21 Kasım 2006

Yaratıcılık...








Bir yaprak ömrünü tamamlayıp düştükten sonra onu tekrar hayata kavuşturmayı denemişler, çok da güzel olmuş.. Hep hamurdan, çikolatadan mı güller yapacağız. Birazda doğanın bize sundugu harikalardan doğal güller yaratalım.
Bu slideshowu scrool marquee adlı uygulama ile yaptım. Herhangi bir sorunum oldugunda hemen blogundan yararlandıgım birisi var. Aziz Bey hiç yorulmadan bloggerlar için araştırmalar yapıyor ve sitesinde tüm bilgilerini açıklayıcı anlatımıyla bizlerle paylaşıyor. Teşekkürler...

20 Kasım 2006

BADEMLİ KURABİYE























Geçenlerde evde biryerlerde metrodan aldığım amaretto aromalarını görünce, kurabiye yaparım düşüncesiyle hemen elime geçecek biryere koydum. Bu aromanın asıl üretim maddesi bademdir. Kabartma tozu, vanilya gibi minik kağıt paketlerde sıvı olarak satılıyor. Bende ilk kez deneyecektim biraz tereddütlüydüm açıkcası acaba çok mu yoğun bir koku verir diye. Ama sonuç harikaydı :) Dün de pazar günü olunca rahat rahat geç yapılan güzel bir kahvaltıya yetiştirdim kurabiyelerimi. Daha öncelerden bademi robotta çekerek un gibi yapıp değişik kurabiyelerde denemiştim ama bu sefer hamura aromayı zaten koyacağım için bademleri üzerlerine bütün olarak yerleştirdim.

İlla aromanız olması şart değil, aromasızda yapabilirsiniz inanılmaz gevrek bir kurabiye oluyor. Nişastayı kurabiyede kullanmazsam içim rahat etmiyor çünkü tereyağ kadar nişastanında gevreklik kattıgına inanıyorum.

Malzemeler :
  • 125 gr tereyağ (oda ısısında bekletilmiş)
  • 3/4 su bardağı tozşeker
  • 1 çay bardağı buğday nişastası
  • 1 yumurta
  • 1 paket dr oetker amaretto aroması
  • 2 su bardağı un
  • 1/2 paket kabartma tozu
  • üzeri için 20-25 adet bütün badem
Fırını 160 dereceye ayarlayıp ısıtmaya başlayın.
Tereyağı yarım saat önceden buzdolabından çıkartıp küp küp keserek oda ısısında yumuşamasını bekliyorum. Daha sonra tereyağ, şeker, aroma ve 1 yumurtayı bir kap içerisinde mikserle krema gibi olana kadar çırpıyorum. Ardından nişastayı ekleyip çok az daha çırpıyorum ve kabartma tozu ve unu eleyerek ekleyip ele yapışmayan bir hamur elde edene kadar yoğuruyorum. Elimle yuvarlak şekiller verip hafif yassılaştırdım ve üzerine badem yerleştirdim. Önceden ısıtılmış fırında 20-25 dakika kadar pişirdim. Soğuyunca hava almayan bir kapta saklayabilirsiniz.

16 Kasım 2006

KESTANELİ MUFFIN





















Her ay bir yemek etkinliği düzenlenen http://kochtopf.twoday.net sitesinde bu ay ki aktivite ana temesı kestane idi. Bu muffinleri bu etkinlik için yapmıştım. Kestaneyi her haliyle zaten çok severim birde bol vanilyalı mis kokulu bir kekin içerisinde daha bir müthiş oluyor. Fakat hatırlatmakta fayda var diye düşünüyorum, kestane karbonhidrat gurubuna giriyor ve üç adet kestane bir dilim ekmek ile eşit değerlere sahip. Herşeyin fazlasının zarar olduğu gibi kestanede de ölçüyü fazla kaçırmamaya dikkat etmek gerekir.

Malzemeler:
  • 2 yumurta
  • 1/2 su bardağı süt
  • 1/2 su bardağı sıvıyağ
  • 2 çay kaşığı vanilya aroması
  • 2 kahve fincanı şeker
  • 2 çay kaşığı kabartma tozu
  • 1,5 su bardağı un
  • 12 adet kestane şekeri
Üzeri için : 200 gr kestane şekeri (püre olarakda alınabilir)
2 yemek kaşığı süt

Her muffin yapışımda oldugu gibi yine annemin "kızım şu yumurtalarla şekeri güzelce mikserle bir çırpsana" çığlıkları arasında başlıyorum işe. Anne bu muffin diyorum kızıyor :) Kırk yıllık minik kekler oldu muffin diyor. Ve ben her muffin yapışımda (özelliklede misafiri gelecekse) çok umutsuz gözlerle fırını uzaktan süzüyor. Biliyorum için için endişeleniyor. Ve ben bunu hissettiğimde anne ya diyorum, hayatımızın sonuna kadar aynı tariflerlemi gideceğiz, izin verde farklı birşeyler yapalım. Evet diyor ben klasik tarifimden vazgeçmem. Çünkü vazgeçmez herkes çok begenir annemin kekini. E haklıda, dev gibi kabaran kakolu cevizli kekler yapar. Ben bunu düşününce susuyorum O da fırından çıkan nefis muffinleri görünce :) Ama mutfakta aynı anda iki kişi olunca birisinin yüzü mutlaka asılıyor. Sonuçta ikimizde olumsuz bir sonuçla karşılaşmıyoruz ve ikimizinde yüzü gülüyor.

Fırını 180 dereceye ayarlayın ve 12 li muffin kalıplarını yağlayın yada kağıtlarınızı hazırlayın.
Genişce bir kaba un ve kabartma tozunu birlikte eledim. Şekeride döküp karıştırdım.
Başka bir kapta yumurta ve vanilya aromasını çatal ile iyice çırptım. Süt ve sıvıyağı da ekleyip biraz daha çatal ile çırptım.
Islak kaşımı kuru karışımın bulunduğu kaba aktardım ve alt üst ederek karıştırdım. Hamurumuz hazır.
Muffin kağıtlarımın dibine birer kestane yerleştirdim. Ben üçe bölerek küçük parçalar halinde attım içlerine. İsterseniz bütün koyabilirsiniz. Üzerlerine kek hamurundan kaşıkla döktüm. Kağıtların 2/3 si dolacak şekilde doldurdum. Önceden ısıttığım fırına yerleştirip 30-35 dakika kadar pişirdim. Fırından çıkarınca biraz soğumasını bekledim ve bu arada üzerini hazırladım. Üzerini nasıl süslesem diye düşündüm çikolatalı bir sosmu yapsam acaba derken birden aklıma kestaneyi püre haline getirip sıkmak geldi ve kıvamını yumuşatmak için süt kullandım çok da güzel oldu bence :) Tadı hiç değişmedi.

200 gr kestane şekerini 2 yemek kaşığı sütle birlikte bi tabak içerisinde çatalla ezerek karıştırdım. İyice homojen bir karışım elde edince krema torbasına doldurdum ve süsledim. O anda elime geçen kahve dünyasından aldığım dışı kahveli çikolata kaplı bademlerden koydum. Tamamen sizin yaratıcılığınıza kalmış :)

15 Kasım 2006

CHESNUT MUFFIN






















This month blogevent is about Chesnut and Zorra has invited bloggers again. I am so excited to see so many kind of chesnut recipes.

Chesnut muffin:

  • 2 cup white flour
  • 2 tsp baking soda
  • 2/3 cup sugar
  • 2 eggs
  • 1/2 cup milk
  • 1/2 cup vegetable oil
  • 2 tsp vanilla extract
Frosting:
  • 200 gr candied chesnut
  • 2 tbsp milk
Heat oven to 180 C and grease 12 cup muffin tin or line with cupcake pappers.

In a large mixing bowl, beat eggs and vanilla extract until fluffy with fork. Pour the milk and oil beat until well mixed.

In another bowl, combine flour, baking soda and sugar (sift together once). Slowly add to batter (the other bowl) and stir until smooth.

Sprinkle a few piece of candied chesnut to the bottom of each muffin cups. And fill the cups with batter 3/4 full.

Remove the cups to oven and bake 30-30 minutes until light golden brown. Cool muffins in cups 10 minutes, then remove from cups and cool completely.

In a large dish; beat candied chesnut and milk together well with fork. Beat until smooth and decorate of the muffins tops.

