....

GAVURDAĞI SALATASI






















Gavurdağı salatası Gaziantep özgü bir salatadır. Acılı ezmeye benzer ama biraz daha büyük parçalar halinde doğranarak bol nar ekşisiyle tatlandırılıp üzerine ceviz dökülerek servis yapılır. Ustalardan duyduğuma göre önce bu salata hazırlanıp nar ekşisi dökülüp, dolapta yarım saat kadar beklettikten sonra yağ ve limonda eklenerek sunulduğunda daha lezzetli oluyormuş.

Malzemeler:

3 adet domates
1 küçük kuru soğan
3-4 dal yeşil soğan
3 adet yeşil biber
4-5 yaprak taze nane
birkaç dal maydonoz
2 çorba kaşığı nar ekşisi
2 çorba kaşığı sızma zeytinyağ
yarım limon suyu
1 çay kaşığı pulbiber
1 tutam tuz
1 çay bardağı ceviz

Domateslerin kabuklarını soyup içinin çekirdeklerini çıkartıyoruz ve küp küp doğruyoruz. Taze soğanı, kuru soğanı ve biberleri minik minik doğrayıp domateslere ekliyoruz. Maydonozu ince ince kıyıp, nar ekşisinide döküp hafif karıştırıp dolapta 20 dakika bekletiyoruz.

Ardından zeytinyağı, limon, pulbiber ve tuzu ekleyip hafif karıştırıyoruz. Kırık cevizleride en üste dökerek servise hazır hale getiriyoruz..

Bir yakınımız Nihat ağabeyin söylediğine göre sumak olmadan asla olmazmış. Deneyeceğim kesinlikle. Eminim çok yakışacak.

02 Ekim 2006

PLASTİK ÇİKOLATA YAPIMI























Uzun zamandır şeker hamuru yapıp pasta süslemek istiyordum ama bir türlü glukoz şurubu ve toz jelatini bir araya getirmeyi başaramadım :) Neyseki geçen hafta kızıltoprak Coccolat'da glukoz buldum. Yengemde Almanyada çikolata ile glukoz karıştırıp plastik çikolata yapıldığını söylemişti ama kendisi denemediğinden ölçülerini hiç bilmiyormuş. Bende internette "plastic choclate" yazarak bir araştırma yaptım. Karşıma çıkan ilk Baking911 sitesinde şöyle bir tarifle karşılaştım:


1 pound (16 pounces) milk or white chocolate

1/2 cup light corn syrup

Mısır şurubundan bahsediyorudu ama ben mısır şurubu yerine yengemin söylediğinden vazgeçmeyip glukoz kullandım. Tam olarak karşıma ne çıkacağını bilmediğim için ölçüleride ufak tuttum.

80 gr beyaz çikolata
1 çorba kaşığı glükoz şurubu
isteğe göre gıda boyası

Çikolatayı minik minik parçaladıktan sonra benmari usulü erittim. İçerisine bir çorba kaşığı glukoz döktüm ve hızla karıştırdım. Çikolata toparlandı ve bu aşamada kürdan ucuyla kırmızı toz gıda boyası döktüm karıştırmaya devam ettim. (çikolata gitgide toparlanıp sertleştiği için bu aşamada karıştırmak oldukça zor) Daha sonra bu çikolatayı streche sarıp tezgah üzerinde sertleşene kadar yaklaşık 3-4 saat kadar beklettim. Ayrıca bu çikolataları yemek mümkün (çokda lezzetli:)





















Büyük gülleri Pastacı Burcu hanımın gül yapımı şekillerine uyarak yaptım. Küçük güller ise çok kolay. Çikolatamızdan bir miktar kopartıp (kalem gibi) 10 cm bir şerit yapıyoruz.
1 numaralı fotografta görüldüğü gibi pişirme kağıdı içerisine şeritimizi koyup üstünü kağıtla kapatıyoruz ve üzerine bastırarak düzgünce yassılaştırıyoruz.
2 numaralı fotograftaki gibi bir tarafından diğer tarafına doğru çikolatamızı yuvarlıyoruz ama parmağımız gülün alt tarafında olmalıki üst taraf açık ve rahat dönsün.
Bu arada fotografta görülen 20 x20 kek kalıbımı paslanmaz çelikden kendim yaptım. Çalıştığım
yerde çeşitli saclar kesme ve bükme makinaları mevcut. Bende değerlendireyim dedim :)


Bir ziyaretcim glukoz şurubu ve jelatin hakkında bilgi istemişti. Şimdilik buraya fotograflarını koyuyorum. İkisinide kullandığım bir pastada detaylı bilgilerinide vereceğim. Ben pastacılık malzemeleri satan yerlerden temin ediyorum. En son Coccolat dan almıştım. Uzaktaki müşterileri için kargo ile malzeme gönderebileceklerini öğrendim.

