27 Şubat 2007

RENKLİ LEBLEBİ ŞEKERLİ PASTA




















Blogumu açtıgım ilk günden buyana sürekli yorumlarıyla, eleştirileriyle ve birbirinden güzel mailleriyle hep yanımda oldugunu hissettiğim ve bugun 17. yaş gününü kutlayan çok uzaklarda bir ciciprenses var. Bugün onun doğumgünü ve bu pasta onun için. Birbirimizi hiç görmediğimiz halde bana olan yakınlığını en içten mailleriyle hissettiğim bu prensese yeni yaşının uğur getirmesini ve her yeni yaşının bir önceki yaşından daha güzel olması, daha fazla mutluluk daha fazla başarı getirmesi dilegiyle, doğumgünün kutlu olsun...

Dün akşam yemeğimi yedikten hemen sonra aklıma geldi ve hemen yapmaya başladım. Sofra dergisinde görmüştüm bu pastayı. Evde annemin almış oldugu uno hazır iki katlı pandispanya vardı. Eğer dün aklıma gelmiş olsaydı kendim daha yüksek bir pandispanya pişirir daha güzel bir pasta yapabilirdim.

Malzemeler:
  • 2 katlı hazır pandispanya
  • 2 poşet kremşanti
  • 2 su bardağı süt
  • 2 adet muz
  • renkli leblebi şekerleri
Pandispanya hazır oldugu için yüksek bir pasta olmayacak bari kremasını bol tutayım diye düşündüm ve 2 poşet kremşantiyi 2 su bardağı sütle birlikte çırptım. 15 dakika buzdolabında beklettikten sonra ara kata bolca sürüp muz dilimleri yerleştirdim. Üst ve yanlarada spatula yardımıyla kremşanti sürüp renkli leblebi şekerleriyle süsledim.





















Ve pasta tam bitmeye yakın zil çaldı. Birçok kişi misafirimiz geldi. İyide oldu çünkü ben bu pastayı ciciprensesi düşünerek yapıp oturup kendim yiyemezdim sanırım :(

24 Şubat 2007

ISLAK KEK ve CEVİZLİ AY KURABİYESİ

























Bugün doğumgünlerinde futbol sahası pasta yaptığım minikler anneleriyle beraber bize geliyorlar. Yine ikram hazırlıklarında tatlılar bana tuzlular anneme görev dağılımını yaptık. Cumartesi günleride çalıştıgım için dün akşamdan yapıp eve bırakmak zorundaydım. Bu miniklerin annelerinin ve herkesin bizim eve geldiklerinde büyük beğeniyle yedikleri tek şey var aslında, oda annemin patatesli böreği. Onuda akşama fotograflar pazartesi bloguma koyarım.

Islak kek için malzemeler:
  • 4 yumurta
  • 2 su bardağı şeker
  • 1/2 paket eritilmiş margarin
  • 1 su bardağı süt
  • 4 yemek kaşığı kakao
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya
  • 2 su bardağı un
Fırını 175 dereceye ayarlayıp ısıtmaya başlıyorum.
Yumurta, şeker ve vanilya aromasını hafif kabarana kadar mikserle iyice çırpıyorum. Ardından erittiğim margarini, sütü ve kakaoyu ekleyip biraz daha çırpıyorum ve bu karışımdan bir su bardağı ayırıyorum. (Piştikten sonra üzerine dökmek için)
Ardından un ve kabartma tozunu birlikte eleyerek ekleyip mikserin en düşük hızında homojen bir karışım elde edene kadar biraz daha çırpıyorum. Yağlanmış veya tabanına yağlı kağıt serdiğim kelepçeli kalıbıma boşaltıyorum. Her türlü kalıpta deneyebilirsiniz.
Önceden ısttığım fırında 40-45 dakika kadar pişiriyorum. Kürdan testi yaptıktan sonra fırından çıkartıyorum ve bıçağı diklemesine birçok yerinden saplıyorumki dökeceğim kakaolu karışımı eşit şekilde çeksin. Ayırdığım kakaolu karışıma bir çay bardağı kadar daha süt ekleyorum ve sıcak kekin üzerine bir kaşık yardımıyla eşit miktarda yediriyorum. Daha sonra soğumaya bırakıyorum.

Cevizli ay kurabiyesini ise çok çok beğendim. Bloglarda gezerken sevgili Zeynep'in çok severek yaptığım muhallebili kurabiye hamuruna benzer bir tarifle cevizli ay kurabiyesi yaptığını gördüm. Görünüşü hoşuma gitti ve sevdiğim bir kurabiye hamuru oldugu için denemek istedim. Gerçekten çok hoş.


























Cevizli Ay Kurabiyesi Malzemeler:
  • 1 paket margarin
  • 3 yemek kaşığı yoğurt
  • 1 yumurta
  • 1 su bardağı şeker
  • 1 paket kabartma tozu
  • aldığı kadar un
  • iç malzemesi:
  • 1,5 su bardağı ceviz
  • 1 yemek kaşığı pudra şekeri
  • 1 tatlı kaşığı tarçın
  • en son üzerine serpmek için 2 yemek kaşığı pudra şekeri
Margarini küp küp doğrayarak oda ısısında yumuşaması için bekletin.
Yumurtayı ufak bir kasede çatalla iyice çırpın.
Yoğurma kabının içine yoğurt ve kabartma tozunu koyup karıştırın. Hemen ardından şekeri ve çırptığımız yumurtayı ekleyip karıştırın. Yumuşamış margarini ekleyip yoğurun. Ardından yavaş yavaş un ekleyerek ele yapışmayacak kıvama gelene kadar yoğurun. Yarım saat üzerine nemli bez örterek dinlendirin.



Kırık cevizleri bir tabağa alın üzerine tarçın ve pudra şekerini ekleyerek harmanlayın.

Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar kopartın, avucunuzda yuvarlayıp tezgah üzerinde elinizle bastırarak çay tabağı büyüklüğünde ince açın. Ortasına cevizli harçtan koyup rulo yapın. Uç kısımlarınıda kapatıp ay şeklini verin ve tepsiye dizin.





175 derecede önceden ısıttığım fırında 20-25 dakika hafif üzerleri pembeleşene kadar pişirdim. Tamamen soğuduktan sonra servis zamanı üzerine pudra şekeri serperek servis edin. Acele edip sıcakken üzerine puda şekeri dökerseniz şekerler erime yapabilir dikkat :)



20 Şubat 2007

BROWNİE CHEESECAKE

























Biliyorum geciktim özür dilerim. Günler o kadar hızlı geçiyorki ne çabuk bir ay geçti ve kek etkinliği günü geldi farkında olamadım. Dün bloglardaki birçok çeşit kekleri pastaları görünce aklıma geldi ve aceleyle dün gece brownie cheesecake yaptım. Birçok katılımcıya ev sahipliği yapan Sevgili Ayşenur'a emeklerinden dolayı teşekkürlerimi sunuyorum.