13 Kasım 2006

MUHALLEBİLİ KURABİYE
























Eskiden bir dönem annem tüm misafirlerine bu kurabiyelerden yapardı. Okuldan eve döndüğümde eğer evde misafirimiz varsa anlardımki mutfakta beni bekleyen kurabiyeler de var :) Uzun zaman olmuştu bu lezzeti tatmayalı, birden telaşlandım tarifini unutmuş olabilirmiyiz acaba diye. Ama hayır, unutmamışım ve hemen denedim. Aynı eski zamanlardaki gibi bu kurabiyeler haftasonu mutfakta beni beklediler.

Malzemeler
  • 250 gr margarin (oda ısısında)
  • 3 yemek kaşığı yoğurt
  • 2 yemek kaşığı pudra şekeri
  • 1 paket kabartma tozu
  • 3 su bardağı un
  • üzerine dökmek için 2yemek kaşığı pudra şekeri
Muhallebi için :
  • 1,5 su bardağı süt
  • 4 yemek kaşığı şeker
  • 2 yemek kaşığı kakao
  • 3 yemek kaşığı un
  • 1 paket vanilya
  • 30 gr margarin
Kurabiye hamuru için, bir kap içerisinde önce yumuşak margarini, 2 yemek kaşığı pudra şekerini ve yoğurdu iyice yoğuruyorum. Ardından kabartma tozu ile unu eleyerek ekliyorum ve ele yapışmayan bir hamur elde edene kadar yoğuruyorum. Buzdolabında yarım saat kadar bekletiyorum. ( Hamur ne sert ne de yumuşak olacak, un miktarını çok az artırıp yada azaltarak ayarlayalım)

Bu arada muhabbelimizi hazırlayalım. Şeker ve sütü ufak bir tencereye alıyorum. Üzerine kakao, un ve vanilyayı eleyerek ekliorum ve sürekli karıştırarak orta ateşte kaynayana kadar pişiriyorum. Kaynayınca margarini ekliyorum ve karıştırmaya devam ediyorum. Bir iki dakika sonra ateşten alıyorum. Oda ısısında muhallebininde bir 10 dakika kadar dinlenmesi soğuması gerekiyor ara sıra karıştırarak bekletiyorum.


Hamuru iki eşit parçaya bölüyorum ve 3-4 mm kalınlığında olana kadar her birini genişce bir çapta açıyorum. Ortalama 8 x 8 cm gibi kareler kesiyorum. Karelerin ortasında fotografta görüldüğü gibi bir tatlı kaşığı muhallebiden koyuyorum. Karenin dört köşesini ortaya toplayarak bohca şeklinde kapatıyorum. Kapanan kısım aşağıda kalcak gibi ters çevirerek pişirme kağıdı serdiğim tepsime diziyorum. 170 derecede 20-25 dakika kadar pişiriyorum. Üzerleri hafif pembeleşecek tam kızarmasını beklemeyin. Fırından çıkarınca soğumasını bekleyelim ve üzerine pudra şekeri serperek servis yapalım.

10 Kasım 2006

DEVRİMLERİNİN İZİNDEYİZ ATAM..

Bugün 10 Kasım. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü sonsuzluğa uğurlayışımızın üzerinden 68 yıl geçti. Yokluğunun acısını ilk gün kadar büyük hissediyorum içimde. Türk ulusunu uçurumun kenarından kurtarışının ve nice yaptıklarının önünde saygıyla eğiliyorum.

Sen rahat uyu, devrimlerinin sonuna kadar izindeyiz Atam. Seni hiç unutmayacağız.

07 Kasım 2006

MOJİTO


























Mojito Küba ile özdeşleşmiş hafif bir yaz kokteylidir. Bu içkiyle tanıştıktan sonra sanki daha bir merak ettim Kübayı. Hazırlarken öyle keyif alırımki ; birden aklıma deniz, kum, güneş gelir. Sahilde akşam üzeri ağır ağır esen bir rüzgarın esintisine kapılıp giderim. Birkaç çift hayal ederim kubalılar gibi çılgınca dans eden. Aşklarıyla, danslarıyla, mevsimiyle sıcacık içimde hissettiğim bu ihtilaller ülkesini gitmesem bile bu içkiyle hep yaşarım ben. Tabi bunların hepsini ancak yaz sonu bu sonbaharda yaşarım. Sonra ilk kar yağışında unutuveririm herşeyi. Belki kış mevsiminde doğdum ondan mıdır bilinmez ama kış mevsimide çok hoş gelir bana.

Malzemeler :
  • 7-8 adet nane yaprağı
  • 3 çay kaşığı şeker
  • yarım limon suyu (lime- misket limonu olursa daha iyi)
  • 2 kapak rom
  • soda
  • buz

Nane yapraklarımın yarısını bardağın dibine yerleştiriyorum. Üzerine 3 çay kaşığı şekeri ve birkaç damla limon suyu sıkarak nane yaprakları parçalanana kadar iyice eziyorum. Nane yaprakları parçalanıp, şekerler yeşil yeşil olmaya başlayınca üzerine yarım limon suyu ve iki kapak romu ekliyorum. Daha sonra bardağın kalan kısmını soda ile dolduruyorum. Çok fazlada doldurmuyorum aslında çünkü bol buzlu seviyorum ben. Kalan birkaç nane yaprağımıda içine bütün olarak atıp biraz karıştırıyorum... tamamdır :)
Eğer bulabilirseniz misket limonu ile deneyin. Nane limon tadını seviyorsanız eminim bu kokteyle bayılacaksınız. Türkiyede bazı cafe restaurantlar arasında güzel yapanlarda var. Mutlaka denemenizi tavsiye ederim.


Bacardi sitesinde fotograflada çok güzel anlatılmış zaten :)

03 Kasım 2006

HAVUÇLU MUFFİN


























Geçen ay plastik çikolatadan güller yapmıştım, o zamandan kalan beyaz çikolatam vardı. Boş bir vaktimde kalan çikolatayı eritip, yine plastik çikolata yaptım ve dekoratif amaçlı biryerlere kullanırım düşüncesiyle havuçlar, minik çiçekler, uğur böcekleri yapıp buzdolabına koymuştum. O zamandan beri aklımdaydı havuçlu birşeyler yapıp bu minik süsleri kullanmak. Hadi dedim dün akşam, bir muffin yapayımda süsleyelim...

Malzemeler :
  • 2 yumurta
  • 1 su bardağı şeker
  • 3 yemek kaşığı yoğurt
  • 125 gr katı yağ (eritilmiş)
  • 1,5 su bartdağı un
  • 1 adet büyük boy havuç
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya aroması
  • 1 tatlı kaşığı tarçın
  • 1 çay bardağı ceviz
Muffin yaparken önemli bir kural vardır. Sıvılar ayrı bir kapta, katılar ayrı bir kapta tel çırpıcı yada çatal yardımıyla çırpılacak. Çok fazla karıştırırsanız muffinleriniz kabarmaz.

Muffin kalıplarınızı yağlayın ya da hazır kağıt kalıplarınızı içlerine yerleştirin. Fırını 180 dereceye getirin
Büyük bir kasede; elenmiş unu, kabartma tozunu, şekeri ve tarçını karıştırın.
Başka bir kapta, yumurtayı çatalla yada tel çırpıcı ile çırpın. Vanilya aromasını, eritilmiş katı yağımızı ve yoğurdumuzu yumurtaya ekleyerek biraz daha karıştırıyoruz.
Bütün sıvı malzemeyi kuru malzemenin bulunduğu kaba boşaltın ve hepsi karışana kadar alt üst edin.
En son olarak rendelenmiş ( rendeledikten sonra hafif suyunu sıkın) havucu ve cevizleri ekeyin ve bu aşamada çok karıştırmayın.
Kalıplarınızın 2/3 si dolacak şekilde kaşık yardımıyla kalıplarınıza paylaştırın. 25 dakika pişirin. Pişip pişmediğini bir kürdan yardımıyla kontrol ederek anlayabilirsiniz. Muffinler piştiğindede yumuşak olur, pişmedi hissine kapılmayın.
Ben 12 adet muffinlerimin üzeri için, 1 paket krem şantiyi bir bardak süt ile çırptım ve sıkma torbasıyla yuvarlak şekiller verdim. İsterseniz sade olarakda servis edebilirsiniz tamamen zevkinize kalmış :) Afiyet olsun..