30 Eylül 2006

HALUJ..

Haluj, mantıya benzeyen bir çerkez yemeğidir. Yer yer farklı isimlerle anılmaktadır (psıhalve, kıbın). Çerkezler yemeklerinin çoğunda patates kullanır ama bu yemeğin aynısının kıymalısınıda yaparlar. Haluj aslında biraz daha fazla iç malzemeyle çok az daha büyüklükte yapılır ama ben bu boyut sevdiğim için biraz daha küçük tuttum. Annemin çerkez olması sebebiyle mutfagımızda sık sık çerkezlerin yöresel yemeklerinden mutlaka pişer. Ramazan ayının ilk günü pazar günüydü ve bende evdeydim, bolca vaktimiz olduğundan annemle beraber yapalım dedik. Oset bölgesine ait en sevdiğim çerkez yemeği ise velibah. Bir çeşit gözlemedir ama patates hamurun içinde belli olmayacak kadar ince bir hamur açılır, sac üzerinde pişirilir ve yağlanır. Müthiş bir lezzettir.

Haluj:
Hamur için malzemeler:
4 su bardağı un
1 tatlı kaşığı tuz
ılık su

İç malzemesi:
yarım kg patates
1 adet orta boy soğan
3 çorba kaşığı sıvıyağ
1 tatlı kaşığı pulbiber
1 çay kaşığı tuz

sos için :
3 yemek kaşığı tereyağ
pulbiber
yoğurt (isteğinize bağlı)

Önce patateslerimizi tenceremize koyup haşlayalım. Onlar haşlanırken biryandan hamurumuzu hazırlayalım. 4 bardak un ve tuzu yoğurma kabımızda karıştıralım. Ilık suyumuzu yavaş yavaş ekleyerek mantı hamuru gibi sert bir hamur olana kadar yoğuralım. Hamurumuzu 3 bezeye ayırıp üzerine nemli bez örtüp 15 dakika dinlendirelim.
Bu arada iç malzememiz için patateslerimiz haşlandıysa kabuklarını soyup hepsini çatalla ezelim.
Bir tavaya 3 kaşık yağımızı ve yemeklik doğradığımız soğanları alalım ve kavuralım. Ardından 1 tatlı kaşığı pul biberimizi ekleyelim ve bu karışımı patateslerimizle karıştıralım. Böylece iç malzememiz hazır hale geliyor.
Dinlenen hamur bezelerimizin herbirini 2 mm kalınlığında açalım. Su bardağının ağız kısmıyla yuvarlak daireler çıkaralım. (Eğer gerçek haluj gibi biraz daha büyk boyutta yapmak isterseniz daha geniş bir bardağınızı kullanabilirsiniz)

Her dairenin içine patatesli iç malzememizden bir tatlı kaşığı kadar patates koyalım ve avucumuzda yukarıdan aşağı doğru hamurun iki kısmını saç örgüsü şeklinde kapatalım. ( Bir sağdan bir soldan mink minik birleştirelim. Yapamazsanız yarım daire seklinde yapıp elinizle yumarlak kısmı iyice bastırın tam kapanmasından emin olun)
Halujlarımızı bir bez üzerine veya kagıt havlu üzerine birbirine değmeyecek şekilde diziyoruz.



Büyük bir tencereye 3 litre kadar suyu koyup kaynatıyoruz. Kaynayan suya çok az tuz atıp halujlarımızıda döküyoruz ve haşlanmasını bekliyoruz. Haşlanan halujlarımızı kevgirle sudan çıkarıyoruz.
Sos için tereyeğımızı eritip pulbiberle karıştırıyoruz. Ben tereyağı kızdırıp tabaklara döktüm ardından arzu eden istediği miktarda pulbiberini tabağına ekledi. Yanındada bir kase yoğurt ile servise sunuyoruz. Afiyet olsun :)

26 Eylül 2006

AVCI BÖREĞİ

Avcı böreği lezzeti bakımından bana içli köfteyi anımsattığı için çok seviyorum. İçli köfte ; yapılırken büyük özen ve ustalık isteyen, özelliklede zaman isteyen güneydoğu bölgemize özgü leziz bir yemektir. Söylenenlere göre içli köftenin aslı yuvarlak ve yassı şeklinde olanmış. Benim için şekil değil, lezzeti herşeyin üzerindedir. Teyzemde öğrenmiştim, zamanım olduğunda mutlaka yapılacaklar arasında...