Brownie cheesecake bizim evde çok seviliyor fakat ben yinede sert tabanlı cheesecakelerimi daha çok seviyorum. Çünkü cheesecake buzdolabında durdukça güzelleşiyor fakat brownie sıcakken güzeldir :) Tamamen damak zevki benimki, tat olarak hepsi çok güzel. Ben fotograf çekmek için buzdolabında sadece 1 saat beklettim acele ettim ve böyle bir dilim çıkarabildim :( Halbuki 1 gece bekleyince sert ve keskin hatlara sahip güzel dilimleriniz olacaktır.

Malzemeler:
  • Brownie için:
  • 2 yumurta
  • 2 küçük kahve fincanı tozşeker
  • 1/2 su bardağı sıvıyağ
  • 1/2 su bardağı un
  • 2 yemek kaşığı kakao
  • 1 küçük kahve fincanı damla çikolata
  • Peynirli kısım için:
  • 1 kutu labne peyniri (200 gr)
  • 1 kutu krema peyniri (pınar beyaz 200 gr)
  • 1 paket vanilya aroması
  • 1 su bardağı şeker
  • 2 ymurta
  • 1 yemek kaşığı un
18 cmlik kelepçeli kalıp kullandım. 20 cm içinde aynı ölçüleri deneyebilirsiniz. 24-26 cmler için ölçüleri iki katına çıkarmakta fayda var.
Önce brownie tabanını hazırlıyorum. Un ve kakaoyu bir kaba eliyorum. Yumurta, yağ ve şekeri miskerin en yüksek hızında iyice çırpıyorum. Ardında elenmiş un ve kakaoyu ekleyip mikserin en düşük hızında çok az daha çırpıyorum. Karışımın homojenleşmesi yeter. Damla çikolatalarıda ekleyip bir kaşıkla karıştırıyorum ve sadece tabanına yağlı kağıt serdiğim kalıba döküyorum. Peynir karışımını hazırlarken brownie karışımını kalıpla beraber buzdolabında bekletiyorum.

Peynirli karışımı hazırlarken fırını 160 dereceye ayarlayıp ısıtmaya başlıyoruz.
Peynirleri, şekeri ve vanilyaylı bir kaba alıp 2-3 dakika mikserle iyice çırpıyorum. Ardından teker teker yumurtaları ekleyerek yavaş hızda 2-3 dakika kadar daha çırpıyorum. Unuda ekleyip hafif karıştırıyorum ve buzdolabında bekleyen brownie hamurunun üzerine döküyorum. Önceden ısttığım fırında 55 dakika üzeri hafif kızarana kadar pişiriyorum. Daha sonra fırını kapatıp kapağını açıp fırın telinin üzerinde yavaşca soğumaya bırakıyorum.1 saat sonra buzdolabına kaldırıyorum.

Bu arada pişerken cheesecake fazlasıyla kabaracak ve pişme süresi ardından yavaşca hafif çökme yapacaktır. Tüm üst yüzey aynı ölçülerde çökmesi ve düz olması için bu sefer bıcakla kalıbın kenarlarından cheesecaki hafifce sıyırdım. Bu işlemi fırını kapattıktan 2 dakika sonra yaptım. Sanırım işe yaradı :)

Bu arada unutmadan... Buzdolabında 6 saat bekletmeniz yeterli olacaktır ama emin olun 24 saat bekleyince tadı daha enfes olacak. Ben bu 24 saati fırında pişirme süresi kadar önemli olan buzdolabında pişirme süresi olarak adlandırıyorum ve bu kurala uyulmasını önemle rica ediyorum :)

14 Şubat 2007

SEVGİ GÜNÜNE ÖZEL..
























Sevmeyi ve sevilmeyi bilen daha doğrusu sevgiye değer veren herkesin 14 Şubat sevgililer gününü kutluyorum.
Sevginizi göstermekten veya kelimelere dökmekten çekinen biriyseniz lütfen bu özel günün hatrına en yakınınızdaki insanlarla bugunü doya doya yaşayın. Aileniz, arkadaşlarınız, sevgiliniz veya sahip oldugunuz herhangi bir canlıya bile seni seviyorum demekten kaçınmayın. Sevgiyle kalın :)

14 Şubat yaklaştıkça acaba nasıl birşey yapabilirim diye düşünür olmuştum. İnanın ne yapacağımı son ana kadar bende bilemiyorum açıkcası karar vermiyorum. Kafamda herzaman birçok seçenek oluyor ve o an içimden ne geliyorsa onu gerçekleştiriyorum. Tek bildiğim bu sefer bol çikolatalı bir pasta olmasıydı. Hatta bu pastaya başlarken yunuslar için gerekli renler siyah ve gri tonları elimde olmadığı halde devam ettim. Karışımlarla yakın bir tona ulaşabildim. Önemli olan birşeyi gerçekten istemek. Onların şirinliklerine bakarmısınız, birşeye sevgi katmak bu olsa gerek.























Kullandığım kalıp : 18 cmlik yuvarlak kelepçeli
Pandispanya : Emel Başdoğan'ın kitabından Çikolatalı Pandispanya
Krema : Çikolatalı Ganaş
Süsleme : Yaklaşık 450 gr kadar şeker hamuru ve gıda boyaları

Pandispanya için malzemler:
  • 4 yumurta
  • 113 gr toz şeker (ben 1 su bardağından bir parmak az kullanıyorum)
  • yarım çay bardağı portakal suyu
  • 75 gr un (yarım su bardağı)
  • 33 gr kakao (2 yemek kaşığı)
Pandispanyayı bir gün önceden pişirdim ve streche sarıp buzdolabında beklettim ve kesme işlemi bu şekilde daha kolaylaşıyor.

Fırını önceden 175 dereceye ayarlayıp ısıtmaya başlayalım.
Un ve kakaoyu ufak bir kaba eledim.
Yumurtaların sarılarını ve aklarını ayrı ayrı kablara ayıralım. Aklara azıcık bile sarı karışmasın.
Yumurta aklarını kar gibi olanada kadar mikserle iyice çırpalım. Bu fotograftaki gibi. Ardından şekerin yarısını ekleyerek biraz daha çırpalım.
Daha sonra kalan şeker ile yumurta sarılarını 4-5 dakika iyice çırptım. En son portakal suyunuda ekleyip çok az daha çırptım ve mikseri ortadan kaldırdım.
Yumurta sarılarına kabarmış akları ekledim ve yavaş yavaş spatula ile çok az karıştırdım. Daha sonra yine yavaşca un ve kakaoyu eleyerek ekledim ve spatula ile yumurta aklarını söndürmeden alt üst ederek karıştırdım.

