05 Temmuz 2007





















Yaklaşık bir iki aydır bizim evde bir diyet furyasıdır gidiyor. Diyet listeleri yüzünden buzdolabı görünmüyor, çeşit çeşit otlar kaynatılıyor, gündüz yürüyüş bandı hiç durmaksızın çalışıyor akşam güneş batınca yürüyüşler sahilde devam ediyor. Aman kimse mutfağa girmesin, kesinlikle hamur işi yapılmasın diye mutfak arada bir gözetleniyor.

Benim çılgınca diyet yapmak gibi bir niyetim yoktu. Yürüyüşe gidiyoruz hadi derler giderim, bunu yiyeceksin derler yerim. Zaten kollarımda beliren birkaç sivilce yüzünden doktora gitmiştim geçenlerde ve kızartma, kola, çerez, cips, çikolata herşey yasaklandı. Farkında olmadan üç kilo da benden gitmiş

Böyle işte anlamışsınızdır bu aralar blogumu güncelleyememin sebebini. Yukarıdaki pasta ise ağabeyimin doğumgünü için yapıldı. İnce birer dilimle kaçamak yaptık hepimiz. Coccolat pastanesinin sitesinde civcivli pastayı görünce çok hoşuma gitmişti. Hülya da geçenlerde benzerini yapınca kıskandım :) Pasta minik bir pasta oldugu için birkaç civcivle bitirdik süslemeyi...

25 Haziran 2007

Mutlu bir haftasonu :)



















Haftasonu demek bana sadece pazar gününü çağrıştırır çünkü geç saate kadar süren iş günlerinden biri demek cumartesi :( Fakat geçtiğimiz cumartesi günü öylesine mutluydum ki, çikolatalı pasta grubundan ortak zevklere sahip birçok bayan bir araya geldik. Sevgili Burcu'nun yeni açmış olduğu Kızıltoprak Bake Shop'da buluştuk. Güleryüzüyle herkesi hoş tutabilen ve misafirperverliğiyle kapılarını sonuna kadar bize açan Burcu'ya kocaman teşekkürler...

Sanki hepimiz birbirimizi daha önceden tanıyormuşcasına rahat ve keyifli saatler geçirdik. Birde Sevgili Ebru'nun Kanal24 de yayınlanmak üzere organize ettiği kısa bir video çekimi yapıldı. Bu keyifli saatleri aşağıdaki video çekimi ile ölümsüzleştiren herkese de ayrı ayrı teşekkürler...



Nukhet, Burcu, Aylin, Esra, Oya, Özlem, Ebru ve hatta şuan için isimleri aklıma gelmeyen herkese bu güzel geçen gün için çok teşekkür ediyorum sizlerle tanışmaktan çok memnun oldum. Umarım bu buluşmalar sık sık tekrarlanır, umarım uzaklarda olup bu hobi ile uğraşan herkes birgün Bake Shop'da böylesi güzel bir gün geçirir. Ayrıca bir teşekkürüm daha var Nukhet'e. Çook uzaklardan Dubai'den söz veripte getirdiği çiçek seti için. O set ile yapacağım tüm çiçekleri sana ve kızlarına ithaf ediyorum şimdiden. Sevgiyle kal...

11 Haziran 2007

NİŞAN PASTASIIIIIII


























Dana önce hiç böyle büyük bir pasta tecrübem olmamıştı. Kafamda birçok soru işaretleriyle başladım, çünkü deneyimim olmayan birçok şey düşünmüştüm bu pasta için. İkinci ve üçüncü katlar arasındaki ayırıcılar olsun, üzerindeki tellerle çıkardığım kalpler olsun hepsi yeni deneyimlerdi benim için. Ama bir aydır yaşadığım heyecan ve tereddütler hep boşunaymış çünkü pastayı yaparken herşey o kadar rast gittiki hiç sorun yaşamadım. Sanki her yaptığımı daha önce denemişim veya bir kurstan öğrenmişim gibiydi.

Nişan 100 kişilik bir nişandı ve ben o kadar kişi için hiç pasta yapmadığım için davetlilere ikram edilmek üzere büyük bir kare şeklinde pasta sipariş edilmişti. Fakat fotograflarda güzel çıkması açısından ve nişanlanan çiftimizin kıyafetlerine uygun olması açısından bu pastayı da ben yapayım dedim. Pastanın alt iki katı maket (strafor). En üst katı gerçek.

Önce taşıyıcı straforu ve ardından alt iki katı ayrı ayrı şeker hamuru ile kapladıktan sonra hepsini üst üste düzgün bir şekilde yerleştirdim. Bu arada büyük pastaları kaplamak için fazla miktarda şeker hamuru ile çalışmak gerekiyor bunu öğrendim. Pastanın taşıyıcısı olan 3 cm lik straforun kenarını çevrelemek için organze kurdele almaya tuhafiyeye gittiğimde ince pembe bir lastik üzerine dikilmiş organze fırfırları görünce çok begendim ve hemen aldım. Hatta üzerinin süslemesi için hazırladığımız kalpleri bile o renge göre ayarladık. Herşey pasta üzerindeki en ufak bir ayrıntıya bağlı olarak gelişti, hepsi birbirine çok uyumlu oldu.






Pastanın daha güzel görünmesi ve yüksek olması için aklıma gelmişti ayırıcılar. 4 cm kalınlığında 10 cm yüksekliğinde 3 tane çubuk strafor kestirip onlarıda şeker hamuruyla kapladım. Bu arada şeker hamuru hazırlamak ve pasta üzerinde çalışmak için ayrıntılı bir anlatım için burayı tıklayabiliriniz.
Daha sonra ayırıcıların üzerine en üst kat pastayı oturtmak için bir strafor daha koydum ve tüm katların sabit durması için iki tane uzun çöp şişi bitişik bir şekilde yukarıdan aşağı doğru çekiç ile çaktım. Pastanın maket kısımları yaparken çekiçle falan girişebiliyorsunuz fakat gerçek pasta yerleştikten sonra biraz nazikleşmek şart :)




Sıra geldi en üst yani gerçek pasta katına. Bu katıda ince bir beyaz karton üzerinde yapmayı düşündüm ki en üste yerleştirmek için kaldırdığımda kolay taşıyabileyim. Pastayı şeker hamuru ile kapladıktan sonra üzeri için 15-20 cm boyunda kestiğim tellere minik kalpler taktım. Kuruduklarında düşmemesi için telin ucunu pense ile minik kıvırıp büktüm (Kalplerin en altında tek bir tel kullanıma hazır görünüyor) Bu telleri ise nalburdan aldım. Babamın düşüncesine göre kiremit bağlama teliymiş bunlar. Elimle pastanın üzerinde kalacak olan kısımlara hafif eğim vererek pastanın ortasına sapladım.






















Alt ve üst katları ayrı ayrı hazırladıktan sonra bütünleştirdim ve bu şekilde taşımanın biraz zor olacağını düşünerek tekrar üst katı ayrı bir tabağa aldım. İkisini ayrı ayrı götürdük ve nişanın yapılacağı yerde en üst katı yerleştirdik. Birde üst kat pastayı yerleştirdikten sonra pastanın tabanındaki beyaz kartondan (kenarlardaki bir cmlik yerden) taşıyıcı straforun içine doğru birkaç iğne batırarak sabitledim. Çünkü yüksek olması ve aradaki ayırıcılar benim biraz gözümü korkutmuştu açıkcası o yüzden sağlam çalışmak istedim.

31 Mayıs 2007

MİNİK SUSAMLI SİMİTLER





















Kandil simidi tadında bu gevrek minik simitler benim çok hoşuma gidiyor. Çok önceden yaptığımda fotografını çekip bir dosyaya atmıştım, unutmuşum. Geçenlerde yine misafirlerimiz için yaparken aklıma geldi fotograf hala duruyorsa tarifi de yazayım artık dedim.

Malzemeler:
  • Yarım su bardağı sıvıyağ
  • 125 gr tereyağ (eritilip, soğutulacak)
  • 3 yemek kaşığı yoğurt
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 yumurta (sarısı içine, beyazı üzerine)
  • 1 paket kabartma tozu
  • aldıgı kadar un
  • susam
Un ve kabartma tozu hariç tüm malzemeleri yoğurma kabına toplayıp hafiften karıştırıyorum. Ardından kabartma tozu ile birlikte unu ekleyerek kulak memesi kıvamında bir hamur elde ediyorum. Ceviz büyüklüğünde parçalar kopartıp elimle ince uzun rulo yapıyorum ve iki ucunu birleştirip üst yüzünü önce yumurta akına, ardından ufak bir tabağa döktüğüm susama batırıp tepsiye diziyorum.
Önceden ısıttığım 175 derecedeki fırında ortalama 20 dakika kızarana kadar pişiriyorum.

29 Mayıs 2007

İNCİRLİ CEVİZLİ TATLI



























Buzdolabında en az  4-5 saat en az beklemeliydi ama ben dayanamadım. Annemin "bekle biraz soğusuuun" çığlıkları eşliğinde tadına bakmak için bir dilim aldım ve fotografınıda çektim. Ben çok çok beğendim. Klasik hepimizin alışık olduğu etimekli tatlıya benziyor fakat cevizler, incirler ve kahve kokusu çok güzel ve değişik bir tat katmış.