Bu fotografta görünen gerçek gibi olmasada tadını andıran avcı böreği yani bana göre kolay içli köfte. Annem herzaman bunu bolca yapıp derin dondurucuda saklar ve acil misafir geldiğinde hemen çıkartıp kızartır. Tadı gerçekten çok güzel. Çalıştığım için gerçek bir içli köfte yapmaya pek vaktim olmuyor ama bir pazar günü yapıp mutlaka bloguma koymak istiyorum.

Bu arada unutmadan herkese hayırlı Ramazanlar diliyorum. Ben bu ayı gerçekten çok seviyorum bir yıl boyuncada özlüyorum denilebilir. İçim kıpır kıpır oluyor, değişik bir huzur hissediyorum ve herkesinde böyle olduğunu düşünüyorum. Ayrıca iftar sofralarına verilen özen beni daha bir mutlu ediyor.

Avcı böreği
Malzemeler:

1 orta boy soğan
500 gr kıyma
3 adet yufka
1 çay bardağı ceviz
1 çay bardağı ince bulgur
1 çay kaşıgı salça
1 çay kaşığı pulbiber
1 çay kaşığı karabiber
Kızartmak için : 2 yumurta - 1 su bardağı galeta unu

Önce iç malzemeyi haızrlayalım. 1 çay bardağı bulgurumuzu sıcak suyla yıkayalım ve yine biraz sıcak suyun içerisinde şişmesini için bir kenarda bekletelim. Soğanı yemeklik küçük küçük doğrayalım ve küçük boy bir tencereye alalım. Soğanlar pembeleşince salçamızı katı karıştıralım. Daha sonra kıymamızı ekleyelim ve karıştırarak, kıymayı iyice parçalara ayırarak kavurmaya devam edelim. Kıymalarda kavrulunca kenarda sıcak suda bekleyen bulgurumuzun suyunu süzüp tenceremize alalım. Hemen ardından tüm baharatlarımızı ve kırık cevizimizide ekleyip birkaç kez karıştırdıktan sonra tenceremizi ateşten alalım.

Yufkalarımızı (sigara böreği yapar gibi) önce dört eşit parçaya bölelim. Sonra böldüğümüz her bir parçayı tekrar 3 e bölelim. Yani bir yufkadan 12 parça elde etmiş olacağız. Her bir parçaya dolu dolu bir kaşık iç malzememizi koyalım ve sigara böreğinden biraz daha kalınca saralım.

Daha sonra her birini, önce bir tabakta çırpılmış yumurtamıza daha sonrada galeta ununa bulayarak kızgın yağda kızartıyoruz. Sürekli çevirip çok yanmamasına özen gösteriyoruz. İşte bu kadar gerçekten kolay ve lezzetli. Afiyet olsun...


Bu bardak geçenlerde arkadaşımdan bana hediye geldi. Öyle bayılırmki hediyelere süprizlere çok çok mutlu oldum. Ayrıca çok beğendim, tabanı ışıkla temasa geçtiğinde vrak vrak kurbağa sesleri çıkıyor, kullanmaya kıyamıyorum. Ama içli köftemin yanında bu bardaktan birde çay koydum kendime. Vrak vrak sesler eşliğinde bir keyif yaptım...

23 Eylül 2006

YERİNE BİR DAHA GELMEZ SENİN...

24 Eylül 1996 da ölümünden sonra arkada gözü yaşlı milyonlarca insan bırakan, tüm gönüllerde taht kuran Zeki Müren 1951 yılında 45 dakikalık bir radyo programıyla muhteşem sesini halka tanıtmıştı. Keşke o yıllarda hatta 60 larda 70 lerde yaşıyor olsaydımda 5 dakika dahi olsa O'nu konserinde dinleyebilme şerefine ulaşabilseydim..
Giydiği smokinlerle, saz heyetine verdiği özenle, harikulade besteleriyle, eşsiz yorumlarıyla, izleyicisine verdiği büyük saygıyla Sanat Güneşi gibi değerli bir ifadeyi hakkıyla taşıyan unutulmaz bir sanatçıdır. Sevgiyle ve rahmetle anıyorum.