Kalıbın kenarlarını yağlamıyoruz sadece kalıbın tabanına yağlı kağıt seriyoruz. Bunun sebebi pişme esnasında hamur kaymadan kenarlara tutunarak kabarmasıdır. Hamuru kalıba döküp önceden ısıtılışmış fırında 35 dakika kadar pişiriyoruz ve fırından çıkarır çıkarmaz fırın teli veya bir ızgara üzerine kalıpla beraber ters çevrerek soğumaya bırakıyoruz. Bunun sebebi ise soğuma sırasında kekin ortasının çökmemesidir.


Çikolatalı krema İçin malzemeler:
  • 180 gr kuvertür sütsüz çikolata
  • 200 ml sıvı krema
  • 1 çay bardağı kadar fındık
Kremayı iyice ısıtıp, iri kıydığım çikolataları ekledim. Karıştırarak çikolata parçalarını erimesini bekledim ve soğumaya bıraktım. Soğuyunca buzdolabına yerleştirdim. Yarım saat sonra soğuduğunda çıkartıp mikserle güzelce çırptım.

Pandsipanyayı levye yardımıyla düzgünce üçe böldüm. Aradaki iki kata çırptığım kremadan bolca sürdüm ve birazda irice dövülmüş fındık serptim.

Şeker hamuru ile çalışırken dikkat edilmesi gerekenler:
  • Şeker hamuru kaplanacak olan pastanın dış kreması ince sürülmeli ve hamur kaplamaya geçmeden önce buzdolabında en az iki saat bekletilmelidir.
  • Şeker hamuru yapım aşamasında kullanacağınız pudra şekerinin çok ince çekilmiş olması hamurun kalitesi için önemlidir. Göztepe'de Celal Bey (0216 324 12 00) veya pastacılık malzemeleri satan yerlere sorarak temin edebilirisniz.
  • Jelatini dökeceğiniz suyun ılık olmasına özen gösterin, kaynamadan önce ateşten alın. Kaynama derecesine ulaşan su ısısı jelatinin özelliğinin kaybolmasına neden olabilir.
  • Hamuru eğer önceden hazırladıysanız ve çalışacağınız zaman çok kuru bir yapıya sahip oldugunu farkederseniz özellikle toparlanmayıp kum gibi dağılıyorsa avuç içlerinizi hafif ıslatarak iyice yoğurun.
  • Açarken tezgaha yapışmaması için tezgaha mutlaka biraz pudra şekeri veya nişasta dökün. (Veya tezgaha çok ince şekilde birkisel margarinde sürebilirsiniz.)
  • Hamurun belli bir miktarı ile çalışırken, diğer kullanacağınız kenarda bekleyen hamurunuz mutlaka hava almayan küçük bir kapta veya streche sarılı şekilde bekletilmelidir. Uzun süre açıkta bekleyen hamur kuruyabilir.
  • Dekoratif amaçlı pasta üzerinde kulalanacağınız şekilleri yapıştırmak için yapışması istenen kısıma ufak bir fırça yardımıya hafif su sürülmelidir.
  • Şeker hamuru ile kaplanan pastaar serin kuru bir ortamda bekletilmelidir. Güneş almayan serin bir oda veya balkon olabilir. Buzdolabında bekletirseniz oda ısısına çıkarttığınızda büyük ısı değişikliği nedeniyle hamur terleme yapacaktır.


Şeker hamuru çalışmasının açıklamarı için mouse ile slide showdaki fotografların üzerine geliniz.



12 Şubat 2007

GÜNEŞİN GÖZ KIRPTIĞI BİR KIŞ GÜNÜ & EN KOLAY MEYVELİ PASTA























Tüm dünya yaşadığımız küresel ısınmadan dolayı tedirgin, tartışmalar hep 5-10 yıl sonrasında neler olacağına dair iken günden güne daha çok hissettiğimiz ısınma akıllardaki bu süreyi dahada kısalttı. Artık önümüzdeki sene değil önümüzdeki aylarda bile ne gibi sonuçlarla, sorunlarla karşılaşacağımızı düşünür ve tedirgin yaşar olduk.

Ama yinede pazar gününü muhteşem kılan güneşli havalara doyamam. Ben küçüklüğümden beri hep pazar günlerini çok sevmişimdir. Çünkü o gün baba evdedir ve bilirimki mutlaka bizi gezdirecektir :) Dün yine güneşin göz kırptığı, insanların cıvıl cıvıl sokakları doldurduğu birgün geçirdik. Annemle sahile doğru ufak bir yürüyüş yaptık, sahilden dolup dolup boşalan ada vapurlarını gördükçe içim gitti. Adada inmesem bile sırf gidip gelmek, o manzaranın içinde yarım saatlik ufak bir yolculuk etmek bile yeterdi bana ama akşam üzeri misafirimiz gelecekti. Bizim ailenin birkaç gencini kendim davet etmiştim. Hatta büyük hevesle davet etmiştim hani pazar günüya, hani evdeyimya, rahat rahat kendi ellerimle birşeyler hazırlayıp ardından masaya hepberaber oturup saatlerce muhabbet edecektim :) Aynen düşündüğüm gibi oldu, belki çok fazla çeşit yapmadım ama biraraya gelmek muhabbet etmek herşeye değerdi.


Pastaya gelince, bu pastayı kolay kılan tamamen kalıbın marifeti. Çabucak bir pasta yapmak isterse canım bu tart kalıbı yetişir imdadıma. Yandaki fotograf ise yine acil pasta ihtiyacımız oldugu zamanlarda bu kalıp ile yapmış oldugum pasta. Aslında bu kalıbı hafif yumuşak hamurlu tartlarda kullanıyorum. Ne çok sert, ne de kek gibi yumuşak. Ama böyle bir pasta yapmak istersem direk pasta keki yani pandispanya pişirip ters çeviriyorum ve ortasındaki boşluğu pasta malzemeleriyle dolduruyorum. Hem evdeki az malzemelerle yapılabiliyor hemde oldukça lezzetli.