Plastik Çikolata Havuçlar :

Bu havuçları ne zaman nerde kullanacağımı bilmeden yapmıştım. Dolapta bekleyeceği için daha sert kıvamda çikolata olmasını istedim ve glikoz miktarını çikolata miktarına göre biraz daha azalttım. Yani;
  • 100 gr beyaz çikolata
  • 1 yemek kaşığı glikoz
  • ve gıda boyaları...
Çikolatayı benmaride eritiyorum hemen arkasından çikolata sıcakken glikozu ekleyip karıştırıyorum. Bir kaç kez karıştırmadan sonra ayrı bir kaba renklendirme için kullanacağım miktarda ikiye yada üçe ayırıyorum. Çok fazla beklemeden hemen kürdan ucuyla toz gıda boyaları ekleyip biraz daha karıştırıyorum. Hatta karıştırma baya zahmetli omaya başlıyor bu aşamada çünkü çikolata git gide toparlanıyor, çok dert etmeyin, streche sarıp tezgah üzerinde bekledikten sonrada biraz yoğurarak renkleri iyice yedirebilirsiniz.
Oda ısısında 3 saat kadar çikolatayı streche sarıp bekletmeniz gerekiyor. Bu zaman sonunda eğer çok sert ise elinizde yoğurarak yada çok az mikrodalgada bekleterek yumuşatabilirsiniz.

01 Kasım 2006

DÖRT MEVSİM KURABİYESİ


























Bu kurabiyeler lezzetine en hayran olduğum kurabiyelerden biri. Tarif ise (Zeytin Ağacı) Aslı hanıma ait, görür görmez denemiştim ve inanılmaz begenmiştim. En sevdiğim yanı ise zeytinyağlı oluşu ve uzun ömürlü oluşu. Bu sebeple adı dört mevsim kurabiyesi imiş. Ağzı sıkıca kapalı bir cam kavanoz içerisinde ister oda sıcaklığında ister buzdolabında bekletebilirsiniz. İstek üzerine bu sefer değişiklik yaparak bu kurabiyeleri fındıklı ve biraz daha ince yaptım. Birde dr oetker vanilya aroması ekledim. Bu kurabiyeleri uzun zaman bekletmek gibi bir şansım pek yok malesef çünkü bizim evde herkes çok seviyor..

Malzemeler :
  • 125 gr zeytinyağı (3/4 su bardağı )
  • 2 yumurta (1 'nin beyazı üzerine)
  • 3/4 bardak şeker
  • 200 gr buğday nişastası
  • 1 çay kaşığı limon suyu
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya aroması
  • aldığı kadar un (yaklaşık 2, 5 su bardağı elenmiş un)
  • üzeri için fındık

Önce yumurta, şeker ve aromayı iyice çırpın. Sırasıyla zeytinyağı, limon suyu ve nişastayı ekleyin karıştırın . Un ve kabartma tozunu birlikte eleyerek yavaş yavaş katın ve iyice yoğurun. Ele yapışmayacak kadar sert bir hamur elde edin. Merdana ile yarım cm kalınlığında açtığınız hamura dilediğiniz şekli vererek tepsiye dizdim. Üzerine fırça ile yumurta akı sürüp fındık döktüm. Tarifin aslında fındık yok, sadece yumurta akını fırça ile sürüp kızartıyorsunuz. Damak tadınıza göre istediğinizi yapabilirsiniz. 175 derecede önceden ısınmış fırınımızda pişiriyoruz.

28 Ekim 2006

ANNEME,,


























Geçenlerde annemin doğumgünüydü. Hep aklımdaydı o gün Emel Başdoğanın Pasta Yapımı adlı kitabındaki şeker hamuru tarifini uygulayarak birşeyler yapmak. İlk denememdi ve çok zevkliydi ama tabi benim pastam o kitapdakiler kadar güzel değildi :( Gerçi o müthiş kitap elimin altındayken daha çook güzel pastalar çıkarırım inşallah ilerde. Özelliklede pandispanyalarının hepsini denemek istiyorum hepsi çok farklı tarifler, bu pastada denemedim ama eminim çok lezzetlidirler.

Ben bu pastayı yaparken mutfakta birde akşam yemeği telaşı vardı. Çok çok acele etmem gerekiyordu birde ilk denemem olduğundan en hızlı şekilde ancak bu kadar yapabildim. Aslında kafamda daha çok çeşitli süslemeler vardı :( artık bidahaki pastaya..

Pandispanya için (20 cmlik kalıp)

  • 4 yumurta
  • 3 kahve fincanı şeker
  • 3 kahve fincanı un
  • 1 yemek kaşığı yoğurt
  • 1 paket dr oetker vanilya aroması
  • 1/2 paket kabartma tozu
Yumurta, şeker ve vanilya aromasını mikser ile iyice çırpıyoruz. Ardından yoğurt ekleyip çok az daha çırpıyoruz. Un ve kabartma tozunu beraber eleyerek karışıma ekliyoruz ve karışım homojenleşene kadar yavaş yavaş karıştırıyoruz. Yağlanmış kalıbımıza dökerek 180 derecede 30-35 dakika kadar pişiriyoruz. Yumuşacık bir pandispanyamız olacak :) İsterseniz bir gün öncesinden pişirip streche sararak bekletebilirsiniz. Pastanın arası ve üzeri için krema hazırladım, arasına muz ve ceviz koydum.
Not: Şeker hamuruyla kaplama yapmadan önce pastamız dolapta 2-3 saat beklemiş olması gereklidir.

Şeker hamuru tarifi :

  • 70 gr su (2/3 çay bardağına denk geliyor)
  • 80 gr glikoz şurubu (2/3 çay bardağına denk geliyor)
  • 15 gr toz jelatin (2 tatlı kaşığı toz jelatin- veya 3 yaprak jelatin)
  • 1 kg çok ince çekilmiş pudra şekeri (pudra şekerinin hepsi kullanılmayabiliyor azar azar sert bir hamur elde edene kadar ekliyoruz, el ısınıza veya ortam ısısına göre kullanılacak pudra şekeri miktarı değişmektedir, bende 1 bardak kadar arttı.)
  • ve istege göre toz gıda boyaları
Not: Bu ölçülere göre elde edilen hamurun yarısını kullandım bu pastada. Ayrıca kullanacağınız şeker hamurunun çok ince çekilmiş olması çok önemli. Göztepe'de Celal Bey'den (0216 324 12 00) veya pastacılık malzemesi satan yerlere sorarak temin edebilirsiniz.

70 gr suyu küçük bir kap içerisinde koyup ılıklaştıralım. Kaynamadan ateşten alıp suya toz jelatini atıp sürekli karıştırarak eritelim. Glikozu ekleyip onuda karıştırarak eritelim. Karışımı hamur yoğurma kabına alalım ve üzerine yavaş yavaş pudra şekerini eleyerek ekleyelim ve yoğuralım. Belli bir süre mikserin hamur yoğurma ucuyla karıştırarak hamur elde edelim. Daha sonra hamur sertleşmeye başladığında elimizle yoğurarak sert ve kıvamlı bir hamur elde edene kadar yoğuralım. Ne kadar çok yoğurursanız o kadar güzel hamurunuz oluyor. Bu işlemleri yaparken her zaman elimizin altında bir miktar pudra şekeri bulunsun. Özelliklede hamuru açarken az miktar tegaha döküyorum yapışmaması için.

Hamurumuzdan bir yumruk kadar kopartıp merdaneyle açıyoruz. Bu arada kalan hamuru süsleme zamanına kadar dahi olsa naylon bir poşete hava almayacak şekilde sarıp ılık bir yerde bekletmemiz gerekiyor aksi halde hamur kuruyabiliyor. Kırmızı renkteki süsler için ayırdığım hamuru çok az beklettiğim halde biraz kurudu ve parmaklarımı çok hafif ıslatarak iyice yoğurarak hafif toparlayabildim. Eee deneye deneye öğreneceğiz...

Açtığımız hamuru merdaneye sarılı şekilde tutarak pastamızın üzerine seriyoruz. Alt kısımda artan hamurları döner pizza bıçağımızla kesiyoruz. Süsleme için kullanacağımız kadar hamura toz gıda boyasını azar azar ekleyerek yoğuruyoruz. Yaptığınız motifleri birleştirmek için yapıştırmak istediğimiz kısımlara fırçayla hafif ılık su sürüyoruz.