Malzemeler:
  • Kek için:
  • 3 yumurta
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 1 su bardağı un
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 su bardağı ceviz içi
  • 6 adet kuru incir (ılık suda bekletilip minik minik doğranmış)
  • Şerbeti için:
  • 1,5 su bardağı su
  • 1 yemek kaşığı nescafe
  • yarım su bardağı şeker
  • Muhallebi için:
  • 2 yemek kaşığı nişasta
  • 3 yemek kaşığı un
  • 1 lt süt
  • 5 yemek kaşığı tozşeker
  • 50 gr tereyağ
  • piştikten sonra 1 paket krem şanti
Kek için yumurta ve şekeri iyice çırptım. Cevizi, unu, kabartma tozunu ekleyip karıştırdım. En son inciri ekleyip dikdörtgen borcama dökün ve 160C de pişirdim.
Kek pişerken muhallebiyi hazırladım. Nişasta, şeker ve unu bir tencereye alıp yavaş yavaş sütü ekleyerek sürekli karıştırdım ve orta ateşte kaynayana kadar pişirdim. İnmesine yakın tereyağ ekleyip iyice karıştırdım ve ateşten alıp biraz soğumasını bekledim. Bir kenarda hafif soğuduktan sonra kremşantiyi ekleyip mikserle iyice çırptım.
Kek fırından çıktıktan sonra 3-4 dakika havalandırıp pişirmeden karıştırarak hazırladığım şerbeti kaşıkla üzerine döktüm.
10 dakika kadar iyice soğumasını bekleyip kekin üzerine muhallebiyi sürdüm. O anda evdeki fındıklarıda tatlının üzerinde değerlendirdim.
Servis etmeden önce buzdolabında en az 4-5 saat bekletmeyi unutmayın.

19 Mayıs 2007

Fenerbahçe Şampiyonluk Pastası






















Fenerbahçenin şampiyonluğunu erkenden kutlamak isteyen yeğenim Tarık ve arkadaşları için pasta sözü verdim diye geçenlerde bahsetmiştim. İşte o pasta bu.

Bu pastada hazır satılan pandispanyaların kıvamına ve lezzetine daha yakın olan klasik tarifi yaptım ve 26 cmlik kalıpta pişirip ikiye böldüm. Daha küçük bir kalıpta pişirirsem rahat üç kata bölebiliyorum.

Pandispanya için malzemeler:
  • 5 yumurta
  • 1,5 su bardağı şeker
  • 2 su bardağı un
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya
Şeker ve yumurtaları mikserle 3-4 dakika iyice çırptım. Un ve kabartma tzounu birlikte eleyerek mikserin düşük hızında biraz daha çırptım. Yağladığım veya yağlı kağıt serdiğim 26 cmlik yuvarlak kelepçeli kalıba hamuru boşaltıp 175 derece önceden ısıttığım fırında 30-35 dakika kadar pişirdim. Soğuyunca streche sarıp ertesi gün pastayı yapana kadar beklettim. Daha sonra iki parçaya bölüp kahveli süt ile hafif ıslattım.

Krema :
  • 2 paket sıvı krema (400 ml)
  • 8 yemek kaşığı purda şekeri
  • 2 adet muz
Krema ile pudra şekerini koyu bir kıvam alana kadar mikserle çırpıp buzdolabında 15 dakika kadar beklettim. Ardından kremanın yarısına küp küp doğradığım muzları karıştırdım ve pastanın arasına sürdüm. Sade kremayı ise pastanın dışı için kullandım. Hazırladıktan hemen sonra pastayı öylece buzdolabına kaldırıp 1-2 saat soğumasını bekledim.

En son süsleme için en üste hindistan cevizi döküp şeker hamurundan hazırladığım sarı lacivert harfleri yerleştirdim.
Ortaya ise royal icing ile hazırladığım Fenerbahçe Logosunu yerleştirdim. FB logosu hazırlamak için buraya tıklayabilirsiniz. Eğer şeker hamuru ile çalışmak istemezseniz logo için hazırladığınız royal icingi sıkma torbasına doldurup istediğiniz yazıyı yazabilirsiniz.

17 Mayıs 2007

HİNDİSTAN CEVİZLİ MUFFİN





















Fenerbahçe'nin şampiyonluğunu akadaşlarıyla erken kutlamak isteyen yeğenim benden FB temalı bir pasta istemişti bu akşam için. Kalabalık olacakları için yanına birşeyler daha hazırlayıp gönderelim diye düşündük annesiyle beraber. Annesi börek falan yapacak bende pasta, minik kekler ve cevizli ay kurabiyesi yaparım diye düşündüm.
Daha önce yaptığım klasik muffinin yumuşaklığı ve lezzeti çok hoşuma gitmişti. Yine aynı tarifi kullandım fakat biraz değiştirip süsleyerek.

Malzemeler :
  • 2 yumurta
  • 2/3 su bardağı şeker
  • 2/3 su bardağı sıvıyağ
  • 1 su bardağı süt
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya
  • 2 su bardağı + 1 yemek kaşığı un
  • 2 yemek kaşığı dolusu hindistan cevizi
  • Üzeri için:
  • 1 paket sıvı krema (200ml)
  • 4 yemek kaşığı pudra şekeri
  • hindistancevizi
  • süslemek için marsmallow
Fırını 175 dereceye ayarlayıp ısıtmaya başlayalım.
Bir kap içerisine kabartma tozunu, vanilyayı, şekeri ve elenmiş unu toplayıp harmanladım.
Sıvıları karıştırmak için başka bir kap içerisinde önce yumurtaları çatalla çırptım. Ardından sıvıyağ ve sütüde ekleyip çatalla biraz karıştırdım.
Daha sonra kuru malzemelerin bulunduğu kabın üzerine sıvı karışımı döktüm ve bir kaşık yardımıyla ağır ağır karıştırdım. 2 kaşık hindistan cevizinide ekleyip az daha karıştırdım. Kek kağıtlarının 2/3 si dolacak şekilde hamuru paylaştırdım.

Ben migrosda veya pasta malzemesi satan yerlerden aldığım biraz büyükçe olan kağıtları (yağlamadan) kullandım ve 10 adet muffin elde ettim. Bu kağıtlar tek başına yani metal muffin kaplarının içerisine yerleştirmeye gerek kalmadan kullanılıyor o bakımdan rahat. Eğer teflon veya başka cins metal kalıpları kağıtsız kullanmayı tercih ederseniz kalıbı yağlamakta fayda var.

Önceden ısıttığım 175 derece fırında 40 dakika kadar pişirdim.
İlk 20-25 dakika fırının kapağını hiç açmıyoruz ve sonunda kocaman, içleri yumuşacık muffinlere sahip oluyoruz.























Üzeri için 1 paket sıvı krema ile 4 yemek kaşığı dolusu pudra şekerini hafif koyu bir kıvam alana kadar mikserle iyice çırptım. Ardından 15 dakika buzdolabında beklettikten sonra bir bıçak yardımıyla soğumuş keklerin üzerlerine ince bir tabaka sürdüm. Daha sonra bir tabağa boşalttığım hindistan cevizine buladım. Üzerini ise Çook Şeker'den aldığım marshmallowlar ile süsledim.

15 Mayıs 2007

FINDIKLI KURABİYELER

























Annemin Fındıklı Kurabiyeleri:

Bu kurabiyelerin tarifini yıllar önce bir arkadaşımın halasından almıştım. Üzerleri pudra şekerli ve değişik şekillerdeydi. Annem bu kurabiyenin lezzetini çok beğendiği için kendi damak zevkine göre uyarladı ve üzerine yumurta akı sürüp fındığa bulayarak yıllardır yapar.
(Bu arada fotograf hafif bulanık çıkmış birdahaki sefere tekrar fotografını çekerim ve burda değiştiririm diye düşündüm)

Malzemeler :
  • 1 paket margarin
  • 2 yumurta
  • 1 su bardağı şeker
  • 1 paket kabartma tozu
  • aldığı kadar un
  • üzeri için:
  • 1 su bardağı kadar fındık içi
  • 1 yumurta akı
Margarin küp küp kesilerek oda ısısında yumuşayana kadar bekletilir.
Genişce bir kap içerisinde yumuşamış yağ ve şeker iyice yoğurulur. Ardından 2 yumurta eklenerek biraz daha elle karıştırılıp kabartma tozu ve 3 bardak kadar un eklenip iyice yoğurulur.Hamur kulak memesi kıvamına gelene kadar un eklenip yoğurmaya devam edilir. Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar kopartılıp üzeri yumurta akına batırılıp ardından dövülmüş fındığa bulanır. Yağlanmış tepsiye dizilip 175 derecede önceden ısıttığım fırında hafif kızarana kadar pişirilir.




