18 Eylül 2006

TİRAMİSU

Tiramisu bir italyan tatlısıdır ve farklı bölgelerde değişik isimlerle adlandırılmıştır. İlk olarak İtalya' nın Siena bölgesinde özel bir kutlama için yapılmış ve kutlamada bu tatlıyı çok begenen Dük, kendi bölgesi olan Floransaya götürmüştür. Bu tatlı 19. yüzyılda o bölgede yaşayan İngilizler tarafından çok sevilmiş. İngilizlerin bu tatlıyı kendi ülkelerine götürmeleri ile şu anda Tiramisu olarak bilinen tatlı yavaş yavaş tüm dünyaya yayılmaya başlamış.Venediğin kuzeyine Treviso şehrine ulaştığında o bölgedeki aşçılar en güzel Tiramisuları üretmişler ve şehir o zamandan beri lezzetli Tiramisuları ve görkemli kanalları ile ön plandadır.

Ayrıca tiramisu ingilizcede "pick me up" türkçede "beni kaldır-beni tavla" anlamlarına gelmektedir. İlginç değil mi? Bence canlandırıcı enerji verdiğini ve afrodizyak etkisi uyandırdığını düşünüyor olablirler. Bu ismi vermelerindeki etken bu olabilir belki, kimbilir...

Rum (rom) içkisinin denizci hatta korsanların içkisi olduğu söylenir. İtalyanlar tiramisu tatlısının yapımında 1-2 kapak rom kullandıklarını da duymustum.

Gerçek bir İtalyan usulü tiramisu yapmak istiyorsanız eğer,
kedi dili (savoiardi-lady fingers)
mascarpone peyniri
krema
espresso kahve
rom - likör - şeker - kakao...gibi ana malzemelere ihtiyacınız var.
sert espresso kahve , yarım fincan şeker, 2 kapak konyak yada rom ve bir yarım fincan sıcak suyu bir kapta karıştırarak Kedi dili bisküvileriniteker teker bu ılık karışıma batırıp yan yana dizmeniz gerekiyor. Daha sonra mascarpone peyniri ile krema hazırlamamız gerekiyor. Mascarpone peynirim olduğunda yapıp sizlerle mutlaka paylaşacağım.
Birçok tiramisu tarifi denedim, ama şimdi sizinle paylaşacağım tarif hem lezzetine en hayran kaldığım hemde yapımı en kolay olan tiramisu. Eğer vaktiniz az ise ikiye kesilmiş olarak satılan kakaolu hazır pandispanya kullanabilirsiniz. Simdi gelelim benim uyguladigim haline:

Pandispanya için;
4 yumurta
4 fincan şeker (türk khv.fincanı)
3 fincan un (türk khv.fincanı)
1 paket kabartma tozu
2 çorba kaşığı kako

Pandispanyayı ıslatmak için :
1 su bardağı ılık süt
1 çorba kaşığı nescafe
1 tatlı kaşığı şeker

Krema için :
1 yumurta sarısı
4 çorba kaşığı şeker
4 çorba kaşığı un
yarım litre süt
1 kutu labne peyniri

Önce kekimizi hazırlayalım. 4 yumurta ile 4 fincan şekeri mikserle çırpalım. Ardından un, kabartma tozu ve kakaomuzu eleyerek ekleyelim ve çırpalım. Yağlanmış yuvarlak kalıbımıza dökerek 175 derece önceden ısıtılmış fırınımızda pişiriyoruz. (Kalıbım 22 cmlik) Soğuduğunda pasta kesici levye yardımıyla keki ikiye böldüm. Levyeniz yoksa sağlam bir ipi etrafına dolayarak bir düğüm atıp ve düğümün çapını yavaş yavaş küçülterek düzgünce kekimizi ip yardımıyla ikiye bölebilirsiniz.
Kekimizi ıslatmak için 1 bardak ılık su, nescafe, şeker ve romu karıştırıyoruz. İkiye ayırdığımız kekimizi bir kaşık yardımıyla bu nescafeli karışımla ıslatıyoruz.
Kremamız için, 1 yumurta sarısını 4 kaşık şeker ile tel spatula yardımıyla çırpıyoruz. 4 kaşık unuda ekleyip çırpmaya devam ediyoruz. Yarım litre sütü yavaş yavaş dökerek sürekli karıştırıyoruz ve orta ateşte muhallebi kıvamına gelene kadar pişiriyoruz. Hafif ılımasını bekliyoruz ve labneyi katıp iyice karıştırıyoruz. Islattığımız iki parça kekimizin arasına kremamızın çoğunu koyuyoruz, üzerine ve yanlara ise ince bir kat kremamızı sürüp küçük bir süzgeç yardımıyla kakaomuzu serpip servise hazır hale getiriyoruz.
Unutmayın tiramisu, cheesecake gibi tatlılar dolapta 1 gün bekledikten sonra daha lezzetli olur. Afiyet olsun :)