27 Ekim 2006

ÖLÇÜLER

Toz Şeker : Granulated White Sugar:
1 cup = 200 gram
1 çay kaşığı = 4 gram
1 yemek kaşığı = 12 gram
Türkiye'deki bardaklar ile bir su bardağı şeker= 240gr

Esmer Şeker : Light Brown Sugar :
1 cup = 218 gram

Pudra Şekeri : Powdered (Confectioners or Icing) Sugar:
1 cup = 115 gram

Un : Flour:
1 cup = 140 gram
Türkiye'deki bardaklar ile bir su bardağı un= 150gr

İrmik :
1 su bardağı = 170 gr
1 çorba kaşığı = 10 gr

Yağ : butter
1 cup eritilmiş margarin veya sıvıyağ : 195 gram
1 su bardağı zeytinyağı, eritilmiş margarin : 200 gram
9 yemek kaşığı margarin: 128 gram
12 yemek kaşığı margarin: 178 gram

Süt : Milk
1 cup = 240 ml = 242 grams
1 su bardağı süt : 250 gr
1 çorba kaşığı süt : 15 gr

Su : Water
1 bardak su 250 gr
1 çorba kaşığı su : 15 gr

Maya : Yeast
1 kalıp yaş maya = 42 gr
1 paket kuru maya = 1 yemek kaşığı = 10 gr
28.25 gr yas maya = 12 gr kuru maya = 10 gr instant toz maya

Yumurta : Egg
Soyulmuş 1 bütün yumurta = 50 gram
Yumurta beyazı = 30 gram
Yumurta sarısı = 18 gram

Baklagiller :
1 su bardağı prinç = 250 gr
1 su bardağı fasülye = 200 gr
1 su bardağı mercimek = 200 gr
1 su bardağı bulgur = 200 gr

Kuruyemişler:
1 cup badem = 85 gram
1 cup fındık = 140 gram
1 cup yerfıstıgı= 120 grams
1 cup ceviz içi = 110 grams
1 cup şamfıstığı = 150 grams
1 cup hindistan cevizi = 75 gram

Katı Ölçü Birimleri- Sıvı Ölçü Birimleri
1 Galon = 3,78 Litre
1 Quart = 990 Gr 1 Quart = 946 Ml
1 Libre = 453 Gr 1 Pint = 473 Ml
1 Cup = 240 Gr 1 Cup = 240 Ml
1 Ounce = 28 Gr 1 Ounce = 30 Ml
1 Kg = 1000 Gr 1 Litre = 1000 Ml


FIRIN ISILARI

°C Fan°C °F
110 90 225
120 100 250
140 120 275
150 130 300
160 140 325
180 160 350
190 170 375
200 180 400
220 200 425
230 210 450
240 220 475

26 Ekim 2006

BAYRAM ÇÖREĞİ


























Çerkezlerin geleneksel bazı yemekleri vardır ama gördüğüm kadarıyla her ildeki çerkezler farklı yemekler yapıyor. Tek ortak ve bilinen yemekleri çerkez tavuğu ve velibah diye tahmin ediyorum. Fotograftaki ise bizim çerkezlerin bayram sabahı kahvaltı için yaptıkları ekmek yerine yenilen bir çörek. Bizler çocukken bayram sabahı bu çöreklerin kokusuyla uyanır fırından çıkması için sabırsızlıkla beklerdik. O zamanlarda bizdeki sabırsızlık tamamen bu çöreklerin şekillerinden kaynaklanıyordu. Gerçi halada çok seviyorum.

Malzemeler:
  • 1 lt süt
  • 1 yumurta
  • 1 bardak sıvıyağ
  • 125 gr margarin
  • 1 tablet yaş maya (42 gr)
  • 1 tatlı kasıgı tuz
  • aldığı kadar un
Not : İyi bir mayalı hamur elde etmek için tüm malzemeler ılık olmalıdır. Yumurtayı bile önceden buzdolabından çıkartıp oda ısısında bekletin.

Ilık sütün içerisine mayamızı atıp eritiyoruz, bir yanda 125 gr margarinimizi ocakta eritiyoruz. Mayalı sütümüzü, sıvıyağımızı, erimiş margarinimizi ve 1 yumurtamızı genişce bir kaba alıyoruz. Üzerine tuzla beraber unumuzu yavaş yavaş dökerek sert bir hamur elde edene kadar yoğuruyoruz. (kulak memesi sertliğinde) Yoğurma işlemi bittiğinde üzerine nemli bir bez örterek 1 saat kadar hamurumuzun kabarmasını bekliyoruz.

Şekil verme aşamasında fotografını çekmeyi unuttum ve çok pişmanım. Anlatabildiğim kadar anlatayım. Elimize elmadan daha irice hamur alıyoruz ve uzunca bir rulo yapıyoruz yaklaşık 60 cm gibi. Tezgahımızın üzerine koyup sağ tarafından birer parmak arayla küçük parmağınızla bileginiz arasında kalan kısmı ileri geri bastırarak minik boğumlar yapıyoruz. Yarısına kadar boğum yaptıktan sonra boğumlar içte kalacak şekilde gül böreği gibi kıvırıyoruz. Düz olan rulo tarafı boğumlarımızı çevreleyecek.

Daha sonra yağlanmış fırınımıza dizip pişiriyoruz. 170 C de önceden ısınmış fırına tepsimizi yerleştirip pişiriyoruz. Kocaman kabarmış çöreklerimiz oluyor. Yalnız bu çörekler ekmek yerine yendiği için açma gibi yumuşak değil hafif sert oluyor. Dilimleyerek servis yapabilirsiniz. Afiyet olsun :)

20 Ekim 2006







Sağlıklı, huzurlu, bereketli ve sevdiklerinizle beraber nice mutlu bayramlar diliyorum.

16 Ekim 2006

THE WORLD BREAD DAY and YORKSHİRE PUDINGS


BAKE BREAD or BUY BREAD and ENJOY THE BREAD...


16 October is declared as the World Bread Day. And Zorra has invited everyone to bake bread and write about it. I like this activities because we are eating bread since thousands of years as a main food.

We can bake so many different kinds of bread with main ingredients flour,water and salt. I am so excited to meet various breads from all over the world.

My family like to eat Yorkshire Pudingbreads at breakfast. I think it is favourable for the Turkish breakfast culture. But you can eat Y.Puding breads with various spices as a side dish with beef, pork or chicken in United States and England.

I read the y.pudings recipe first in Mrs Binnur's blog and then Grandmothers secret recipes.
According to Grandmothers recipe;
  • 4 eggs (room temperature)
  • 2 cups milk (room temperature) 500 mL
  • 2 cups all purpose flour 500 mL
  • 1 tsp. salt 5 mL
You have to use muffin pan for this bread. This recipe makes 12 large muffin-sized Yorkshires. Increase oven temperature to 400 F (205 C). In a large muffin pan, place one teaspoon butter and remove it to the oven before fill the pans (until the butter melts - about 5 minutes)

In a large bowl, beat eggs with an electric hand mixer about 5 minutes until frothy. Add milk and beat again for another 5 minutes. Add flour and salt, beating for at least 5 minutes until batter is creamy and smooth.


Pour batter into each cup, almost filling them to the top. Place in oven and bake 30 minutes 200 C. Watch how high the puddings get through the glass oven door, but don’t open the oven door until ready to remove puddings. When done, they will be high, puffy, golden brown and yet still moist in the centers. And serve immediately please :) I love them a lot...

16 Ekim Dünya Ekmek Günü

16 Ekim fırıncılar federasyonu tarafından Dünya Ekmek Günü ilan edilmiş. Herkesin hergün tükettiği ana bir besin olan ekmek için böyle birgün olması bence çok hoş.
Zorra 16 Ekim tarihinde ekmek etkinliği ev sahipliği yaptı ve herkesi sevdiği bir ekmeği pişirmesi veya alması ve tanıtması için bloguna davet etti.