Çikolata Kaplı Fındık Dolgulu Kurabiye :

Ben milkanın lila stars çikolatalarını çok beğeniyorum. Çikolata kaplı üzümler, fıstıklar ve en güzelide fındıklılar :) Geçen akşam evde fındıklısını görünce acaba bunları bir kurabiye içinde kullansam nasıl olur diye düşündüm. Biraz ondan biraz bundan kafama göre yaptım ve benmaride erittiğim çikolata ile süsledim çok lezzetli oldular.

Malzemeler:
  • 125 gr margarin
  • 1 yumurta
  • 1 çay bardağı şeker
  • 1 çay bardağı bugday nişastası
  • 50 gr fındık içi (robotta iyice çekilmiş)
  • 1 çay kaşığı kabartma tozu
  • 2 su bardağı kadar un
  • 1 paket milka lila stars fındıklı çikolata
Margarin küp küp kesilerek oda ısısnda iyice yumuşayana kadar beklettim. İçerisine yumurta ve şekeri ekleyerek mikserle çırptım. Ardından 1 çay bardağı kadar fındığı robottan geçirip un haline gitirip karışıma nişastayla birlikte ekledim ve iyice yoğurdum. Daha sonra kabartma tozuyla birlikte yavaş yavaş unu ekleyerek kulak memesi kıvamında bir hamur elde edene kadar yoğurdum. Hamur ele yapışmayan bir hamur haline geldiğinde un eklemeyi bırakın, eğer çok yumuşak bir hamur olursa bir iki kaşık kadar daha un ekleyebilirsiniz. Bu arada hamurun yarısına iki kaşık kakao karıştırıp yeniden yoğurdum.
Ardından ceviz büyüklüğünde bir hamur kopartıp avuç içinde biraz açıyorum ve içerisine çikolata kaplı fındıklardan bir adet koyup tekrar yuvarlıyorum.
Yağlanmış tepsiye dizerek 175 derecede önceden ısıttığım fırında hafif kızarana kadar pişiriyorum.
Fırından çıkartınca 1 saat kadar soğumasını bekledim ve benmaride erittiğim çikolata ile üzerine çizgiler çizdim.

10 Mayıs 2007

Çilekli Süslü Pasta


























Benim ailemin pasta istekleri hep aynıdır. Pasta şeker hamuru ile kaplanmayacak fakat şeker hamuru ile biraz süslenmiş olacak. Bende hep dergilerde kitaplarda kenarları kapatılmayan ara kremaların ve malzemelerin göründüğü pastaları hep çok begenirim ve bu sefer aile içi ufak bir doğumgünü için o tarz bir pasta yapayım dedim. Daha öncede buna benzer frambuazlı bir pasta yapmışıtım.

Pandispanyayı buradaki tarife göre hazırlayıp bir gün önceden pişirdim ve strech filme sarıp beklettim. Ertesi gün üç eşit parçaya böldüğüm pandispanyanın ara katlarına bol krema sürüp orta boy bütün bütün çilekler yerleştirdim. En üste ise biraz kakao serpiştirip şeker hamuru ile hazırladığım çileği koydum.


Şeker hamuru hazırlamak için buradan bilgi alabilirsiniz. Evde kalp şeklinde metal bir çikolata kutusu vardı ve büyük çilek şeklini çıkarmak için kalıp olarak onu kullandım. Birde çileğin üzerindeki minicik sarıları yapıştırmak için mutlaka bir cımbıza ihtiyaç var. Evde boncuk işinde kullandığım biraz büyükce bir cımbızım vardı çok işime yaradı. Çünkü elinizde hazırladığınız minicik bir şeker hamuruna fırçayla su sürerek yapıştırmak oldukça zor. Parçayı cımbızla alıp azıcık suya değdirip çileğin üzerine bıraktım.





Krema için :
  • 2,5 su bardağı süt
  • 1 çay bardağı un
  • 1 çay bardağı şeker
  • 1 paket vanilya
  • 40 gr margarin
  • 1 çay bardağı süt ile çırpılmış 1 paket krem şanti
Ufak bir tencereye un, şeker ve vanilyayı koyup biraz harmanlıyorum. Ardından sütü yavaş yavaş ekleyerek sürekli karıştırıyorum ve orta ateşte koyu bir muhallebi olana kadar pişiriyorum. Kaynayınca ateşten alıp hemen margarini ekliyorum ve margarin eriyene kadar karıştırarak hafif soğumasını bekliyorum.
Bir yandan 1 çay bardağı süt ile 1 paket krem şantiyi ayrı biryerde çırpıp diğer kremamın içerisine ekliyorum. Hepsini beraber mikser ile iyice homojenleşene kadar çırpıyorum.

03 Mayıs 2007

TÜM ANNELERE...

























Annem için ne yapsam azdır diye başladım böyle bir pasta çıktı ortaya. Ellerinden kocaman öpüyorum seni çok seviyorum anneciğim

Geçen yıl ilk şeker hamuru kaplı pastamı yine annem için yapmıştım. Hem aceleye gelmişti hem acemiliğe. Sade bir pastaydı, görmek isterseniz burada.

27 Nisan 2007

ZENCEFİLLİ KURABİYE

























Bu kurabiyeler şu anda yolda. Çookk uzaklardaki asker sevgilisine kavuşacak olan çok heyecanlı bir genç kızın çantasında. İkisininde isimlerinin baş harfi "E". Şekil olarak kalp istiyorum üzerine yazı olarak sadece E harfi istiyorum dedi. Bende boy boy kalpler yaptım. Görünce çok beğendi, içi kıpır kıpır sevinçle uçtu gitti. Yolun açık olsun, İstanbul'dan kocaman sevgiler size...

Bu kurabiyeleri zeytinyağlı denedim. İnanın hiçbir farkı olmadı katıyağla yaptıklarımızdan. Hatta fazlasıyla gevrek bir yapısı vardı, ben çok begendim. Hamur olarakta yapısı güzeldi ve açılması, kesilmesi çok kolay ve zevkli oldu. Tarçın ve zencefil kokularıyla da birleşince nefis oldu. Sıcacık bir kahve yanına ne güzelde yaraşır :))

Birde pastacılık grubunda Ebru hanımın kurabiyeleri üzerindeki yazıları görünce çok begenmiştim, hemen aramaya başladım yakın çevremdeki pastacılık malzemesi satan yerleri. Neyseki geçen gün Kızıltoprak Cebeci Gıdayı aradım ve ellerinde bir tane kaldığını duyunca apar topar fırladım gittim aldım. Fiyatı 10 USD sanırım ve merak edenler için ayrıntısı burada.
Gerçi benim fotografta pek belli olmuyor ama kurabiyelerin üst kısımlarına E & E yazdım çok şeker oldular.






















Malzemeler :
  • 1 yumurta
  • 1 çay bardağı şeker
  • 1 çay bardağı zeytinyağ
  • 1 tatlı kaşığı tarçın (silme)
  • 1 tatlı kaşığı zencefil (silme)
  • 1 çay kaşığı dolusu kabartma tozu
  • 1 su bardağı bugday nişastası
  • 2 su bardağı un
Yumurta ve şekeri mikserle 1-2 dakika çırpıyorum. Ardından zeytinyağı ekleyip az daha çırpıyorum. Nişasta, tarçın ve zencefili ekleyip mikserle biraz daha çırptıktan sonra un ve kabartma tozunu birlikte ekleyip elimle iyice yoğurarak ele yapışmayan bir hamur elde ediyorum. Hamur yumuşaksa az daha un ekleyebilirsiniz.
Daha sonra hafif un serpilmiş tezgah üzerinde veya yağlı pişirme kağıdı üzerinde hamuru yarım cm kalınlıgında açıp kalıpla kesiyorum. Kalıbınız yoksa bardakla da kesebilirsiniz.

Benim bu tarifle ikinci fotografta tepsi içinde görüldüğü kadar kurabiyem oldu. Eğer daha fazlasını isterseniz ölçüleri iki katına çıkarabilirsiniz.

175 derecede önceden ısıttığım fırında 20-25 dakika hafif kızarana kadar pişiriyorum.

24 Nisan 2007

KLASİK MUFFİN


























Dün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı idi. Geç oldu ama herkesin bu büyük anlam taşıyan gününü kutluyorum. Hepimiz Cumhuriyet çocuklarıyız ve bu vatan hepimize Ulu Önderimizden çok büyük bir emanet.

Kural : Sıvılar ve katılar ayrı kaplarda toplanıp mikser kullanmadan az karıştırmak.

Malzemeler :
  • 2 yumurta
  • 2/3 su bardağı şeker
  • 2/3 su bardağı sıvıyağ
  • 1 su bardağı süt
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya
  • 2 su bardağı + 1 yemek kaşığı un
Fırını 175 dereceye ayarlayıp ısıtmaya başlayalım.
Bir kap içerisine kabartma tozunu, vanilyayı, şekeri ve elenmiş unu toplayıp harmanladım.
Sıvıları karıştırmak için başka bir kap içerisinde önce yumurtaları çatalla çırptım. Ardından sıvıyağ ve sütüde ekleyip çatalla biraz karıştırdım.
Daha sonra kuru malzemelerin bulunduğu kabın üzerine sıvı karışımı döktüm ve bir kaşık yardımıyla ağır ağır karıştırdım. Kek kağıtlarının 2/3 si dolacak şekilde hamuru paylaştırdım.