Meyveli Pasta Malzemeleri:
  • Pandispanya için:
  • 3 yumurta
  • 2 kahve fincanı tozşeker
  • 3 çorba kaşığı sıvıyağ
  • 1 kahve fincanı un
  • Kreması için:
  • 1,5 su bardağı süt
  • 1 yumurta sarısı
  • 2 yemek kaşığı şeker
  • 1,5 yemek kaşığı un
  • 1,5 yemek kaşığı nişasta
  • 1 paket vanilya
  • Krema üzeri için mevsim meyveleri ve tart jölesi
(Ölçüde geçen fincan küçük türk kahvesi fincanıdır)
Fırını 175 dereceye ayarlayıp ısıtmaya başlıyoruz.
Yumurtanın sarılarını ve aklarını ayrı ayrı kaplara alıyorum. Yumurta aklarına azıcık bie sarısı karışmayacak. Ardından akları mikserin en yüksek ayarında kar gibi olana kadar iyice çırpıyorum ardından bir fincan tozşekeri ekleyip çırpmaya devam ediyorum. Diğer tarafta yumurta sarılarını bir fincan şeker ve sıvıyağla birlikte şekerler eriyene kadar iyice çırpıyorum. Daha sonra sarıları ve akları birleştirip üzerilerine bir fincan unu eleyip bir kaşıkla ağır ağır karıştırıyorum. (Köpük gibi kabaran yumurta aklarının sönmemesine özen göstererek)



Sadece tabanını yağlayıp unladığım kalıba hamuru döküyorum ve önceden ısınmış fırında 30-35 dakika kadar pişiriyorum. Fırından çıkarır çıkarmaz tel ızgara üzerine hemen kalıbı ters çevirerek soğumaya bırakıyorum. Aksi taktirde soğuma esnasında kekin ortası çökme yapabiliyor. Tamamen soğuduğunda ters çevirip kalıptan çıkartıyorum.




Pandispanya soğurken kremayı hazırlıyorum. İsterseniz yarım paket krem şanti veya cremolede kullanabilirsiniz. Krema için gerekli tüm malzemeleri ufak bir tencereye alıp sürekli karıştırarak puding gibi pişiriyorum. Kremayı sürmek içinde arada karıştırarak 6-7 dakika hafif ılıklaşmasını bekliyorum. Pandispanyanın ortasındaki yuvarlak girinti bölüme bu kremayı düzgünce sürüp buzdolabında yarım saat kadar soğuması için bekletiyorumki üzerindeki meyveler kremanın içine gömülmesin.
Tamamen soğuyunca üzerine evde olan meyveleri yerleştiriyorum. Uzun zamandır dolapta küçük meyve konservesi vardı ortasına onları kenarlara ise mandalinaları dizdim. Mandalinaların dışındaki beyazlıklar ısrarla çıkmamak için inat ettiler. Ben en üste 1 paket tart jölesini üzerinde yazan tarife göre hazırlayıp kaşıkla ılıkken döktüm. Hem meyveler kuruma yapmıyor hemde parlak güzel bir görüntü oluşuyor.

























Bu patatesli börekleride yine daha önceden hazırlayıp buzluğa koymuştuk. Tarifi burada
Fakat ordaki tariften tek farkı iki yufkayı üstüste koyarak sardım. Verdiğim tarifte bir yufkayı dörde bölüp kullanmıştım yine dörde böldüm ama iki tane üçgen parçayı üstüste koyarak, arasını ve üstünüde yağlayarak iç malzemesini koyup sardım. Bu şekilde daha çıtır çıtır daha dolgun böreklerim oldu.






















Havuçlu Kabak Salatası:
  • 3 adet orta boy kabak
  • 3 adet orta boy havuç
  • 4 kaşık yoğurt
  • 3 kaşık mayonez
  • 1 çay bardağı iri dövülmüş ceviz
  • 1 avuç dereotu
  • tuz
Havuç ve kabakları yıkadıktan sonra ikisinide derince bir kaba rendeliyorum. Hepsini rendeledikten sonra 2-3 kısıma ayırıp avucumla sularını sıkıyorum. Daha sonra içine diğer tüm malzemeleri katıp karıştırıyorum. Kimi yörelerde borani olarak adlandırılan çok lezzetli bir mezedir.

06 Şubat 2007

KARAMELLİ TART

























Zencefilli kurabiye tattığımdan beri o kokunun tart hamuru içindede güzel olabileceğini düşünür olmuştum. Uzun zamandır da tart yapmayınca geçtiğimiz haftasonu için tart yapmaya karar verdim. Tahmin ettiğim gibi gerçektende çok güzel oldu.

Tart tabanı için:
  • 125 gr tereyağ
  • 1 yumurta sarısı
  • 1 kahve fincanı şeker
  • 2 su bardağı un
  • yarım çay kaşığı karbonat
  • 1 çay kaşığı toz zencefil
  • 1 çay kaşığı tarçın
Tereyağını yarım saat önceden küp küp kesip oda ısısında yumuşaması için bekletiyorum.
Genişce bir kap içerisine unu eliyorum ve karbonatıda hafifce una karıştırıyorum. Ortasını havuz gibi açıp yumuşamış tereyağ, yumurta sarısı, şeker ve baharatları ekleyip parmak uçlarımla yavaşca karıştırmaya başlıyorum. Ardından iyice yoğuruyorum. Eğer yumuşak bir hamursa biraz daha un ekleyebilirsiniz. (Çok sert bir hamur olmayacak) Streche sarıp yassılaştırıp buzdolabında yarım saat kadar bekletiyorum.


Fırını 175 dereceye ayarlayıp ısıtmaya başlıyorum.
Hamuru buzdolabından çıkartıp unlanmış tezgahta veya yağlı kağıt üzerinde yarım parmak kalınlığında açıyorum. Benim tart kalıbım olmadığı için 26 cmlik kelepçeli kalıp içinde yapıyorum. Kalıbın tabanını açtığım hamurun ortasına koyup istediğim kenar kalınlığı kadar dışarıdan hamuru yuvarlak kesiyorum ve fazlalıkları alıyorum. Hamuru merdaneye sarıp kaldırıyorum ve kalıbın tabanın üzerine seriyorum. Kenarları içe doğru kıvırıp kalıbın yan duvarlarını kelepçeliyorum ardından elimle yan duvarları düzeltiyorum. Kalın bir taban olmaması için çatal ucuyla minik delikler açıyorum. Tabanın üzerini kaplayacak kadar büyüklükte bir aluminyum folyoyu kesip hamurun üstüne koyuyorum ve bir sıra dolacak şekilde nohut veya herhangi bir kuru bakliyatla dolduruyorum. Bu hamura ağırlık yapacak ve pişerken kabarmasını engeleyecektir.
Önceden ısınmış fırında 25 dakika kadar pişiriyorum daha sonra alüminyum folyoyu ve bakliyatları kaldırıp 5 dakika daha hafif kızarması için pişiriyorum. Daha sonra fırından çıkartıyorum ve iç dolgu malzemesini sürmek için önce tabanın soğumasını bekliyorum.