Bende geçenlerde denediğim ve çok beğendiğim hatta tarifini ilk olarak Zuhal hanımın sitesinde daha sonra Binnur hanımın mis kokulu ekmekleri arasında bulduğum Yorkshire Puding ekmekleri tekrar yapmaya karar verdim. Binnur hanımda uyguladığı tarifi Grandma’s Secret Recipe ismiyle yabancı bir siteden almış. Bu tarifle içleri boş ama çok kabaran kocaman ekmeklerim oluyor. Bu ekmeklerin mayasız ve kabartma tozsuz bu kadar kabarmalarının sırrı malzemeleri tek tek eklemek ve her aşamada çok çırpmakmış. Çok hoş :)

Grandma’s Secret Recipe tarifinin bulunduğu sitede anlatılana göre aslında bu ekmekler yurt dışında et yemeklerinin yanında değişik soslarla beraber servis ediliyormuş. Hatta muffin kalıplarının içerisine biraz et yemeğinin suyundan damlatılırmış. Ama bu ekmekler bence türk kültürüne göre kahvaltıya daha uygun. Ailece bu ekmeği çok sevdik özellikle bu ara sahurda kahvaltının yanında harika oluyor.

GÜL TATLISI


























Bu ayki yemek etkinliği konusu Bayram tatlıları ve ev sahibi Dersaadet. Şimdiden kolay gelsin diyorum kendisine ve her ay olduğu gibi şimdiden büyük heyecan duyuyorum birbirinden güzel bol şerbetli tatlılarla tanışacağım için. Aslında kafamda bülbül yuvası tatlısı yapmak vardı ama son anda karar değiştirdim. Geçen ay bir tv kanalında izlediğim gül tatlısı tarifini aldığım ilk gün denemiştim ve çok hoşuma gitmişti. Bu ayki etkinlik için tekrar yapayım dedim.

Malzemeler :
  • 250 gr margarin
  • 1 çay bardağı pudra şekeri
  • 1 yumurta
  • 1 paket vanilya
  • 1 paket kabartma tozu
  • aldığı kadar un (sert hamur)
  • 1 su bardağı kırık ceviz
Şerbeti için : 3 su bardağı şeker
4 su bardağı su
3-4 damla limon suyu

Margarinimiz oda ısısında beklemiş yumuşamış olacak. Ceviz ve un hariç diğer tüm malzemelerimizi bir kapta iyice yoğuruyoruz. Yavaş yavaş un ekleyerek sert bir hamur elde edene kadar yoğuruyoruz.

Merdane yardımıyla hamurumuzu açıyoruz ve yuvarlak kurabiye kalıbımızla, yoksa su bardağı ağzıyla yuvarlak daireler kesiyoruz. Kestiğimiz dairelerin kenarlarına 5 adet çizikler atıyoruz. Ve yan fotoğrafta görüldüğü gibi yaprakları üst üste (yaprağın bir kenraı alta, bir kenarı üste gelecek gibi) diziyoruz. Ortalarına kırık cevizlerimizi yerleştirip yağlanmış tepsimize diziyoruz. (Güllerimizi iyice büzüyoruzki pişerken açılmasın) Önceden ısınmış fırında 170 derecede pişiriyoruz.
Şerbeti önceden hazırlayıp ve soğutalım. Fırından çıkardığımız sıcak tatlıları bir borcama dizelim ve üzerine soğuk şerbetimizi dökelim. Afiyet olsun...

14 Ekim 2006

DAİM ÇİKOLATALI CHEESECAKE


























Cheesecake benim için bir tutku haline geldi. İnanılmaz derecede sevdiğim bir tatlı. Çoğu insan fazla yediğinde ağır geldiğini düşünür ama ben hiç öyle değilim :( Hiç yemek yemeden sadece cheesecake ile beslenebilirim bile diyebilirim :)
O kadar çok cheesecake tarifleri denedimki, artık zamanla insan hangi malzemeyi kullandığında nasıl bir sonuç elde edeceğini düşünerek ve kendi damak tadına uyarlayarak yapmaya başlıyor.
Limonlu cheesecake çok beğeniyorum. Bu çikolatalıyı yapmadan önce limonlu yaparım diye aklımdan geçiyordu ama kilerde daim çikolatalarımı görünce birden tüm fikrim değişti. İyikide yapmışım. En sevdiğim çikolata ve en sevdiğim lezzet bir araya gelince siz düşünün artık....

Eskiden yurt dışına çıkan herkesden daim çikolatası isterdim. Artık böyle bir derdim kalmadı çünkü bazı büyük marketlerde bulabiliyorum... İlla bu çikolatayı kullanmanız gerekmez evdeki herhangi bir çikolata ile de yapabilirsiniz.

Malzemeler
  • 1 kutu labne peyniri
  • 1 kutu krema peyniri (pınar beyaz olabilir)
  • 1 su bardagı şeker
  • 2 yumurta
  • 4 çorba kaşığı sıvı krema
  • 2 çorba kaşığı un (silme)
Çikolata sosu için : 2 adet daim çikolata
100 ml sıvı krema (yarım su bardağı)

Tabanı için : 1 paket eti burçak bisküvi ve 60 gr margarin

Biskuvileri mutfak robotunda iyice ufalayıp un gibi yapıyoruz ve oda ısısında bekleyen 60 gr margarinimizle yoğurup kalıbımızın dibine düzgünce bastırarak yayıyoruz. Cheese malzememizi hazırlarken biskuvi tabanlı kalıbımızı buzdolabında bekletiyoruz.


(Ben 20 cmlik ufak kelepçeli kalıp kullandım. Eğer büyük kalıp kullanacaksanız malzemeleri arttırın. Tabanı için ise 1,5 yada 2 paket biskuvi kullanın)
Cheese bölümü için çırpma kabımızda yumurtalarımızı ve şekeri koyup, iyice şekerler eriyene kadar çırpıyoruz. Daha sonra içerisine peynirlerimizi ve 3 kaşık kremamızı ekleyip homojen bir karışım olana dek çırpıyoruz. En son 2 kaşık unumuzu ekleyip çırpıyoruz ve dolapta bekleyen kalıbımızı çıkartıp cheese malzememizi üstüne döküyoruz. Önceden ısıtılmış fırında 180 derecede 50 dakika pişiriyoruz.
Fırından çıkarttığımızda yarım saat kadar tezgah üzerinde bekletelim daha sonra buzdolabında 3-4 saat soğumasını bekleyelim. Ama bu tür tatlılar bildiğiniz gibi 1 gün dolapta beklediğinde daha lezzetli oluyor.
Servise yakın üzerinin sosunu hazırlayalım. Ufak bir kapta yarım bardak kreamızı ısıtalım, kaynamasına yakın çikolatalarımızı ufak ufak kırarak içine atıp hızla karıştırarak çikolatalarımızın erimesini sağlayalım. (Eğer daim çikolatanız yoksa yarım su bardağı krema içine 60-70 gr ufalanmış çikolata atarak eritebilirsiniz)
Dolaptan çıkardığımızda bu sosuda üzerine dökerek servis yapabilirsiniz... Afiyet olsun :D












İçi çıtır çıtır karamelli olan bu çikolata tatlı kaçamakları için birebirdir :) Ümraniye İkeada İsveç Pastanesinde bol miktarda bulabilirsiniz. Ben sağdaki uzun paketten alıyorum. İçerisinde 2 parça daim var 56 gr sanırım. Ufak çapta yaptığım cheesecakeler için 100 ml (yarım su bardağı) krema ile karıştırdığımda yeterli oluyor. İçerisindeki sert karamelden dolayı eritirken normal çikolataya nazaran biraz daha fazla karıştırarak beklemeniz gerekiyor.

AÇMA


























Ustalardan tarif almak zordur derlerya, aynen katılıyorum. Halam harika açma yapar yumuşacık. Tarifini istediğimde hep aynı tarif " biraz süt, biraz su, maya, az şeker ve tuz, sonra un aldığı kadar" :) Artık bu tarifi denemenin vakti geldi dedim ve girdim mutfağa. Tarifide bloguma ekleyeceğim diye kendimce ölçerek yaptım ve aynısı oldu. Benimde tel tel yumuşacık puf puf açmalarım oldu. Belkide bire bir ölçü alsam böyle güzel olmazdı. Çok teşekkürler halacım.