(İsterseniz bu aşamada içine damla çikolata, fındık, üzüm veya tarçın vs ekleyebilirsiniz. Kakaolu yapmak isterseniz tariften 2 kaşık un azaltıp 2 kaşık dolusu kakao ekleyerek yapabilirsiniz)

Ben migrosda veya pasta malzemesi satan yerlerden aldığım biraz büyükçe olan kağıtları (yağlamadan) kullandım ve 10 adet muffin elde ettim. Bu kağıtlar tek başına yani metal muffin kaplarının içerisine yerleştirmeye gerek kalmadan kullanılıyor o bakımdan rahat. Eğer teflon veya başka cins metal kalıpları kağıtsız kullanmayı tercih ederseniz kalıbı yağlamakta fayda var.

Önceden ısıttığım 175 derece fırında 40 dakika kadar pişirdim.
İlk 20-25 dakika fırının kapağını hiç açmıyoruz ve sonunda kocaman, içleri yumuşacık insanı inanılmaz mutlu eden muffinlere sahip oluyoruz. Afiyet olsun..

19 Nisan 2007

ŞİPSİ PASTE

























Bu yemek kafkasya mutfağından bizim geleneksel bir yemeğimiz. Özellikle akşam yemeğine gelen misafirlerimiz çerkez ise bu yemek mutlaka yapılır. Tavuklu çorba gibi olan yemeğe şipsi, bulguru haşlayıp ezilerek yapılana ise paste deniyor. Aslında paste büyükce bir tepsiye sıkıştırılarak bastırılıp ortasına yemek tabağı büyüklüğünde havuz açılıp oraya şipsi dökülerek masanın ortasına koyularak servis edilir. Masadakiler önce tepsinin kenarından kaşıkla istediği kadar paste tabağına koyup üzerine de ortadaki havuzdan tavuk ve şipsi dökerek tabaklarına alırlar. Uzun zamandır bu şekilde servis yapmadık. Tüm tabaklara şipsi servis edip herkesin önüne ufak servis tabağıyla paste koyuyoruz.

Kafkasya'da paste için darı kullanılırmış ama genelde buralarda bulgur kullanılarak yapılıyor. Birde Anadolunun bazı kesimlerinde şipsi salçalı bir çorba gibi pişiriliyor, bazende o şekilde yapıyoruz. ( söylenişi şipsi baste , şipsi basta gibi ) Ben bu yemeği çok seviyorum ve misafirimiz olmadığı zamanlarda biraz üşengeçlik yapıp paste yapmadan sadece tavuklu şipsi yaparak güzel bir öğün geçiyorum. Yerken kolaylık olması içinde göğüs etini iri kuşbaşı doğrayarak kullanıyorum.

İki gün önce yapmıştım ve fotoğraflamıştım bugun aklıma geldi Sevgili Emel hanımın sitesinde bu ay tavuk etkinliği düzenlenecekti. Tam denk geldi şans :)

Malzemeler :
  • Şipsi için:
  • 1 bütün tavuk
  • 1 lt süt
  • 3 su bardağı tavuk suyu
  • 1 orta boy soğan
  • 6 diş sarımsak
  • 3 yemek kaşığı un
  • 5 yemek kaşığı sıvıyağ
  • tuz
  • Paste için:
  • 2 su bardağı iri bulgur
  • 4,5 su bardağı su
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • Sos için:
  • 3 yemek kaşığı tereyağ ve kırmızı biber
Tavuğu iyice yıkayıp sırt, göğüs, but olmak üzere parçalara ayırdım. Bazen derilerini ayıklıyorum bazen derilerinin üzerlerini ocakta tütsüleyerek kullanıyorum. Parçaları bir tencereye alıp üzerlerini 2-3 parmak geçene kadar su dolduruyorum ve bir tatlı kaşığı tuz dökerek haşlıyorum. (Haşladıktan sonra tavuk suyunu şipside kullanıyorum)

Sıvıyağı bir tencereye alıyorum ve incecik minik doğradığım soğanları kavuruyorum. Soğanlar pembeleşince 3 su bardağı kadar tavuk suyunu ve sütü ekliyip karıştırarak kaynamasını bekliyorum.

Kaynayınca 3 yemek kaşığı unu bir kase içinde biraz soğuk suyla karıştırarak açıyorum. Daha sonra çorbayı devamlı karıştırarak kaseyi tencereye boşaltıyorum.

Sarımsakları bir çay kaşığı tuzla beraber iyice dövüp çorbaya ekliyorum. Bir tatlı kaşığı kadar tuz ekliyorum (tuzunu bu aşamada kendinize göre ayarlayabilirsiniz) Tavuk parçalarını da içine atıp hepsini beraber 5 dakika daha kaynatıp ateşten alıyorum.

Sos için tereyağı eritip kırmızı biberle yağı kızdırıp çorbanın üzerine biraz dökerek servis yapıyorum.

Paste için bulguru birkaç kez suyunu değiştirerek yıkadıktan sonra 4,5 bardak su ve tuz ile birlikte bir tencere alıyorum ve bulgurlar suyunu çekene kadar orta ateşte tutuyorum. İr bulgurlar iyice pişmiş lapa gibi olacak. Büyükce bir tahta kaşıkla yada bir spatula ile pasteyi iyice yoğuruyorum. Karıştırarak ve bastırarak eze eze iyice yoğurmak gerekiyor. Hamur gibi yapışık bir kıvam alınca bir kenrara doğru toplayıp üzerini düzelterek dinlendiriyorum. Servis zamanında kaşıkla helva servis eder gibi tabaklara koyuyorum.

10 Nisan 2007

MENEKŞE PASTASI


























Geçtiğimiz haftasonu yeğenlerimden Pınar'ın doğumgünü vardı. Yaşı oldu 23, şaka gibi. Daha dün "biz daha 18 i doldurmadık bizi biyere almazlar" diye oturuyorduk evde.
Pastanı ben yaparım dediğimde kendiside yardım etmek istedi fakat ben O'na süpriz olsun diye kendim yaptım. Sadece renk olarak mor bir pasta istiyorum dedi ve iki katlı olacağından haberi yoktu. Çok şaşırdı çok çok beğendi.
Haziran ayında üç katlı bir nişan pastası yapıcam ve şimdiden heyecan bastı. Yavaş yavaş elim alışsın diye ilk katlı pastamı yaptım. Pastacılık grubumuzda Martha Stewart'ın düğün pastası yaparken çekilmiş olan bir videosunun linkini vermişlerdi. O videoyu izledim ve ordan esinlenerek yaptım pastayı.

Kullandığım kalıplar : 20 cm ve 12 cm iki adet kare kalıp
Pandispanya : tarifi burada
Krema : E.Başdoğan kitabından vanilyalı krema + 3 tane muz
Pasta dışına sürmek için : 1 su bardağı çırpılmış soğuk krema
Süsleme : 700 gr kadar şeker hamuru (Sevgili Isıl'ın arşivindeki Institute of Culinary Edu. öğretmenlerinden Toba Garret'in reçetesi ile hazırladım çok memnun kaldım)

Krema için malzemeler:
  • 3 su bardağı süt
  • 1 su bardağı şeker
  • 2 yumurta
  • yarım su bardağı bugday nişastası
  • 2 yemek kaşığı un
  • vanilya
  • 1 kutu sıvı krema
Şeker, un ve nişastayı bir tencerede karıştırın. Süte yedirerek ekleyin. Yumurtaları sütlü karışımın içine kırıp karıştırın. Sürekli karıştırarak muhallebi kıvamına gelene kadar pişirin. Ateşten alıp vanilyayı ekleyin ve karıştırarak soğumaya bırakın. İyice soğuduktan sonra kremayıda ekleyip tekrar karıştırın. Muzları minik minik küp şeklinde doğrayıp kremaya katın.

Pandispanyayı kolay kesilmesi için bir gün önceden pişiriyorum. Hazırladığım krema soğurken streche sarıp beklettiğim pandispanyayı çıkartıp levye yada bıçakla düzgünce üç parçaya böldüm. Ara katlara vanilyalı muzlu kremadan sürdüm.

1 su bardağı (200ml) sıvı kremayı ayrı bir kapta iyice çırpıp buzdolabında soğuttum. Pastanın üstüne ve yan duvarlarına ince bir tabaka halinde sürdüm. Şeker hamuru kaplamadan önce pastayı bu haliyle buzdolabında 2 saat iyice soğuması için bekletiyorum.