11 Eylül 2006

KREMA SOSLU MANTARLI TORTELLİNİ

Bu ayki etkinlik Elvan hanım tarafından makarna olarak belirlenmiş, çok iyi bir seçim olmuş bence tebrik ediyorum. Birbirinden çeşitli makarna tarifleri görmek için şimdiden sabırsızlanıyorum. Eminimki birçok çeşit soslar, ravioli, papardelle, lazanya, noodles, erişteler, mantılar, torttelliniler bu etkinlikte marifetli eller sayesinde yerlerini alacaklar.
Makarna çeşitleri günümüzde hemen hemen tüm restaurantların en özel menüleri arasına girmeyi başarmış , vitamin ve mineraller bakımından çok zengin bi besin kaynağıdır. Metabolizmada çabuk parçalanan bir özelliğe sahip olmasıyla hemen enerjiye dönüşmektedir.
Bu ayki etkinliğin makarna oldugunu duyduğumda ilk aklıma gelen tortellini oldu. Bu yemeği bir restaurantta yediğim porcini mantarlı papardelleden esinlenerek yapmıştım ve o günden beri vazgeçilmezim olmuştur(mantıdan sonra).
Barillanın peynirli tortellinisini kullandım. Mantarlı veya ıspanaklısını kullanırsanız üzerine bir kaşık parmesan peyniri rendesi dökmenizi tavsiye ederim. Şayet yoksa beyaz peynir veya kaşar peyniri rendeleyebilirsiniz inanılmaz bi tat katacaktır.

Malzemeler :
1 paket peynirli tortellini
250 gr mantar
1 kutu sıvı krema (200 ml)
1 tatlı kaşığı un
2 yemek kaşığı sıvıyağ
tuz

Tortellinilerimizi kaynar suda haşlıyoruz. Onlar haşlanırken, ince ince doğradığımız mantarlarımızı 2 kaşık sıvıyağımızla bir tavaya alıp mantarlar suyunu salıp çekene kadar kavuruyoruz. Daha sonra kremamızı mantarların bulunduğu tavaya aktarıyoruz. Bu aşamada kremanın çok az koyu kıvamda olması için 1 tatlı kaşığı un ekliyorum. Bir tutam tuzuda ekleyip kaynamasını bekliyoruz.
Diğer yanda haşlanmış tortellinilerimizin suyunu süzüp tekrar tenceremize alıyoruz. Üzerine hazırladığımız mantarlı sosumuzu döküp hepsini karıştırıyoruz. Servise hazır...

Dilerseniz tabaklarınızdaki tortellinin üzerine sosu dökerekde servis yapılabilir.
(Bazen mantar yerine sade kremayı kaynatıp içerisine küçük doğranmış domates, fesleğen ve çok az kekik ekliyorum buda çok hoşuma gidiyor)

09 Eylül 2006

SUPANGLE


Bir koşuşturmadır, bir telaştır geldi geçti. Taşındık, çok yorulduk ama sanırım biz biraz erken taşındık doğalgaz henüz bağlanmadığından fırınımda öyle bekliyor sessiz sedasız :( Bugün yarın bağlanırda fındıklı tariflerimle sevgili Burcu ve Oya hanımın büyük bir titizlikle üzerinde yoğunlaştığı Fındık Zamanı kampanyasında benimde bir katkım olur diye düşünürken, gördümki fırınım baya bir süre bekleyeceğe benziyo. Bende ocakta pişirilecek bir tarifle bu çorbada tuzum olsun istedim. Supangle yapmaya karar verdim. Çok eskilerden birkaç kez denediğim ve beğenerek yediğim bu tarifi uyguladım. Ayrıca çok kolay, kesinlikle tavsiye ederim..