Malzemeler

1 su bardagi ılıksüt
1 su bardagi ılık su
1 paket instant maya (dr oetker 10 gr)
1 su bardagi sivi yag
1 yumurta (beyazı içine,sarısı üstüne sürülecek)
2 çorba kaşığı şeker
1 tatli kasigi tuz
susam
aldığı kadar un
çok az margarin

Öncelikle iyi bir hamur elde etmek için tüm mazlemelerimizin ılık olması gereklidir. Yumurtayı dahi yarım saat önceden dolaptan çıkartın.
Büyük bir tencerenin içine süt, su, maya ve şekerimizi koyup biraz karıştırıyoruz. 10 dakika bekletiyoruz. Daha sonra içerisine bir yumurta akı, bir bardak sıvıyağ, tuz ve alabildiğince un ekleyerek hamurumuzu yoğuruyoruz. Mantı hamuru kadar sert olmayacak ama tenceremizin içinde hafif toparlanacak kadar olduğunda üzerine nemli bez örterek bir kenarda 1 saat bekletiyoruz. (Hamurumuz iki katı kadar kabaracak)
Daha sonra hamurumuzdan iri yumurta ölçülerinde parçalar kopartıyoruz. Elimizle avuç içi kadar açıyoruz ve içerisine 1 çay kaşığı margarin koyup kapatıyoruz. Biraz yuvarladıktan sonra 20 cm kadar uzunlukta rulo yapıp büküyoruz ve düğüm atar gibi şekil veriyoruz. Yağlanmış tepsimize dizdikten sonra üzerine yumurtamızın sarısını sürüp susamlarımızı serperek 170 derece fırında pişiriyoruz.
İşte bukadar... Biraz un, su , süt derken alın size PUF PUF AÇMALAR....

GAVURDAĞI SALATASI






















Gavurdağı salatası Gaziantep özgü bir salatadır. Acılı ezmeye benzer ama biraz daha büyük parçalar halinde doğranarak bol nar ekşisiyle tatlandırılıp üzerine ceviz dökülerek servis yapılır. Ustalardan duyduğuma göre önce bu salata hazırlanıp nar ekşisi dökülüp, dolapta yarım saat kadar beklettikten sonra yağ ve limonda eklenerek sunulduğunda daha lezzetli oluyormuş.

Malzemeler:

3 adet domates
1 küçük kuru soğan
3-4 dal yeşil soğan
3 adet yeşil biber
4-5 yaprak taze nane
birkaç dal maydonoz
2 çorba kaşığı nar ekşisi
2 çorba kaşığı sızma zeytinyağ
yarım limon suyu
1 çay kaşığı pulbiber
1 tutam tuz
1 çay bardağı ceviz

Domateslerin kabuklarını soyup içinin çekirdeklerini çıkartıyoruz ve küp küp doğruyoruz. Taze soğanı, kuru soğanı ve biberleri minik minik doğrayıp domateslere ekliyoruz. Maydonozu ince ince kıyıp, nar ekşisinide döküp hafif karıştırıp dolapta 20 dakika bekletiyoruz.

Ardından zeytinyağı, limon, pulbiber ve tuzu ekleyip hafif karıştırıyoruz. Kırık cevizleride en üste dökerek servise hazır hale getiriyoruz..

Bir yakınımız Nihat ağabeyin söylediğine göre sumak olmadan asla olmazmış. Deneyeceğim kesinlikle. Eminim çok yakışacak.

02 Ekim 2006

PLASTİK ÇİKOLATA YAPIMI























Uzun zamandır şeker hamuru yapıp pasta süslemek istiyordum ama bir türlü glukoz şurubu ve toz jelatini bir araya getirmeyi başaramadım :) Neyseki geçen hafta kızıltoprak Coccolat'da glukoz buldum. Yengemde Almanyada çikolata ile glukoz karıştırıp plastik çikolata yapıldığını söylemişti ama kendisi denemediğinden ölçülerini hiç bilmiyormuş. Bende internette "plastic choclate" yazarak bir araştırma yaptım. Karşıma çıkan ilk Baking911 sitesinde şöyle bir tarifle karşılaştım:


1 pound (16 pounces) milk or white chocolate

1/2 cup light corn syrup

Mısır şurubundan bahsediyorudu ama ben mısır şurubu yerine yengemin söylediğinden vazgeçmeyip glukoz kullandım. Tam olarak karşıma ne çıkacağını bilmediğim için ölçüleride ufak tuttum.

80 gr beyaz çikolata
1 çorba kaşığı glükoz şurubu
isteğe göre gıda boyası

Çikolatayı minik minik parçaladıktan sonra benmari usulü erittim. İçerisine bir çorba kaşığı glukoz döktüm ve hızla karıştırdım. Çikolata toparlandı ve bu aşamada kürdan ucuyla kırmızı toz gıda boyası döktüm karıştırmaya devam ettim. (çikolata gitgide toparlanıp sertleştiği için bu aşamada karıştırmak oldukça zor) Daha sonra bu çikolatayı streche sarıp tezgah üzerinde sertleşene kadar yaklaşık 3-4 saat kadar beklettim. Ayrıca bu çikolataları yemek mümkün (çokda lezzetli:)





















Büyük gülleri Pastacı Burcu hanımın gül yapımı şekillerine uyarak yaptım. Küçük güller ise çok kolay. Çikolatamızdan bir miktar kopartıp (kalem gibi) 10 cm bir şerit yapıyoruz.
1 numaralı fotografta görüldüğü gibi pişirme kağıdı içerisine şeritimizi koyup üstünü kağıtla kapatıyoruz ve üzerine bastırarak düzgünce yassılaştırıyoruz.
2 numaralı fotograftaki gibi bir tarafından diğer tarafına doğru çikolatamızı yuvarlıyoruz ama parmağımız gülün alt tarafında olmalıki üst taraf açık ve rahat dönsün.
Bu arada fotografta görülen 20 x20 kek kalıbımı paslanmaz çelikden kendim yaptım. Çalıştığım
yerde çeşitli saclar kesme ve bükme makinaları mevcut. Bende değerlendireyim dedim :)


Bir ziyaretcim glukoz şurubu ve jelatin hakkında bilgi istemişti. Şimdilik buraya fotograflarını koyuyorum. İkisinide kullandığım bir pastada detaylı bilgilerinide vereceğim. Ben pastacılık malzemeleri satan yerlerden temin ediyorum. En son Coccolat dan almıştım. Uzaktaki müşterileri için kargo ile malzeme gönderebileceklerini öğrendim.

30 Eylül 2006

HALUJ..

Haluj, mantıya benzeyen bir çerkez yemeğidir. Yer yer farklı isimlerle anılmaktadır (psıhalve, kıbın). Çerkezler yemeklerinin çoğunda patates kullanır ama bu yemeğin aynısının kıymalısınıda yaparlar. Haluj aslında biraz daha fazla iç malzemeyle çok az daha büyüklükte yapılır ama ben bu boyut sevdiğim için biraz daha küçük tuttum. Annemin çerkez olması sebebiyle mutfagımızda sık sık çerkezlerin yöresel yemeklerinden mutlaka pişer. Ramazan ayının ilk günü pazar günüydü ve bende evdeydim, bolca vaktimiz olduğundan annemle beraber yapalım dedik. Oset bölgesine ait en sevdiğim çerkez yemeği ise velibah. Bir çeşit gözlemedir ama patates hamurun içinde belli olmayacak kadar ince bir hamur açılır, sac üzerinde pişirilir ve yağlanır. Müthiş bir lezzettir.

Haluj:
Hamur için malzemeler:
4 su bardağı un
1 tatlı kaşığı tuz
ılık su

İç malzemesi:
yarım kg patates
1 adet orta boy soğan
3 çorba kaşığı sıvıyağ
1 tatlı kaşığı pulbiber
1 çay kaşığı tuz

sos için :
3 yemek kaşığı tereyağ
pulbiber
yoğurt (isteğinize bağlı)

Önce patateslerimizi tenceremize koyup haşlayalım. Onlar haşlanırken biryandan hamurumuzu hazırlayalım. 4 bardak un ve tuzu yoğurma kabımızda karıştıralım. Ilık suyumuzu yavaş yavaş ekleyerek mantı hamuru gibi sert bir hamur olana kadar yoğuralım. Hamurumuzu 3 bezeye ayırıp üzerine nemli bez örtüp 15 dakika dinlendirelim.
Bu arada iç malzememiz için patateslerimiz haşlandıysa kabuklarını soyup hepsini çatalla ezelim.
Bir tavaya 3 kaşık yağımızı ve yemeklik doğradığımız soğanları alalım ve kavuralım. Ardından 1 tatlı kaşığı pul biberimizi ekleyelim ve bu karışımı patateslerimizle karıştıralım. Böylece iç malzememiz hazır hale geliyor.
Dinlenen hamur bezelerimizin herbirini 2 mm kalınlığında açalım. Su bardağının ağız kısmıyla yuvarlak daireler çıkaralım. (Eğer gerçek haluj gibi biraz daha büyk boyutta yapmak isterseniz daha geniş bir bardağınızı kullanabilirsiniz)

Her dairenin içine patatesli iç malzememizden bir tatlı kaşığı kadar patates koyalım ve avucumuzda yukarıdan aşağı doğru hamurun iki kısmını saç örgüsü şeklinde kapatalım. ( Bir sağdan bir soldan mink minik birleştirelim. Yapamazsanız yarım daire seklinde yapıp elinizle yumarlak kısmı iyice bastırın tam kapanmasından emin olun)
Halujlarımızı bir bez üzerine veya kagıt havlu üzerine birbirine değmeyecek şekilde diziyoruz.