Kreması içi:
  • 1 paket dr oetker karamelli pasta kreması
  • 1 su bardağı şeker
  • 1,5 su bardağı fınfık
Pasta kremasını üzerindeki tarife göre hazırlayıp buzdolabında biraz bekletiyorum. Bu arada fındık karamel hazırlıyorum. Tencerede şekeri eritiyorum. Fakat şekeri 3 aşamada ekliyorum yavaşca. Önce 1/3 bardak şeker hafif erimeye başlıyor o anda diğer 1/3 bardak şekeri ekliyorum ve hepsi erimeye başlayınca en son 1/3 bardak şekeri ekliyorum. Bu şekilde şeker hem hızlı eriyor hemde yanma ihtimali olmuyor. Bu aşamada ateşten alıyorum.


Ve bir kaşık yardımıyla yağlı kağıt üzerine soldaki fotograftaki gibi çizgiler halinde karamelden döküyorum. Kısa sürede kuruyor ve parça parça kopartıp servis edeceğim zaman üzerine dik şekilde süslemede kullanıyorum.

Artan karameli tekrar ateşe koyup biraz ısıtıp üzerine fındıkları döküyorum ve onuda biraz karıştırdıktan sonra tencereden alıp yağlı kağıt üzerinde soğumasını bekliyorum. Soğuduğunda elimle parçalara ayırıp bir poşete koyup merdaneyle hafif vurarak minik parçalara ayırıyorum. Bir avuç kadar karamelli fındığı en üst için ayırıyorum.

Minik parçalara böldüğüm fındığı buzdolabında soğumuş krema ile karıştırıyorum ve tartın içini dolduruyorum. Ayırdığım bir avuç fındığı ise mutfak robotunda incecik ufalayıp en üstüne serpiyorum ve servis zamanına kadar buzdolabında bekletiyorum. Servis zamanı geldiğinde ise çizgi halindeki karamelleri belli aralıklarla bölüp üzerine dik dik yerleştiriyorum.


31 Ocak 2007

AİLE TOPLANTISI





















Dün akşam ailenin tüm gençleri biraraya geldik. En son bayramda birlikteydik, birde önümüzdeki cuma için tekrar toplanmayı kararlaştırdık. Bol kahkahalı vakit geçiriyoruz birlikteyken gerçekten eğlenceli oluyor. Diyeceksinizki herkes kız, evet bizde biraz öyle. Ha birde Mehmet var ama burda yok :( dün akşam ekti bizi telefonu kapalıydı. Ana yemeğimiz makarnaydı ama Merve birçok çeşitle birlikte güzel bir sofra hazırlamış. Bu masadan bir tarif vermem gerekirse misket köfte olabilir.






















Misket Köfte için malzemeler:
  • yarım kg yağsız kıyma
  • 3 dilim ufalanmış ekmek içi
  • 3 yemek kaşığı zeytinyağ
  • 1 yumurta
  • 1 soğan
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 tatlı kaşığı kekik
  • 1 tatlı kaşığı karabiber
  • 4-5 dal maydanoz
  • arzuya göre pulbiber
  • kızartmak için 1 su bardağı sıvıyağ
Soğanı rendeliyorum ve maydanozları inceck doğruyorum. Diğer tüm malzemelerle birlikte bir kap içerisine toplayıp iyice yoğuruyorum. Buzdolabında 15-20 dakika dinlendirdikten sonra harçtan ufak parçalar kopartıp yuvarlıyorum (fındıktan biraz irice) ve tüm köfteleri bir tepsiye diziyorum. 1 su bardağı yağı tavada kızdırıp sürekli kevgirle çevirerek kızartıyorum. Eğer erken yaparsam streche sarıp buzdolabında bekletiyorum ve servise yakın buzdolabından çıkartıp kızartıyorum.

29 Ocak 2007

Hakkımda..





















Geçen yıllarda ( blog okuyucusu iken) birbirlerini sobeleyen bloggerları zevkle okur tanımaya çalışırdım. Hergün ziyaret ettiğim sitelerin yazılarını, tariflerini ve tüm paylaştıklarını okudukça daha merak eder olmuştum yazarlarını. Daha fazla okudukça daha iyi tanıdım ve daha çok içlerinde olmak istedim. Öyle güzel dostluklar öylesine büyük paylaşımlar varki bloggerlar arasında hiçbirşey yazmasam dahi bir blogum olması için 1 yılı aşkın bir süre düşünmüştüm. Aslında herşey perde pilavı ile başlamıştı. Nasıl bilebilirdimki google arama çubuğuna perde pilavı yazıp tıklamakla böyle güzel bir dünyaya açılacağımı...
Sobeleme oyunu bu aralar tekrar gündeme gelmiş ve sevgili Nukhet kendini tanıttıktan sonra beni sobelemiş. İyiki varsınız, tüm paylaşımlarınız dostluklarınız için sonsuz teşekkürler.