Burcu hanıma ve Oya hanıma çok teşekkür ediyorum, fındığın değerinin düşürüldüğü bugünlerde çok anlamlı bir projeyle olaya yaklaştılar. Tarifler Fındık blogunda toplandıktan sonra kitap olarak basılıp çocuklar yararına satışa sunulacakmış, çok sevindim. Sayelerinde gördük ki, lazanyadan pilava, sütlü tatlılardan şerbetli tatlılara, salatalara kadar heryere her yemeğe fındık çok yakışıyor.Herkesin ellerine sağlık.

Fransızca "soupe anglaise" olarak yazilip supanglez olarak okunur. Dilimize Fransa'dan girmistir. İtalyancasi "zuppa inglese"dir ve dunyada daha cok bu isimle bilinir. Ve ben bu tatlıyı çok severimmm..

Malzemeler :
  • 1 lt süt
  • 3 adet yumurta
  • 3 yemek kaşığı un
  • 3 yemek kaşığı kakao
  • 1,5 su bardağı şeker
  • 1 çay bardağı fındık veya hindistan cevizi
Un, kakao, şeker ve 3 yumurtanın sarılarını bir tencereye alıyoruz. Yavaş yavaş 1 lt sütümüz ekleyip bir yandan karıştırarak orta ateşte pişiriyoruz. Piştikten sonra soğuması için tenceremizi bir kenarda bekletiyoruz. 3 yumurtamızın aklarını bir kaba alıp mikserle 5-6 dakika kar gibi olana kadar çırpıyoruz. (Yumurta aklarına azcık bile sarısı karışmamasına özen gösterin)Daha sonra bunu soğuyan muhallebimize bir kaşık yardımıyla karıştıra karıştıra aktarıyoruz. Kaşık yardımıyla yumurta akları ve muhallebiyi birbirine iyice karıştırdıktan sonra mikserle bir - iki tur çırpabiliriz (çok fazla değil). Kaselere bölüştürüp buzdolabında 1-2 saat bekletiyoruz sonra üzerine fındık tozumuzuda dökereeek servise hazır :)

Dilerseniz kaselerimizin dibine ince bir dilim kek veya biskuvide yerleştirebilirsiniz. Afiyet olsun.

"Her hakkı bloglararası fındık projesine aittir. Bu yazımla ilgili hiçbir maddi talebim olmayacaktır."

22 Ağustos 2006

ÇİÇEK SALATAM

Blogumun ilk tarifi çiçek salata oldu. Aslında amacım Şeyma hanımın başlattığı Salatalar etkinliğine katılmaktı ama olmadı. Bloguma tam alışamamış olduğumdan sanırım biraz geciktim. Ama olsun birbirinden güzel bidolu salata tarifleriyle tanıştık. Hepsi çok güzeller herkesin ellerine sağlık. Bu arada blogum için benden yardımlarını esirgemeyen Burcu hanıma sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum.

İlk tarifimin salata olmasından dolayı çok mutluyum. Besin değerinin yüksek olması ve bu yaz aylarında hafif olması sebebiyle sofralarımızın vazgeçilmez klasiklerinden oluyor. İçerisine katacağınız her malzemeyle değişen bu renk cümbüşü farklı soslarlada değişik tatlara kavuşmamızı sağlıyor.

Ayrıca balkonumda yetiştirdiğim cherry domateslerimden de ilk kez toplayıp bu salataya kullandım. Büyük bir heyecanla topladım ve tadı mükemmeldi. Ben bu domateslerimle süsledim ama dilerseniz çeşitli peynir rendeleri ve mısırlada süsleyerek farklı görüntülere ulaşabilirsiniz. Tamamen zevkinize kalmış.




Malzemeler : 1 adet göbek marul (iceberg, atom)

3 orta boy havuç

6-7 adet kiraz domates

2 çorba kaşıgı zeytinyağ

limon suyu, tuz ve çok az karabiber

Göbek marulumuzu yukarıdan aşağı doğru 3 kez keserek 6 eşit parçaya bölüyoruz. Havuçlarımızı rendeleyerek boşluklara eşit miktarda paylaştırıyoruz ve tuzluyoruz. Daha sonra bir kasede yağ, limon ve karabiberimizi çatal yardımıyla karıştırarak salatamıza döküyoruz. Ben cherry domateslerimle süsledim siz dilediğiniz gibi süsleyebilirsiniz. Dediğim gibi beyaz peynir rendesi çok yakışıyor veya mısırlada renklendirebilirsiniz. Afiyet olsun :)