Büyük bir tencereye 3 litre kadar suyu koyup kaynatıyoruz. Kaynayan suya çok az tuz atıp halujlarımızıda döküyoruz ve haşlanmasını bekliyoruz. Haşlanan halujlarımızı kevgirle sudan çıkarıyoruz.
Sos için tereyeğımızı eritip pulbiberle karıştırıyoruz. Ben tereyağı kızdırıp tabaklara döktüm ardından arzu eden istediği miktarda pulbiberini tabağına ekledi. Yanındada bir kase yoğurt ile servise sunuyoruz. Afiyet olsun :)

26 Eylül 2006

AVCI BÖREĞİ

Avcı böreği lezzeti bakımından bana içli köfteyi anımsattığı için çok seviyorum. İçli köfte ; yapılırken büyük özen ve ustalık isteyen, özelliklede zaman isteyen güneydoğu bölgemize özgü leziz bir yemektir. Söylenenlere göre içli köftenin aslı yuvarlak ve yassı şeklinde olanmış. Benim için şekil değil, lezzeti herşeyin üzerindedir. Teyzemde öğrenmiştim, zamanım olduğunda mutlaka yapılacaklar arasında...

Bu fotografta görünen gerçek gibi olmasada tadını andıran avcı böreği yani bana göre kolay içli köfte. Annem herzaman bunu bolca yapıp derin dondurucuda saklar ve acil misafir geldiğinde hemen çıkartıp kızartır. Tadı gerçekten çok güzel. Çalıştığım için gerçek bir içli köfte yapmaya pek vaktim olmuyor ama bir pazar günü yapıp mutlaka bloguma koymak istiyorum.

Bu arada unutmadan herkese hayırlı Ramazanlar diliyorum. Ben bu ayı gerçekten çok seviyorum bir yıl boyuncada özlüyorum denilebilir. İçim kıpır kıpır oluyor, değişik bir huzur hissediyorum ve herkesinde böyle olduğunu düşünüyorum. Ayrıca iftar sofralarına verilen özen beni daha bir mutlu ediyor.

Avcı böreği
Malzemeler:

1 orta boy soğan
500 gr kıyma
3 adet yufka
1 çay bardağı ceviz
1 çay bardağı ince bulgur
1 çay kaşıgı salça
1 çay kaşığı pulbiber
1 çay kaşığı karabiber
Kızartmak için : 2 yumurta - 1 su bardağı galeta unu

Önce iç malzemeyi haızrlayalım. 1 çay bardağı bulgurumuzu sıcak suyla yıkayalım ve yine biraz sıcak suyun içerisinde şişmesini için bir kenarda bekletelim. Soğanı yemeklik küçük küçük doğrayalım ve küçük boy bir tencereye alalım. Soğanlar pembeleşince salçamızı katı karıştıralım. Daha sonra kıymamızı ekleyelim ve karıştırarak, kıymayı iyice parçalara ayırarak kavurmaya devam edelim. Kıymalarda kavrulunca kenarda sıcak suda bekleyen bulgurumuzun suyunu süzüp tenceremize alalım. Hemen ardından tüm baharatlarımızı ve kırık cevizimizide ekleyip birkaç kez karıştırdıktan sonra tenceremizi ateşten alalım.

Yufkalarımızı (sigara böreği yapar gibi) önce dört eşit parçaya bölelim. Sonra böldüğümüz her bir parçayı tekrar 3 e bölelim. Yani bir yufkadan 12 parça elde etmiş olacağız. Her bir parçaya dolu dolu bir kaşık iç malzememizi koyalım ve sigara böreğinden biraz daha kalınca saralım.

Daha sonra her birini, önce bir tabakta çırpılmış yumurtamıza daha sonrada galeta ununa bulayarak kızgın yağda kızartıyoruz. Sürekli çevirip çok yanmamasına özen gösteriyoruz. İşte bu kadar gerçekten kolay ve lezzetli. Afiyet olsun...


Bu bardak geçenlerde arkadaşımdan bana hediye geldi. Öyle bayılırmki hediyelere süprizlere çok çok mutlu oldum. Ayrıca çok beğendim, tabanı ışıkla temasa geçtiğinde vrak vrak kurbağa sesleri çıkıyor, kullanmaya kıyamıyorum. Ama içli köftemin yanında bu bardaktan birde çay koydum kendime. Vrak vrak sesler eşliğinde bir keyif yaptım...

23 Eylül 2006

YERİNE BİR DAHA GELMEZ SENİN...

24 Eylül 1996 da ölümünden sonra arkada gözü yaşlı milyonlarca insan bırakan, tüm gönüllerde taht kuran Zeki Müren 1951 yılında 45 dakikalık bir radyo programıyla muhteşem sesini halka tanıtmıştı. Keşke o yıllarda hatta 60 larda 70 lerde yaşıyor olsaydımda 5 dakika dahi olsa O'nu konserinde dinleyebilme şerefine ulaşabilseydim..
Giydiği smokinlerle, saz heyetine verdiği özenle, harikulade besteleriyle, eşsiz yorumlarıyla, izleyicisine verdiği büyük saygıyla Sanat Güneşi gibi değerli bir ifadeyi hakkıyla taşıyan unutulmaz bir sanatçıdır. Sevgiyle ve rahmetle anıyorum.

18 Eylül 2006

TİRAMİSU

Tiramisu bir italyan tatlısıdır ve farklı bölgelerde değişik isimlerle adlandırılmıştır. İlk olarak İtalya' nın Siena bölgesinde özel bir kutlama için yapılmış ve kutlamada bu tatlıyı çok begenen Dük, kendi bölgesi olan Floransaya götürmüştür. Bu tatlı 19. yüzyılda o bölgede yaşayan İngilizler tarafından çok sevilmiş. İngilizlerin bu tatlıyı kendi ülkelerine götürmeleri ile şu anda Tiramisu olarak bilinen tatlı yavaş yavaş tüm dünyaya yayılmaya başlamış.Venediğin kuzeyine Treviso şehrine ulaştığında o bölgedeki aşçılar en güzel Tiramisuları üretmişler ve şehir o zamandan beri lezzetli Tiramisuları ve görkemli kanalları ile ön plandadır.

Ayrıca tiramisu ingilizcede "pick me up" türkçede "beni kaldır-beni tavla" anlamlarına gelmektedir. İlginç değil mi? Bence canlandırıcı enerji verdiğini ve afrodizyak etkisi uyandırdığını düşünüyor olablirler. Bu ismi vermelerindeki etken bu olabilir belki, kimbilir...

Rum (rom) içkisinin denizci hatta korsanların içkisi olduğu söylenir. İtalyanlar tiramisu tatlısının yapımında 1-2 kapak rom kullandıklarını da duymustum.