  • Hayatta en çok değer verdiğim kavram ailedir. Akşam olup eve geldiğimde apartmanın önünde kafamı kaldırıp evime bakınca ışığının yanıyor olması bana çok şey ifade ediyor. Biliyorumki içinde sıcacık yemekleriyle bizi özlemle bekleyen annem var. İşte o manzara tüm yorgunluğumu alıyor. Kimsenin olmadığı karanlık soğuk bir eve girmekten hiçbir zaman hoşlanmamışımdır.
  • Küçükken annemin tüm aile bireyleri toplanmadan yemek masasına oturulmaz dediği için ve beni aç aç beklettiği için çok hırçınlaşırdım. Ama şimdi anlıyorumki çok haklıymış ve O'na çok teşekkür ediyorum bana böylesine güzel birşey aşıladığı için. Ailece yapılan pazar kahvaltılarındaki mutluluğumu bazen hiçbirşeye değişmem.
  • Beni hiç tanımayan uzaktan gören birisi için fazlasıyla sert bir yapım vardır fakat ailem, arkadaşlarım, akrabalarım dostlarım için asla böyle değildir.
  • Ayrılıkları hiç ama hiç sevmem. Varolan değerlerim için herzaman şükrederim.
  • Hergün uyandığımda biran önce Posta ve Hürriyet gazetelerini almak için sabırsızlanırım. İnternetten gazete okumayı hiç sevmem. Hatta gazetede okuduğum bir haberi bloguma taşımak için internet sayfasında araştırdığımda bulamadığım çok olmuştur. Bazen haberi bulup fotografını bulamamışımdır vs.. Mutlaka oturup gazeteyi elime alıp sayfalarını tek tek açıp alıştığım yazarları yerlerinde bulup okuacağım.
  • Hastaneleri pek sevmem. Aslında görevi icabı minnettarım fakat kendimi kötü hissediyorum. Geçen yıl fazlasıyla içinde buluduk umarım birdaha o tür şeyler yaşamayız. Tüm hastalara acil şifalar diliyorum.
  • Hediye almayı çok seviyorum. Süpriz yapmayı da çok seviyorum fakat fazla yapamamışımdır. Çok ama çok fazla heyecanlı bir insanımdır hiçbirşeyi saklayamam veya içimde tutamam :)
  • Halk oyunlarını çok severim ve başta kafkas olmak üzere tüm yöreleri bilirim. Titiz ve disiplinli bir çalışmanın ardından ortaya çıkan güzel gösterilere hayranım. Belki verilen emeği biliyor anlıyor olmamdan kaynaklanıyordur, gözlerim izlerken hep dolu dolu olur.
  • Gezmeyi seviyorum. Avrupayı seviyorum. Osmanlı İmparatorlugunun en son Viyana bölgelerine kadar ilerlemesinden dolayı olsa gerek o bölgeleri çok benimsiyorum ve heryerini merak ediyorum.
  • Avrupa'da tarihe çok değer veriliyor ve büyüğü küçüğü herkes değerlerine sahip çıkıyor, kolluyor. Ama bizde böyle değil. Haydarpaşa Garı için kötü zihniyetlerinin düşüncelerini duyduğumda çok üzülmüştüm, "müjdemi isterim, gar kurtarılıyor, otele çevirilerek kurtalıyor" sözlerine sinirlendiğim kadar. Anadolundan başlayan yolculukların hep son noktasıdır orası. Dedelerimizin ellerinde tahta bavulla inip, yeni bir hayata merhaba dedikleri yerdir. Tarih hep çok önemlidir benim için.
  • Neyse, nerden nereye geldim :) Herzaman iyi bir dost, iyi bir evlat, iyi bir öğrenci olmak için çok çabaladım. Büyüklerin sözlerini, nasihatlarını herzaman önemsedim. Hayatımın her döneminde çok iyi bir dinleyici oldum. Kendime olan güvenimi hiçbir alanda yitirmedim. Asya ve Avrupa kıtalarını birbirine bağlayan bir şehirde büyüdüm ve hiçbir zaman insan ayırt etmedim. Farklı sınırlar içinde yaşıyor, farklı dine inanıyor veya farklı bir rengi var diye kimseyi hor görmedim. Yukarıdaki fotografta bunun için.
Bende Sevgili Işılı merak ediyorum ve sobeliyorum. Umarım vaktin vardır birşeyler yazmaya.

24 Ocak 2007

BALKABAKLI TOPLAR


























Geçen akşam kabak tatlısı yapmıştım, biraz fazla yapmışım sanırım, kalanıyla da balkabaklı toplardan yaptım. Bol cevizle yapıldığında lezzetine bayılıyorum.

Malzemeler:
  • 1 kg kabak tatlısı (tarifi burada)
  • 1,5 paket pötibör biskuvi
  • 1 su bardağı dövülmüş ceviz içi
  • hindistan cevizi (dışı için)
Kabak tatlısı piştikten sonra soğutun. Soğuyan kabak tatlılarının şerbetini süzün yada şerbetten arındırarak tatlıları başka bir kaba alın. Çatal yardımıyla hafif ezin. Biskuvileri birkaç parçaya bölerek tatlıya ekleyin. Dövülmüş cevizleride ekleyin ve yavaşca yoğurun. Bana 1,5 paket biskuvi yeterli oldu, eğer çok yumuşak bir kıvamda olduysa biraz daha bıskuvi ekleyebilirsiniz. Tatlıdan ufak parçalar alıp yuvarlayın ve hindistan cevizine batırıp yuvarlayın.

Sevgili Zinnur blogunda Kabak Tadı projesinden bahsettiğini gördüm. Unutumuşum fakat dün akşam blogunu tekrar açtığımda bu tarifin uygun olabileceğini düşündüm. Umarım kısa zamanda birçok tarifler sizlere ulaşır Zinnurcuğum.

"Her hakkı Bloglararası "Kabak Tadi" Projesine aittir. Bu yazımla ilgili hiçbir maddi talebim olmayacaktır."

22 Ocak 2007

PORTAKALLI TATLI


























Haftasonu uzaktan gelen misafirlerimiz için yakın akrabalarımızında bulunduğu bir davet verdik. Güzel bir akşam yemeği ardından ikram edilecek tatlıyı yapmak bana düştü. Yengemin eski Sofra dergilerinden birinde gördüğüm bu portakallı tatlıyı geçenlerde cep telefonuma yazmıştım ve denemek o güne kısmetmiş. Revaniye benzeyen fakat daha hafif ve bol portakal kokulu bu tatlıyı biz çok sevdik. Hatta keki pasta için bile kullanılabilir, çok güzel :)

Malzemeler:
  • 5 yumurta
  • 5 kahve fincanı şeker
  • 5 kahve fincanı un
  • 1 kahve fincanı sıvıyağ
  • 1 çay bardağı portakal suyu
  • 2 yemek kaşığı rendelenmiş portakal kabuğu
  • 1 paket kabartma tozu
  • şerbeti için:
  • 4 su bardağı tozşeker
  • 3,5 su bardağı su
  • dörtte bir limon dilimi
  • 2 yemek kaşığı rendelenmiş portakal kabugu
  • 1 su bardağı portakal suyu
Not: Kahve fincanı türk kavhvesi fincanıdır. Birde ben şerbeti biraz azalttım, yukarıda yazan ölçüleri kullandım, gayet yeterli oldu.
Fırını 180 dereceye ayarlayıp ısıtmaya başlayalım.
Tatlı için 5 yumurtayı ve şekeri iyice köpürene kadar çırptım. Sıvıyağ, portakal kabuğu ve portakal suyunu ekleyip çok az daha çırptım. Ardından un ve kabartma tozunu birlikte eleyerek ekledim yavaşca karıştırdım.
Çapı yaklaşık 35 cm civarı olan yuvarlak bir tepsimin dibine yağlı kağıt serdim ve hamuru tepsiye boşaltıp fırında pişirdim. Fırın tepsisinden biraz daha küçük diktörgen bir tepsi veya yuvarlak büyük borcamınızı kullanabilirsiniz.
Piştikten sonra 15-20 dakika ılıklaşmasını bekledim, başka bir tepsiye ters cevirip çıkarttım ve yağlı kağıdı sıyırıp aldım.

Şerbet için toz şekeri, suyu ve limon dilimini kaynattım. Şerbeti ateşten alıp soğuttuktan sonra portakal suyu ve kabuklarını ekledim.