Şeker hamuru için malzemeler :
  • 3 tatlı kaşığı toz jelatin
  • 60 ml soğuk su
  • 165 gr glikoz (125 ml) (1 çay bardağı)
  • 1 çay kaşığı limon veya portakal esansı (ben eklemedim)
  • 3 tatlı kaşığı gliserin (opsiyonel)
  • 900 gr ince pudra şekeri
  • yarım çay kaşığı bitkisel katı yağ
Küçük bir kaba koyduğunuz soğuk suyun üzerine jelatini serpiştirin. 2 dakika kadar yumuşaması için bekletin. Bir benmari kurun ve kaynayan suyun üzerine jelatinli kabınızı koyun. Jelatin eriyene kadar karıştırın. Esansı, glikozu ve kullanıyorsanız gliserini ekleyip pürüzsüz bir hal alana kadar karıştırın. 650 gr kadar pudra şekerini geniş bir kaba koyun, ortasına parmak uçlarınızla bir boşluk açın ve sıvı karışımı oraya dökün. Tahta bir kaşık yardımıyla karıştırın. Yapış yapış bir hal alacaktır.Kalan şekeri çalışacağınız tezgaha dökün ve bununla iyice yoğurmaya devam edin. Eritilmiş yağı avuç içlerinize sürün ve bu şekildede biraz yoğurun. Yağ hamurun nemini korur. Hamuru hava almayacak şekilde sarın. Kullanmadan önce 24 saat dinlendirin.
Hamuru streche sararak hava almayan bir kap içerisinde 1 ay kadar bekletebilirsiniz. Kullanacağınız zaman çıkartıp iyice yoğurun. Hamur çok kurumuş ve dağılıyorsa, toparlayamıyorsanız avuç içelerinizi hafif ıslatarak yoğurmayı deneyin.

(Ortam ve el ısısına göre eklenecek olan pudra şekeri miktarı değişiklik gösterebilir. Bana 800 gr pudra şekeri yetti. Hamur iyice sertleşmeye başlamıştı ve pudra şekeri eklemeyi bırakıp yoğurmaya devam ettim. O yüzden tezgah üzerindeki pudra şekerini yavaşca ve dikkatlice ekleyerek yoğurmakta fayda var.)



Bu pastadaki şeker hamuru çalışmalarımın açıklamarı için mouse ile slide show üzerine tıklayınız ve açıklamalarını okumak için mouseu fotograflar üzerinde gezdiriniz.

Sevgi pastasındaki şeker hamuru ile ilgili yazıları burayada yazmak istiyorum.

Şeker hamuru ile çalışırken dikkat edilmesi gerekenler:
  • Şeker hamuru kaplanacak olan pastanın dış kreması ince sürülmeli ve hamur kaplamaya geçmeden önce buzdolabında en az iki saat bekletilmelidir.
  • Şeker hamuru yapım aşamasında kullanacağınız pudra şekerinin çok ince çekilmiş olması hamurun kalitesi için önemlidir. Göztepe'de Celal Bey (0216 324 12 00) veya pastacılık malzemeleri satan yerlere sorarak temin edebilirisniz.
  • Suyun içinde jelatini eritirken benmari kurarak eritin. Benmari kurmazsanızda ocakta karışımı hafif ılıklaşana kadar ateşte tutun. Kaynama derecesine ulaşan su ısısı jelatinin özelliğinin kaybolmasına neden olabilir.
  • Hamuru eğer önceden hazırladıysanız ve çalışacağınız zaman çok kuru bir yapıya sahip oldugunu farkederseniz özellikle toparlanmayıp kum gibi dağılıyorsa avuç içlerinizi hafif ıslatarak iyice yoğurun.
  • Açarken tezgaha yapışmaması için tezgaha mutlaka biraz pudra şekeri veya nişasta dökün. (Veya tezgaha çok ince şekilde birkisel margarinde sürebilirsiniz.)
  • Hamurun belli bir miktarı ile çalışırken, diğer kullanacağınız kenarda bekleyen hamurunuz mutlaka hava almayan küçük bir kapta veya streche sarılı şekilde bekletilmelidir. Uzun süre açıkta bekleyen hamur kuruyabilir.
  • Dekoratif amaçlı pasta üzerinde kulalanacağınız şekilleri yapıştırmak için yapışması istenen kısıma ufak bir fırça yardımıya hafif su sürülmelidir.
  • Şeker hamuru ile kaplanan pastalar serin kuru bir ortamda bekletilmelidir. Güneş almayan serin bir oda veya balkon olabilir. Buzdolabında bekletirseniz oda ısısına çıkarttığınızda büyük ısı değişikliği nedeniyle hamur terleme yapacaktır.
  • Yok ben şeker hamuru yapamam derseniz pasta malzemeleri satan yerlerden (Eminönü-Kadiköy) 1 kg lık kutular içerisinde istediğiniz renkte hazır alabilirsiniz.

09 Nisan 2007

KURU BİBER DOLMASI ve MEVSİM SALATASI
























Kuru biberlerimizi gelinimizin annesi getirmişti bize geçen ay, kendisi kurutmuş. Hafif acıydı ve çok lezzetli dolmalarımız olmuştu o gün davette. O kadar emek vermiş bizim için toplamış, kurutmuş, ne kadar teşekkür etsem az..

Malzemeler :


  • 1 kg dolmalık biber

  • 2 su bardağı pirinç

  • 350 gr kıyma

  • 2 orta boy soğan

  • 1 adet domates

  • yarım çay bardağı zeytinyağ

  • yarım demet maydonoz

  • 1 yemek kaşığı salça

  • 1 tatlı kaşığı biber salçası

  • 1 tatlı kaşığı kuru nane

  • 1 tatlı kaşığı pulbiber

  • 1 tatlı kaşığı karabiber

  • tuz

  • tencereye dökmek için : 2 su bardağı sıcak su, yarım çay bardağı sıvıyağ, 1 tatlı kaşığı salça
Pirinci tuzlu sıcak suda 15 dakika beklettim. Ardından iyice yıkayıp suyunun tamamını süzdüm.
Prinçler beklerken kuru biberleri de sıcak suda 4-5 dakika kadar yumuşamaları için bekletip çıkardım.
Bir kap içerisine soğanları minik minik doğradım. Domatesi küp küp doğrayıp maydanozu da ince ince kıydım. Yıkadığım pirinçleri, soğanı, kıymayı, domatesi, maydanozu, sıvıyağı, salçaları ve tüm baharatları katıp karıştırdım. Hazırladığım bu harç ile yumuşamış biberleri doldurdum ve yayvan bir tencereye hepsini dik dik dizdim.
Biberleri tencereye dizdikten sonra iki bardak sıcak su, sıvıyağ ve salçayı karıştırıp biberlerin üzerine bir parmak kalana kadar tencreye suyu döktüm. Pirinçler yumuşayıncaya kadar orta ateşte pişirdim.



























Mevsim salatası için yarım göbek marulu ince ince kıyıp salata tabağının tabanına yaydım. Üzerine bir sıra rendelenmiş havuç, bir sıra maydanoz, bir sıra doğrayıp limon ve tuz ile ovaladığım kırmızı lahana, bir sıra domates dilimleri ve bir sırada salatalık dizdim. Tuzladıktan sonra zeytinyağı ve limon suyu gezdirdim.

Salatalığı o şekilde yay gibi doğramayı Oktay ustadan öğrendim. Salatalığın ortasından bir çöp şiş soktum ve bıçakla döne döne yavaş yavaş kestim. Yok ben uğraşamam derseniz bunun birde aparatı var, hem çok kolay hemde daha düzgün ve hızlı şekilde kesebilirsiniz :)

06 Nisan 2007

FRAMBUAZLI PASTA


























Gelen misafirlerimiz annemin arkadaşları oldugu için pasta da annemin isteğine göre olmak zorundaydı :) Annem şeker hamuruyla kaplı pastaların görüntüsünü çok beğenir fakat lezzet açısından tercihi hep bol krema kaplı pastalardan yanadır. Nasıl bir pasta istersin? diye sorduğumda "Krema kaplı olsun kesinlikle, içinde meyveler olabilir, ama birazda şöyle hafif süslü püslü olsun, artık onuda şeker hamuruyla mı yaparsın neyle yaparsın bilmem" dedi. Peki dedim kırmadım, aynen dediklerinin hepsine uyarak hafif, güzel bir pasta yaptım. Birde bu pastada arkadaşımın getirdiği fancy-fill cake pan setimi kullandım. Pastanın içinin fotografını çekmesi içinde yengemi tembihledim :)

Tarife gelince; pandispanya için burdaki tarifi kullandım. İç kreması için pastacı kreması hazırlayıp frambuaz sosuyla karıştırdım. Dış kreması için Burcu'nun yaptığı gibi 1 paket kremşantiyi 1 su bardağı hindistancevizi sütüyle çırptım.

Pastacı kreması:
yarım lt süt
2/3 su bardağı toz şeker
2 yemek kaşığı un
2 yemek kaşığı buğday nişastası
3 yumurta sarısı
1 çay kaşığı vanilya

Şeker, un ve nişastayı tencere içeirinsde karıştırın, yumurta sarılarınıda ekleyip tel çırpıcı ile biraz çırpın. Tencereyi orta ateşe alın ve sütü yavaş yavaş ekleyerek sürekli karıştırın. Koyulaşıp kıvam alınca, kaynamaya başlayınca ateşten alın. (Ben bu esnada mikserle biraz çırpıyorum ve soğumaya bıraktığımda arada karıştırıyorumki üzeri kabuk tutmasın.)

