18 Temmuz 2008

Domates kokusuyla uyanmak...


Şu küçücük dalların üzüm salkımı gibi dometes verme telaşına bakarmısınız :) Tam yatağımın başucundaki camın önünde gözüm gibi bakıyorum onlara. Bir zamanlarki kuşlarım gibi Sevinçle, heyecanla bekliyorum domateslerimi. Onlarda benim heyacanlı bekleyişimi anlıyolarda sırf beni sevindirmek için mi acaba bu telaşları. Artık yaz geldi cam açık yatıyorum, sabah mis gibi domates kokularıyla uyanmanın mutluluğunu yaşıyorum, bu bile yeter benim için. Bahçem yok ama yaratmaya çalışıyorum. Geçen yıl birkaç fide ektim ve yemeye kıyamadıgım için bu sene daha fazla fideler ektim. Sanırım ben yine yemeye kıyamayacağım.
Sanırım "sevgi" karşılıklı. "Ne ekerseniz onu biçersiniz" ile iş bitmiyomuş onu anladım. Ne kadar sevgi verirseniz karşılıksız kalmıyormuş bunu öğrendim.
Bir hayvanı beslemenin, bir bitki yetiştirmenin, onların yaşamının bana bağlı olduğunu bilmenin bende yaşattığı mutluluğu kelimelerle tarif edemem. "Yaşamının bana bağlı olduğu" satırlarını yazarken aklıma çocuk yetiştirmek geldi. Demek birde çocuğum olsa sevinçten çılgına dönerim herhalde.