Gerçek bir İtalyan usulü tiramisu yapmak istiyorsanız eğer,
kedi dili (savoiardi-lady fingers)
mascarpone peyniri
krema
espresso kahve
rom - likör - şeker - kakao...gibi ana malzemelere ihtiyacınız var.
sert espresso kahve , yarım fincan şeker, 2 kapak konyak yada rom ve bir yarım fincan sıcak suyu bir kapta karıştırarak Kedi dili bisküvileriniteker teker bu ılık karışıma batırıp yan yana dizmeniz gerekiyor. Daha sonra mascarpone peyniri ile krema hazırlamamız gerekiyor. Mascarpone peynirim olduğunda yapıp sizlerle mutlaka paylaşacağım.
Birçok tiramisu tarifi denedim, ama şimdi sizinle paylaşacağım tarif hem lezzetine en hayran kaldığım hemde yapımı en kolay olan tiramisu. Eğer vaktiniz az ise ikiye kesilmiş olarak satılan kakaolu hazır pandispanya kullanabilirsiniz. Simdi gelelim benim uyguladigim haline:

Pandispanya için;
4 yumurta
4 fincan şeker (türk khv.fincanı)
3 fincan un (türk khv.fincanı)
1 paket kabartma tozu
2 çorba kaşığı kako

Pandispanyayı ıslatmak için :
1 su bardağı ılık süt
1 çorba kaşığı nescafe
1 tatlı kaşığı şeker

Krema için :
1 yumurta sarısı
4 çorba kaşığı şeker
4 çorba kaşığı un
yarım litre süt
1 kutu labne peyniri

Önce kekimizi hazırlayalım. 4 yumurta ile 4 fincan şekeri mikserle çırpalım. Ardından un, kabartma tozu ve kakaomuzu eleyerek ekleyelim ve çırpalım. Yağlanmış yuvarlak kalıbımıza dökerek 175 derece önceden ısıtılmış fırınımızda pişiriyoruz. (Kalıbım 22 cmlik) Soğuduğunda pasta kesici levye yardımıyla keki ikiye böldüm. Levyeniz yoksa sağlam bir ipi etrafına dolayarak bir düğüm atıp ve düğümün çapını yavaş yavaş küçülterek düzgünce kekimizi ip yardımıyla ikiye bölebilirsiniz.
Kekimizi ıslatmak için 1 bardak ılık su, nescafe, şeker ve romu karıştırıyoruz. İkiye ayırdığımız kekimizi bir kaşık yardımıyla bu nescafeli karışımla ıslatıyoruz.
Kremamız için, 1 yumurta sarısını 4 kaşık şeker ile tel spatula yardımıyla çırpıyoruz. 4 kaşık unuda ekleyip çırpmaya devam ediyoruz. Yarım litre sütü yavaş yavaş dökerek sürekli karıştırıyoruz ve orta ateşte muhallebi kıvamına gelene kadar pişiriyoruz. Hafif ılımasını bekliyoruz ve labneyi katıp iyice karıştırıyoruz. Islattığımız iki parça kekimizin arasına kremamızın çoğunu koyuyoruz, üzerine ve yanlara ise ince bir kat kremamızı sürüp küçük bir süzgeç yardımıyla kakaomuzu serpip servise hazır hale getiriyoruz.
Unutmayın tiramisu, cheesecake gibi tatlılar dolapta 1 gün bekledikten sonra daha lezzetli olur. Afiyet olsun :)

11 Eylül 2006

KREMA SOSLU MANTARLI TORTELLİNİ

Bu ayki etkinlik Elvan hanım tarafından makarna olarak belirlenmiş, çok iyi bir seçim olmuş bence tebrik ediyorum. Birbirinden çeşitli makarna tarifleri görmek için şimdiden sabırsızlanıyorum. Eminimki birçok çeşit soslar, ravioli, papardelle, lazanya, noodles, erişteler, mantılar, torttelliniler bu etkinlikte marifetli eller sayesinde yerlerini alacaklar.
Makarna çeşitleri günümüzde hemen hemen tüm restaurantların en özel menüleri arasına girmeyi başarmış , vitamin ve mineraller bakımından çok zengin bi besin kaynağıdır. Metabolizmada çabuk parçalanan bir özelliğe sahip olmasıyla hemen enerjiye dönüşmektedir.
Bu ayki etkinliğin makarna oldugunu duyduğumda ilk aklıma gelen tortellini oldu. Bu yemeği bir restaurantta yediğim porcini mantarlı papardelleden esinlenerek yapmıştım ve o günden beri vazgeçilmezim olmuştur(mantıdan sonra).
Barillanın peynirli tortellinisini kullandım. Mantarlı veya ıspanaklısını kullanırsanız üzerine bir kaşık parmesan peyniri rendesi dökmenizi tavsiye ederim. Şayet yoksa beyaz peynir veya kaşar peyniri rendeleyebilirsiniz inanılmaz bi tat katacaktır.

Malzemeler :
1 paket peynirli tortellini
250 gr mantar
1 kutu sıvı krema (200 ml)
1 tatlı kaşığı un
2 yemek kaşığı sıvıyağ
tuz

Tortellinilerimizi kaynar suda haşlıyoruz. Onlar haşlanırken, ince ince doğradığımız mantarlarımızı 2 kaşık sıvıyağımızla bir tavaya alıp mantarlar suyunu salıp çekene kadar kavuruyoruz. Daha sonra kremamızı mantarların bulunduğu tavaya aktarıyoruz. Bu aşamada kremanın çok az koyu kıvamda olması için 1 tatlı kaşığı un ekliyorum. Bir tutam tuzuda ekleyip kaynamasını bekliyoruz.
Diğer yanda haşlanmış tortellinilerimizin suyunu süzüp tekrar tenceremize alıyoruz. Üzerine hazırladığımız mantarlı sosumuzu döküp hepsini karıştırıyoruz. Servise hazır...

Dilerseniz tabaklarınızdaki tortellinin üzerine sosu dökerekde servis yapılabilir.
(Bazen mantar yerine sade kremayı kaynatıp içerisine küçük doğranmış domates, fesleğen ve çok az kekik ekliyorum buda çok hoşuma gidiyor)

09 Eylül 2006

SUPANGLE


Bir koşuşturmadır, bir telaştır geldi geçti. Taşındık, çok yorulduk ama sanırım biz biraz erken taşındık doğalgaz henüz bağlanmadığından fırınımda öyle bekliyor sessiz sedasız :( Bugün yarın bağlanırda fındıklı tariflerimle sevgili Burcu ve Oya hanımın büyük bir titizlikle üzerinde yoğunlaştığı Fındık Zamanı kampanyasında benimde bir katkım olur diye düşünürken, gördümki fırınım baya bir süre bekleyeceğe benziyo. Bende ocakta pişirilecek bir tarifle bu çorbada tuzum olsun istedim. Supangle yapmaya karar verdim. Çok eskilerden birkaç kez denediğim ve beğenerek yediğim bu tarifi uyguladım. Ayrıca çok kolay, kesinlikle tavsiye ederim..

Burcu hanıma ve Oya hanıma çok teşekkür ediyorum, fındığın değerinin düşürüldüğü bugünlerde çok anlamlı bir projeyle olaya yaklaştılar. Tarifler Fındık blogunda toplandıktan sonra kitap olarak basılıp çocuklar yararına satışa sunulacakmış, çok sevindim. Sayelerinde gördük ki, lazanyadan pilava, sütlü tatlılardan şerbetli tatlılara, salatalara kadar heryere her yemeğe fındık çok yakışıyor.Herkesin ellerine sağlık.

Fransızca "soupe anglaise" olarak yazilip supanglez olarak okunur. Dilimize Fransa'dan girmistir. İtalyancasi "zuppa inglese"dir ve dunyada daha cok bu isimle bilinir. Ve ben bu tatlıyı çok severimmm..

Malzemeler :
  • 1 lt süt
  • 3 adet yumurta
  • 3 yemek kaşığı un
  • 3 yemek kaşığı kakao
  • 1,5 su bardağı şeker
  • 1 çay bardağı fındık veya hindistan cevizi
Un, kakao, şeker ve 3 yumurtanın sarılarını bir tencereye alıyoruz. Yavaş yavaş 1 lt sütümüz ekleyip bir yandan karıştırarak orta ateşte pişiriyoruz. Piştikten sonra soğuması için tenceremizi bir kenarda bekletiyoruz. 3 yumurtamızın aklarını bir kaba alıp mikserle 5-6 dakika kar gibi olana kadar çırpıyoruz. (Yumurta aklarına azcık bile sarısı karışmamasına özen gösterin)Daha sonra bunu soğuyan muhallebimize bir kaşık yardımıyla karıştıra karıştıra aktarıyoruz. Kaşık yardımıyla yumurta akları ve muhallebiyi birbirine iyice karıştırdıktan sonra mikserle bir - iki tur çırpabiliriz (çok fazla değil). Kaselere bölüştürüp buzdolabında 1-2 saat bekletiyoruz sonra üzerine fındık tozumuzuda dökereeek servise hazır :)

Dilerseniz kaselerimizin dibine ince bir dilim kek veya biskuvide yerleştirebilirsiniz. Afiyet olsun.

"Her hakkı bloglararası fındık projesine aittir. Bu yazımla ilgili hiçbir maddi talebim olmayacaktır."