Frambuaz sos için; 1,5 su bardağı kadar dondurulmuş frambuazı 3-4 saat önceden buzluktan çıkardım ve yumuşaması için beklettim. Daha sonra mutfak robotundan geçirip püre gibi yaptım. Ardından 2 yemek kaşığı pudra şekeri ilave edip robotta biraz daha karıştırdım. Daha sonra soğuyan pastacı kremasına bu sosu ekleyip ikisini karıştırdım ve pastanın iç kreması olarak kullandım.

Metro'dan aldıgım hindistancevizi sütü ile kremşatiyi çıpıp buzdolabında 5-10 dakika dinlendirdim ve pastanın tüm dış yüzeyine yaydım. Üstüne dizeceğim frambuazları birkaç peçete üzerinde beklettim pastayı sulandırmaması için fakat yinede hafif suları aktı. Ve şeker hamuruyla hazırladığım yeşil yapraklarla karışık süsledim.


05 Nisan 2007

MİNİK ALMAN PASTALARI ve ÇİKOLATALI MİNİK KEKLER

























Bu minik şirin pastaların tarifini sevgili Hatice'den aldım. Uzun zamandır aklımdaydı, heleki çeşitli bloglarda da gördükçe son günlerde büyük hevesle misafir gelmesini bekliyordum. Tarifte 20 adet yazıyor fakat benim 30 adet minik pastalarım oldu. Sonradan aklıma geldi keşke hamurun birazıyla kalın bir örgü yapıp paskalya çöreği pişirseydim. Birde ben krema miktarını azalttım ve tam yetti, unutmamak adına tarifi buraya kendi yaptığım ölçülerde yazmak istiyorum.

Malzemeler:
  • 1 kg un
  • 125 gr margarin (yumuşak)
  • 1 su bardağı süt
  • 3 yumurta
  • 1 çay bardağı şeker
  • 30 gr yaş maya (veya iki tatlı kaşığı kuru maya)
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • yarım su bardağı ılık su
  • krema için:
  • 2,5 su bardağı süt
  • 1 su bardağı su
  • yarım su bardağı un
  • 1 su bardağı şeker
  • 2 yemek kaşığı kakao
  • 50 gr margarin
Ilık su, süt, maya, şeker ve tuzu karıştırarak 1 saat bekletin.
Diğer malzemeleri katıp iyice yoğurun. Hamur 2 katına çıkana kadar mayalanması için bekleyin.
Hamuru merdane ile 1 parmak kalınlığında açıp (hamur çok ince olmasın) su bardağı ile daireler kesin. Kestiğiniz hamurları yağlanmış tepsiye dizip yarım saat tepside mayalandırın.
200C kızgın fırında üzeri kızarana kadar pişirin. Fırından çıkartıp soğuttuktan sonra ekmek bıçağı ile ortadan ikiye kesin ve tatlı kaşığı yardımıyla dikkatlice kremasını doldurun.
Üzerine elekle pudra şekeri eleyin.

Un, şeker ve kakaoyu iyice karıştırın. Süt ve suyu ilave ederek ateşin üzerinde karıştırarak pişirin. İneceğine yakın yağını ekleyip iyice karıştırın. Üzeri kurumasın diye ara sıra karıştırarak soğutun. Krema soğudugunda pastaların arasını rahatlıkla dökülmeden doldurulacak kıvama gelecektir.


























Çikolatalı minik kekler için daha önce büyük kalıpta yaptığım çikolatalı kek tarifimi hazırladım. Muffin kalıplarımın içerisine, her boşluga bir kağıt yerleştirdim ve kağıtların 2/3 si dolacak şekilde hamuru dökerek pişirdim. Bu sefer üzerlerine dökmek için bitter çikolatalı glazür hazırladım.

Çikolatalı glazür için:
100 gr bitter çikolata
100 ml sıvı krema (1 çay bardağı)
1 çay kaşığı margarin

Kremayı orta ateşte karıştırarak ısıttım. Kaynamaya başladığında ocaktan aldım ve küçük parçalara böldüğüm çikolatayı ilave ettim. Çikolata tamamen eriyince margarini ekleyip tekrar karıştırmaya devam ettim. 15 dakika buzdolabında beklettikten sonra çay kaşığı yardımıyla minik keklerin üzerine azar azar döktüm ve hepsinin üstüne ceviz koyarak süsledim.

Annemin arkadaşları için,



Hamurişi olarak yine herkesin çok beğendiği kıymalı ve patatesli velibahlardan ve kurutulmuş biber dolmalarından yaptı annem. Ve görev dağılımında kural yine değişmedi tatlılar bana aitti.


Bende hazır böyle bir fırsat geçmişken elime geçen ay arkadaşımın İngiltere'den getirdiği malzemeleri deneyebileceğim birşeyler yapayım dedim. Frambuazlı bir pasta, minik alman pastaları ve çikolatalı minik kekler yaptım. Öğlene doğru bir ara eve gittim, keklerin ve alman pastalarının üzerlerini süsleyip masayı hazırladım. Hemen birkaç kare fotograf çekip geri işe döndüm. Hepsi çok beğenilmiş akşam eve döndüğümde çok mutluydum :)

Tarifleri hemen yazıyorum..

31 Mart 2007

KALBURABASTI

























Bizim ailede erkeklerde dahil olmak üzere herkesin bir kalburabastı tarifi var. Kimse tarifi nerden aldığını bilmez, sanırım anneannemin tarifini kendilerince değiştirerek yıllardır tutturmuş gidiyorlar. Birde herkes kendi tarifinin diğerlerinden daha güzel olduğunu savunur. Özellikle anneannem şerbeti konusunda çok iddialıdır. (4 su bardağı şeker-1,5 su bardağı su :)

Neyse içlerinde en çok beğendiğim teyzemin tatlısı. Şerbeti olsun veya hamurunun gevrekliği olsun benim için herzaman bir numaradır. Şekerpare tatlısı yaptığım zamandan beri bu tatlı da aklımdaydı, birde ziyaretçilerimden sevgili Tülay hatırlatınca teyzemin tarifiyle yapayım dedim.

Malzemeler :
  • 150 gr margarin
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • 1 çay bardağı süt
  • 1 yumurta
  • 1 dolu yemek kaşığı şeker
  • 1 paket kabartma tozu
  • aldığı kadar un
  • içi için 1 su bardağı iri parçalanmış ceviz içi
  • şerbeti:
  • 3,5 su bardağı toz şeker
  • 3 su bardağı su
  • 1/4 limon suyu
Bu tarifin çok önemli bir püf noktası var. 150 gr margarin eritilecek fakat iyice soğutulacak. Erittikten sonra acele etmeyin 15-20 dakika iyice soğumasını bekleyin. Bu çok önemliymiş yoksa hamur kopuk kopuk gibi özlü bir hamur oluyormuş.
Yoğurma kabı içerisinde eritilmiş margarin, sıvıyağ, süt, yumurta ve şekeri çatalla iyice çırptım. Ardından kabartma tozu ve unu ekleyerek iyice yoğurdum. Fakat unu yavaş yavaş ekliyoruz çok sert bir hamur olmamasına dikkat ediyoruz.



Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar kopartıp önce elimle iyice yuvarlak beze yapıp sonra hafif ovalleştiriyorum ve fotograftaki gibi hafif rende üzerine bastırıyorum. Bastırdığım yerdeki boşluklara ceviz parçaları koyup, cevizler alta gelecek gibi yağlanmış tepsiye diziyorum. 180 derecede önceden ısttığım fırında 20-25 dakika üzerleri hafif kızarana kadar pişiriyorum.




Şerbet için:
3,5 su bardağı şekeri ve 3 su bardağı suyu küçük bir tencerede kaynattım. Kaynadıktan 5 dakika sonra limon suyunu ekleyip kısa bir süre daha kaynatıp ateşten aldım ılıklaşmasını bekledim.
Fırından çıkarır çıkarmaz sıcak tatlıların üzerlerine soğumuş şerbeti döktüm.
Tatlı sıcak, şerbet soğuk olmalı. Bu sebeple ilk önce şerbeti hazırlayıp oda ısısında tatlı pişene kadar bir kenarda bekletiyorum.

28 Mart 2007

KÖRİ SOSLU TAVUK

























Köri baharatı beyaz ette benim için vazgeçilmez bir lezzettir. Sos yapmasam bile çok hafif yağlanmış tavada eti kızarttıktan sonra pişmesine yakın hafif tuz ve köri serperek dar zamanlarımın lezzetli bir yemeğine kavuşmuş olurum.

Köri sosuna gelince bazen 1 su bardağı süt, 1 su bardağı tavuk suyu, 1 küçük kahve fincanı un, 2 çorba kaşığı margarin ve 1 tatlı kaşığı köri, tuz ve kekik ile sos haızrlarım. Margarini eritip unu hafif kavuruyorum, un sarardıktan sonra sütü yavaşca karıştırarak ekleyip hafif kıvamı koyulaşana kadar pişiriyorum. Ateşten aldıktan sonra tuz ve köri ekliyorum. Fakat bu sefer krema ile yaptım.