Tatlıdan bir bardak ile daireler kestim ve servis tabağına dizdim. İsterseniz kare şeklinde dilimlerde kesebilirsiniz. Ardından soğumuş olan şerbetimi kaşıkla bolca üzerlerine döktüm ve antep fıstığı dökerek süsledim.

17 Ocak 2007

LİMONLU CHEESECAKE


























Bugün annemin birkaç arkadaşı bize geleceklermiş. Ben yine göremeyeceğim işteyim fakat anneme yardımcı olmak adına birşeyler yapmayı teklif ettim tamam dedi. Hemde cheesecake için :) İlk başta çok şaşırdım annemin tamam demesine çünkü kendisi pek sevmez fakat arkadaşları seviyormuş, hadi bakalım...

Malzemeler:
  • 1 paket eti burçak biskuvi
  • 60 gr tereyağ
  • 2 yumurta
  • 1 su bardağı şeker
  • 2 paket krema peyniri (pınar beyaz kullandım)
  • 1 paket labne peyniri
  • 1 limon suyu
  • 1 limon kabuğu rendesi
  • 1 yemek kaşığı un
Ben 18 lik kelepceli kalıbımı kullandım. Dilerseniz 20 cm lik kalıbınız içinde aynı ölçüleri kullanabilirsiniz.
Taban için biskuvileri mutfak robotu yardımıyla ufaladım ve oda ısısında yumuşamış tereyağ ile yoğurdum. İçine yağlı kağıt serdiğim kalıbımın tabanına elimle düzgünce bastırarak yaydım ve buzdolabında 10 dakika beklettim. Bu arada peynirli dolguyu hazırladım.
Fırını 185 dereceye ayarlayıp ısıtmaya başlayalım.
Derince bir kap içerisinde yumurtaları şeker ile birlikte hafif kabarana kadar iyice çırptım. Limon suyu, kabuğu ve unu ekleyip biraz daha çırptım. Ardından peynirleri teker teker ekleyerek homojen bir karışım elde edene kadar çırptım.
Peynir karışımını buzdolabında bekleyen kalıba boşaltıp önceden ısttığım fırında üzeri kızarana kadar yaklaşık 55-60 dakika pişirdim. Fırından çıkarınca cheesecake oldukca kabarmış olacak ve soğuma esnasında hafif çökme olacaktır. Bıçak yardımıyla cheesecakin yanlarını kalıptan sıyırırsanız hafif çökme yaptığında orantılı olarak düngün şekilde çöker ve kekinizin üzeri düz olur.
Oda ısısında soğuduktan sonra buzdolabında 1 gün bekletiyorum. En az 5-6 saat bekletmeniz yeterli olacaktır fakat üzerinden 1 gün geçtiğinde lezzeti artacaktır.

11 Ocak 2007

AĞLAYAN PASTA ve PATATESLİ BÖREK

























Bugünlerde kiminle karşılaşsam hasta, hayırdır falan diye söylenirken çok geçmedi bende yakalandım. Hatta bizim bütün aile aynı anda. Dün akşam kapıdan giren herkes grip oluyorum çok fenayım diye nazlanarak ve elinde ilaçlarla içeri girdiğinde herkesin aynı durumda olduğunu farkeden, nazlanmayı bir nebze olsun azaltmaya başladı :) Akşam yemeğinden sonra oturmuş sulu sulu gözlerimizle hangimizin ilacının daha etkili olduğunu tartışırken zil çaldı. Eski komşularımız :)

Boş bir vaktimde annemle yaptığımız böreklerin buzlarının çözülmesi için buzluktan çıkarttım ve pişirmeden önce oda ısısında beklettim. Onlar beklerken ağlayan pastayı yapmaya başladım. Bu tarifide geçen yıl evlenen şirinmi şirin arkadaşım Burcu vermişti. Birkaç blogda bu tarifi okuduğumda lezzetinin güzel olduğunu tahmin etmiştim. Gerçektende öyle çok hafif kakaolu bir keki var.

Malzemeler:
  • 4 yumurta
  • 2 kahve fincanı şeker
  • 1/2 limon suyu
  • 3 yemek kaşığı kakao
  • 1 paket kabartma tozu
  • 2,5 kahve fincanı un
Üzeri için:
  • 2 su bardağı süt
  • 1 paket krem şanti
Çikolata sosu için :
  • 1 su bardağı süt
  • 1 su bardağı su
  • 1 çorba kaşığı un
  • 1 çorba kaşığı kakao
  • 1 kahve fincanı tozşeker
Fırını 175 dereceye ayarlayı ısıtmaya başlayalım.
Kakao, un ve kabartma tozunu bir tabağa eledim.
Yumurtaları ve şekeri mikserle hafif kabarana kadar iyice çırptım. Yrım limon suyunu ekledim. Ardından elediğim un kakao karışımını ekleyip mikserin düşük hızında bir süre daha çırptım. Karışımı yağlanmış kalıbıma boşaltıp önceden ısınmış fırında 30 dakika kadar pişirdim.20x20 lik kare kalıbımı kullandım. Dikdörtgen borcamda kullanabilirsiniz.

Kek fırından çıktıktan 20 dakika sonra servis tabagına ters cevirdim. Tersinden 2 su bardağı sütü yavaş yavaş dökerek heryerine yedirdim. (Borcamda yaptıysanız isterseniz içinden çıkarmadan sütü dökebilirsiniz) 2 bardak fazla gelir diye düşünmüştüm ama hiç öyle olmadı çünkü kek baya ıslak olacak. Keki dolapta 5-10 dakika beklettikten sonra 1 su bardağı sütle çırptığım kremşantiyi kekin üzerine güzelce yaydım. Tekrar iyice soğuması için dolapta beklettim. Dilimleyip servis tabaklarına aldıktan sonra üzerlerine çikolata sosu döktüm. Ben evde hazır olan çikolata sosundan kullandim. İsterseniz yukarda yazılı tarifteki tüm malzemeleri ufak bir tencereye koyarak pişirip kullanabilirsiniz.

























Bu patatesli börekleri annem hep yapar. Yalnız geçen yıl farkettim ki hazırlanıp buzlukta dondurulduktan sonra servis yapılacağı gün çıkartıp pişirildiğinde daha çıtır çıtır ve lezzetli oluyorlar. O yüzden boş vaktimizde bu tariften biraz daha fazlaca yapıp hemen buzluğa atıyoruz.