Malzemeler:
700 gr tavuk
1 yemek kaşığı sıvıyağ
1 paket sıvı krema (200 ml)
1 tatlı kaşığı köri baharatı
tuz, kekik

Tavukları bir yemek kaşığı sıvıyağ döktüğüm tavada hafif kızartıyorum. Ardından hafif tuz ve kekik serperek bir borcama diziyorum.
Ufak bir kap içerisinde kremayı ısıtıyorum, içerisine köri baharatını ekleyip karıştırdıktan sonra borcamdaki tavukların üzerine sosu gezdiriyorum. Borcamın üzerini alumınyum folyo ile örterek 185 derecede önceden ısttığım fırında 25 dakika kadar tutuyorum. Tavuk etleriniyine borcamın içindeki sosa bulayarak çıkartıp servis tabağına alıyorum.

Bazen ayrı bi tavada önce doğranmış mantarları kavurup ardından kremayı üzerlerine döküp ısıtıyorum. Daha sonra hepsini birlikte tavukların üzerine döküp fırına koyuyorum. Yeterki içinde köri olsun :) her türlü çok güzel...

23 Mart 2007

ŞEKERPARE


























Dün anneannemi bizde kalması için davet ettik. Birgün öncesinden ben birşeyler yapmak istedim ve bilirsiniz anneler anneanneler için tatlı denilince hafif şerbetlisi makbuldür.
Ben küçükken kalburabastı tatlısını şekerpare zannederdim çünkü annem o tatlıyı yuvarlak yapıp üzerine fındık koyardı. Ama içerisinde irmik olunca birde daha yumuşak daha lezzetli bir tat yakalandığında anladımki ikisi birbirinden açık ve net olarak farklı.

Malzemeler:
  • 3 umurta (birinin sarısı üzeri için ayrılacak)
  • 1 çay bardağı tozşeker
  • 1 çay bardağı irmik
  • 1 paket margarin
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya
  • aldığı kadar un
  • üzerleri için fındık içi
  • şerbeti için:
  • 4 su bardağı şeker
  • 5 su bardağı su
  • 2 yemek kaşığı limon suyu
Genişce bir kap içerisine margarini küp küp doğrayıp oda ısısında yumuşaması için bekledim. Ardından 3 yumurta içinden bir yumurta sarısını ayırıp kalanı kap içerisine döktüm. İrmik ve şekeride ekleyip elimle hafiften yoğurdum. Ardından biraz una kabaratma tozu ve vanilyayıda karıştırıp ekleyip iyice yoğurmaya başladım. Unu azar azar ekleyerek istediğim kıvama ulaşıncaya kadar yoğurmaya devam ettim. (Normak kurabiye hamurundan biraz daha yumuşak bir hamur olması gerekiyor çok fazla eklememeye dikkat edin)

Hamurdan ufak parçalar kopartıp oval köfte yapar gibi kenarlarını sivirileştirerek şekil verip yağlanmış tepsiye dizdim. Üzerlerine yumurta sarısı sürüp çatalın ucuyla uzunlamasına çizgiler çektim ve fındıkları yerleştirip 175 derece önceden ısıttığım fırında üzerleri kızarana kadar pişirdim.

Şerbetin hazırlanması:
  • 4 su bardağı şekeri ve 5 su bardağı suyu küçük bir tencerede kaynattım. Kaynadıktan 5 dakika sonra limon suyunu ekleyip kısa bir süre daha kaynatıp ateşten aldım ılıklaşmasını bekledim.
  • Şekerpareler piştiği zaman fırından çıkarıp 2 dakika beklettim. 2 dakika sonunda ılık olan şerbeti şekerparelerin üzerine gezdirdim.
  • Şekerpareler sıcak, şerbet ılık olmalı.
  • Ardından kapatmış oldugum ılık fırına tepsiyi tekrar yerleştirdim ve hafif sıcak ortamda şerbetini çekmesi için 20-25 dakika kadar beklettim.
  • Şerbetini iyice çektiğinden emin olduktan sonra buzdolabına... Afiyet olsun...

20 Mart 2007

YENİ OYUNCAKLARIM























Bu karede görünen herşey beni o kadar mutlu ettiki anlatamam. Bunlar birçok blogda eşsiz güzellikteki pastaları süsleyen marifetli ellerin kullandıkları birkaç pasta aparatı. Almanya'da yaşayan bir arkadaşım İngiltereyi ziyaret edip daha sonra İstanbula geleceğini duyduğumda hemen O'na çok istediğim fakat Türkiye'de bulamadağım birkaç malzemenin fotograflarını yolladım. Pastacılık grubundan birçok arkadaşım farklı sitelerden siparişler vererek yurtdışından getirtiyorlar fakat benim en çok istediğim Sevgili Işıl'ın pastalarında kullandığı bu Fancy-Fill Cake Pan setini sadece Amazon'da görmüştüm fakat bu ürünü Türkiyeye göndermediklerini bildiren mail almıştım. Artık tek şans yurt dışında yaşayan bir yakınıma rica etmekti.
Birde Sevgili Burcu birçok çalışmalarında kullandığı squeeze bottlesların (plastik, krema veya royal icing sıkma şişesi) çok rahat oldugunu söylemişti. Açıkcası çok merak ettim ve bir tanede ondan rica ettim. Diğerleri ise üç boy yaprak kalıbı. Çok sabırsızlanıyorum onları kullanmak için.
















Bu çok şirin yumurtalıklar da annemin hediyesi. Onlarıda çok beğendim :) İki gündür sayelerinde sabahları yumurta haşlar olduk.

18 Mart 2007

VATAN SİZE MİNNETTAR

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ

Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer,
O ne müthiş tipidir, savrulur enkazı beşer.

Boşanır sırtlara, vadilere, sağnak sağnak.
Kafa göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el ayak
Vurulup, tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilal uğruna yarap ne güneşler batıyor.

Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker
Gökten ecdat inerek öpse o pak alnı değer.
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın.

Mehmet Akif ERSOY



Adeta genç bir neslin telef olduğu bu savaştan 92 yıl geçmesine rağmen dünyanın her yerinden ve ülkemizin her köşesinden milyonlarca insanın Çanakkale’ye gelip şehitlerini anıyor olması bu savaşın ve uğruna kan dökülen bu toprakların ne kadar önemli ve kutsal olduğunun bir işaretidir.

Ulu Önder Atatürk dahil olmak üzere bu ülke icin Sehitlik ve Gazilik mertebesine ulasmis herkesi büyük saygıyla anıyorum. Aynı zamanda, birdaha belkide göremeyeceğini bile bile sevdiği eşini, nişanlısını, doyamadığı oğullarını savaşa gururla gönderip zor hayat şartlarıyla savaşan annelerimizi hasretle anıyorum.

Savaşta Ocean'dan atılan bir mermi Mecidiye Tarabyasını yerle bir etmiş ve orada sadece 3 kişi hayatta kalmış. İçlerinden biri Koca Seyit (üst fotograftaki) derin bir nefes alarak 230 kiloluk top mermisini sırtına alıp topa sürmüş. "Ya Allah" diyerek ateşlemiş ve Ocean zırhlısı deniz üzerinde derin bir yara almış. Hayatta kalanlardan Yüzbaşı Hilmi Bey gözlerine inanamamış ve Topçu Neferi Seyit'e sarılarak defalarca öpmüş. Hepsi şehit olacakları günü bir gün öncesinden hissederlermiş.

Bilgisayarımda sürekli ziyaret ettiğim dosyaların hepsinde bu fotograf vardır. Sanki internette birdaha bu fotografa ulaşamayacakmışım gibi kaybetmekten çok korkuyorum. Boş vakitlerimde Çanakkale Zaferi ile ilgili tüm siteleri geziyorum tekrar tekrar okuyorum hiç ama hiç doyamıyorum. Onlar bu vatanın bir karış toprağına bile şehit olmak için adeta birbirleriyle yarışmışlar. Lütfen onları unutmayalım. Mehmet Akif ne de güzel söylemiş şiirinde "Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın? Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın."

17 Mart 2007

ELMALI KURABİYE
























Geçen akşam gelen misafirlerimiz için kete poğaça ve elmalı kurabiye yaptığımı yazmıştım ama dün müsait olamadım bu tarifide eklemek için.
Daha önce farklı bir tarifle rulo şeklinde elmalı kurabiye çok yapmıştım fakat bu tarifi denediğimden beri pek eskisini yapmıyorum çünkü bunun hamuru çok çok daha güzel daha gevrek daha lezzetli.

Malzemeler:
  • Hamur için:
  • 125 gr margarin (oda ısısında yumuşamış)
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • 1 çay bardağı şeker
  • 1 çay bardağı yoğurt
  • 1 paket vanilya
  • 1 paket kabartma tozu
  • aldıgı kadar un
  • iç malzemesi için:
  • 5 adet elma
  • 1 su bardağından bir parmak eksik şeker
  • 1 tatlı kaşığı tarçın
  • 1 çay bardağı dövülmüş ceviz

İç malzemesi için 5 adet elmayı bir kap içerisine iri iri rendeliyorum. Rendelenmiş elmaları dört- beş parçaya ayırarak avucumla iyice suyunu sıkıyorum. Ardından şekeri, tarçını ve cevizi ekleyip karıştırıyorum ve bir kenarda bekletiyorum.






















Hamur için un ve kabartma tozu hariç tüm malzemleri genişce bir yoğurma kabına alıp elimle hafif karıştırıyorum. Ardından kabartma tozunu una karıştırarak yavaş yavaş unu ekliyorum ve ele yapışmayan kulak memesi kıvamında bir hamur elde edene kadar yoğuruyorum.

Daha sonra ceviz büyüklüğünde parçalar kopartıp elimle çay tabağı büyüklüğünde bastırarak ince açıyorum. Dolu bir tatlı kaşığı elmalı harçtan ortasına koyup hamuru kapatıp yuvarlıyorum. Kapattığım yer altta kalacak şekilde yağlanmış tepsiye diziyorum ve önceden ısıttığım fırında 175 derecede üzerleri hafif pembeleşene kadar pişiriyorum. (20-25 dakika)

Fırından çıkardıktan sonra iyice soğumasını bekliyorum. Ardından üzerlerine pudra şekeri dökerek servis yapıyorum. Acele edip sıcakken pudra şekeri dökerseniz üzerlerinde hafif erime yapabilir.

15 Mart 2007

KETE POĞAÇA



























Bu poğacayı annem bir arkadaşının davetinde çok beğenmiş ve tarifini almış. Bende merak ettim ve dün akşam gelen misafirlerimiz için denemek istedim, gerçektende anlattığı kadar varmış çok beğendim. Aslında yaparken yarısını peynirli yapacaktım fakat annem olmaz bu sade yapılıyor, herşeyin tarifi farklıdır diye tutturunca hepsi sade oldu. Laf aramızda ben bunu ilerde sadece peynir değil birçok malzemeyle de deneyeceğim :) Birde elmalı kurabiye yaptım onunda tarfini en kısa zamanda yazıyorum.

Malzemeler:
  • 125 gr margarin
  • 1/2 su bardağı sıvıyağ (oda ısısında bekletilmiş)
  • 1 yumurta + 1 yumurta sarısı üzerine
  • 3 tatlı kaşığı yoğurt
  • 3 tatlı kaşığı sirke
  • yarım tablet maya (20gr)
  • 1 yemek kaşığı şeker
  • tuz
  • aldığı kadar un
Öncelikle iyi bir hamur elde etmek için tüm mazlemelerimizin ılık olması gereklidir. Yumurtayı dahi yarım saat önceden dolaptan çıkartıyorum.
Bir su bardağının içerisine 1/3 ü kadar ılık su koyup ve 1 kaşık şekerle mayayı da içine atıp karıştırıyorum ve 10 dakika bekliyorum.
Ardından bekleyen mayayı, 1 yumurta, sirke, yoğurt, tuz, margarin ve sıvıyağı genişce bir yoğurma kabına alıyorum. Elimle hafif karıştırdıktan sonra yavaş yavaş unu ekliyorum. Ele yapışmayan bir kıvama gelene kadar yoğuruyorum. Bu aşamada 20 dakika kadar ılık bir yerde mayalanmasını bekliyorum.
Daha sonra cevizden biraz daha irice parçalar kopartarak elimle yuvarlayıp yağlanmış tepsiye diziyorum. 1 yumurta sarısını hafif çırptıktan sonra üzerlerine sürüyorum. Ardından çatalın uçlarıyla üzerine çizgiler çekerek şekil verebilirsiniz, ben bazılarının üzerine susam döktüm ve yağlanmış tepsiye hafif aralıklarla dizdim. Bu şekilde tepside de mayalanması için 20 dakika kadar beklettikten sonra önceden ısttığım fırında 175 derecede kızarana kadar pişiriyorum.

14 Mart 2007

İKİNCİ MUTLULUĞUMUZ






















Hiç lepistes cinsi balığım olmamıştı şimdiye kadar. Genelde japon ve melek çeşitleri büyütmüştüm hep. Uzun zaman oldu 4 tane lepistes balık hediye gelmişti bana ve geçen ay bir tanesinin karnının büyüdüğünü hissettim. Hemen gidip araştırdım ve o annemize uygun bir yavruluk aldım. Zaman geçmek bilmiyorudu birtürlü, hem o küçük kutunun içinde anneciğimiz sıkılıyor diye üzülüyor hemde merakla yavrularımızı bekliyorduk. Bir gün uyandığımızda ailemize 15 tane minik katıldıgını görünce dünyalar bizim olmuştu. Bu ilk mutluluğumuzdu, ne yapmak gerekiyordu, onlara nasıl bakmak gerekiyordu hiçbirşey bilmiyor ve inanılmaz heyecan yaşıyorduk. Yavruluktan annemizi çıkardık ve biz ona sevinirken başka bir acı yaşadık. Yavrulardan birinin üç tane gözü vardı ve minicik beden için bu çok ağır bir yüktü, yüzemiyordu. İki üç gün sonra onu kaybettik :(























Dün gece ikinci mutluluğumuzu yaşadık. Büyük balıklarla aynı ortamda yaşayabilecek, kendilerini savunabilecek büyüklüğe geldiklerini düşündük ve onları büyük akvaryumun içine bıraktık. Ve yukarıdaki fotograf ise ilk kez büyük akvaryumda yüzerek yukarı çıkıp yemek yemeleri.





Bu da Şukufe. Bana hiçbir heyecan yaşatmıyor belki ama o benim canım. 6 senedir birlikteyiz onunla. Hep elimden yem yer. Bazen hiç ilgilenemediğim zamanlar oldu, bazende başımın üstünde tuttuğum zamanlar. Ama biliyorum ki o herzaman benimle.













Eskiden bizim için çok değerli kedimiz ve köpeğimiz vardı (farklı zamanlarda) Çok alışmıştık ve onları kaybedince büyük acı yaşadık. Sırf o acılara dayanmak çok zor oldugu için birdaha o tür hayvanlar istemiyor annem. İnşallah şuanki minikleri kaybetmem, benim için farketmiyo ben aynı acıyı her hayvan için yaşıyorum çünkü.

07 Mart 2007

GALA ÇİÇEKLERİ...


























Bu pasta bugün doğumgünü olan Emel için. Kendisi bizim ailenin çok zarif bi genç kızı. Bugün yine tüm yeğenler bu sefer Onun için toplanıyoruz. O'na ancak böyle sade şık bir pasta yakışır düşüncesiyle dün yaptım. Bu akşam gördüğünde umarım beğenir.

Kullandığım kalıp : 22 cmlik yuvarlak kelepçeli
Pandispanya : Emel Başdoğan'ın kitabından Çikolatalı Pandispanya
Krema : Martha Stewart'a ait Çikolatalı Puding. Tarifi burada
Süsleme : Yaklaşık 400 gr kadar şeker hamuru ve gıda boyaları

Pandispanya için malzemler:
  • 6 yumurta
  • 170 gr toz şeker (ben 1 su bardağı kullanıyorum)
  • yarım çay bardağı portakal suyu
  • 113 gr un (2/3 su bardağı)
  • 50 gr kakao (3 yemek kaşığı)
Pandispanyayı bir gün önceden pişirip, streche sarıp buzdolabında bekletiyorum ve kesme işlemi bu şekilde daha kolaylaşıyor.

Fırını önceden 175 dereceye ayarlayıp ısıtmaya başlayalım.
Un ve kakaoyu ufak bir kaba eledim.
Yumurtaların sarılarını ve aklarını ayrı ayrı kablara ayıralım. Aklara azıcık bile sarı karışmasın.
Yumurta aklarını kar gibi olanada kadar mikserle iyice çırpalım. Bu fotograftaki gibi. Ardından şekerin yarısını ekleyerek biraz daha çırpalım.
Daha sonra kalan şeker ile yumurta sarılarını 4-5 dakika iyice çırptım. En son portakal suyunuda ekleyip çok az daha çırptım ve mikseri ortadan kaldırdım.
Yumurta sarılarına kabarmış akları ekledim ve yavaş yavaş spatula ile çok az karıştırdım. Daha sonra yine yavaşca un ve kakaoyu eleyerek ekledim ve spatula ile yumurta aklarını söndürmeden alt üst ederek karıştırdım.

Kalıbın kenarlarını yağlamıyoruz sadece kalıbın tabanına yağlı kağıt seriyoruz. Bunun sebebi pişme esnasında hamur kaymadan kenarlara tutunarak kabarmasıdır. Hamuru kalıba döküp önceden ısıtılışmış fırında 35 dakika kadar pişiriyoruz ve fırından çıkarır çıkarmaz fırın teli veya bir ızgara üzerine kalıpla beraber ters çevrerek soğumaya bırakıyoruz. Bunun sebebi ise soğuma sırasında pandispanyanın ortasının çökmemesidir.

Pandispanyayı levye yardımıyla üçe böldükten sonra ara katlara kramayı sürüp en üste ve yanlarına çok ince krema sürüyorum ve buzdolabında soğuması için 2 saat bekletiyorum. Şeker hamuru kaplamadan önce bu şart.

Şeker hamuru çalışma teknikleri için Sevgililer Günü Pastasına göz atabilirsiniz.