Pataesli Börek için Malzemeler:
  • 5 adet yufka
  • 1 paket margarin (eritilmiş)
  • 6-7 adet orta boy patates
  • tuz
  • karabiber
  • üzeri için 1 yumurta ve susam
(Bir yufkadan 4 adet börek elde ediliyor. Ölçüyü istediğiniz miktarlarda azaltıp çoğaltabilirsiniz.)
Patatesleri haşlayıp iyice eziyorum. İçerisine tuz ve karabiber ekleyerek iç malzemeyi hazırlıyorum.
Yufkaları üstüste düzgünce koyduktan sonra 4 e bölüyorum. Her bir parçaya minik fırça yardımıyla erimiş margarinden sürüyorum ve iç malzemeyi geniş kısma koyup sigara böreğinden irice sarıyorum. Bir yumurtayı çırptıktan sonra üzerlerine sürüp susamlarıda döküp 180 derecede önceden ısınmış fırında üzerleri kızarana kadar pişiriyorum.

Ben pişirmeden direk buzluğa atıp donduruyorum. İhtiyacım olduğunda çıkartıp üzerine yumurtayı sürüp yağlanmış tepsiye dizerek pişiriyorum. Daha çıtır çıtır ve lezzetli oluyorlar.

01 Ocak 2007

TÜM DİLEKLERİN GERÇEK OLMASI UMUDUYLA...2007


























2007 nin ilk günü bugun. Yeni umutlarla yeni dileklerle yeni sevinçlerle uyandık. Dün hem bayram hem yılbaşı olduğu için dostlarımızla daha çok zaman geçirdik. Normalden daha çok sarıldık daha çok öpüştük daha çok güzel temenniler sunduk birbirimize.

Sidney'deki kutlamalarla büyülendik. Champs , Trafalgar, Times ve bizde Taksim meydanlarını dolup taşıran insanların seviçleriyle coşkulandık. Amerika'da börülceler yendi, İspanya'da 12 adet üzüm yendi ve bereket getirdiğine inanılan birçok gelenekler yerine getirildi. İnşallah yeni yıl herkese ve tüm dünya insanlarına uğur getirir, insanlardan sevgi hiç eksik olmaz.

Biz bu pastayla ne mi yaptık?

  1. Yeni yılı kutladık.
  2. Fenerbahçenin 100. yılını kutladık...

Şimdi diyeceksiniz ki ne bu Fenerbahçe furyası. Gerçekten bende anlamış değilim. Etrafımdaki herkes daha güzel bir Fenerbahçe pastası için yarış içerisinde. Herkes fenerbahçeli ve erkeklerin mutlu olması için bazı gerçekleri kabullenmek zorunda olduğumuzu daha iyi anladım.

Pastamıza gelince;

  • Kalıbım : 18 cm
  • Krema : Beyaz çikolatalı ganaj
  • Üst kaplama : Emel Başdoğan tarifi ile şeker hamuru
  • Pandispanya : Benim eskilerden beri hep 20 cmlik pastalarım için yapıp 2 ye bölerek kullandığım bir pandispanya. Kabartma tozu kullanmadan tamamen yumurta akları sayesinde kabaran yumuşacık bir kek oluyor. Fakat 3 e bölerek yüksek bir pasta yapmak istedim bu yüzden 18 cmlik kalıbımı kullandım. Pandispanyamı kolay bölmek için bir gün önceden pişirip streche sarıp buzdolabında veya serin biryerde bekletiyorum.

Pandispanya için malzemeler:

  • 4 yumurta
  • 1 su bardağı şeker
  • 1/2 çay bardağı sıvıyağ
  • 1 paket vanilya
  • 2/3 su bardağı un

Yumurtaların sarılarını ve aklarını ayrı ayrı kablara ayıralım. Yumurta aklarına çok az bile sarısı karışmasın. Bir kap içerisinde yumurta aklarını mikserin en yüksek ayarında kar gibi olanada kadar iyice çırpalım. Bu fotograftaki gibi. Ardından şekerin yarısını yavaşca dökerek biraz daha çırpalım.

Daha sonra kalan yarım bardak şeker ile yumurta sarılarını ve vanilyayı 4-5 dakika iyice çırptım. En son sıvıyağı ekleyip çok az daha çırptım ve mikseri ortadan kaldırdım.Yumurta sarılarına kabarmış akları ekledim ve yavaş yavaş spatula ile çok az karıştırdım. Daha sonra yine yavaşca unu eleyerek ekledim ve spatula ile yumurta aklarını söndürmeden alt üst ederek karıştırdım. Kelepçeli kalıbıma boşalttım ve 35 dakika pişirdiktan sonra fırından çıkarır çıkarmaz mutfak teli üzerine ters çevirerek oda ısısında soğumaya bıraktım. (Ortasının çökme yapmaması için)

Beyaz Çikolatalı Ganaj :

  • 300 ml sıvı krema
  • 250 gr beyaz çikolata

Ufak bir benmari kurdum ve beyaz çikolatayı erittim. Bir kap içerisinde sıvı krema ile erimiş çikoalatayı 1-2 dakika mikser ile çırpıp buzdolabında yarım saat kadar beklettim. Pastanın aralarına ve dış kaplamasına spatula yardımıyla eşit şekilde sürdüm.

Birde doğumgünü sahibinin isteğini kıramadım ve pastanın 1/4 lik kadar ufak bir kısmını sarı lacivert kremadan yaptım. Yarım paket kremşantiyi yarım bardak süt ile hazırlayıp ikiye böldüm. Sarı ve lacivert gıda boyasını çok az ekleyerek renkli krem şanti hazırladım. Birinci katın 1/4 lik küçük bir bölümüne lacivert, ikinci katın aynı hizasına 1/4 lik kısmına sarı kreamşatiyi sürdüm. Pastanın kalan heryeri beyaz çikolatalı ganajımdan sürüp dışınıda kapladıktan sonra bu şekilde dolapta 2 saat kadar beklettim.

Şeker hamuru kaplamadan önce pastanın kremasının dolapta 2-3 saat kadar donması için bekletilmesi şart.

Şeker Hamuru :

  • 70 gr su (2/3 çay bardağına denk geliyor)
  • 80 gr glikoz şurubu (2/3 çay bardağına denk geliyor)
  • 15 gr toz jelatin (2 tatlı kaşığı toz jelatin- veya 3 yaprak jelatin)
  • 1 kg çok ince çekilmiş pudra şekeri (pudra şekerinin hepsi kullanılmayabiliyor azar azar eklenerek sert bir hamur elde edene kadar ekliyoruz, bende 1 bardak kadar arttı. Mutfak ısısı veya el ısınıza göre aldığı pudra şekeri miktarı değişiyor)
  • ve istege göre toz gıda boyaları
Not: Bu ölçülere göre elde edilen hamurun yarısını kullandım bu pastada. Ayrıca kullanacağınız şeker hamurunun çok ince çekilmiş olması çok önemli. Göztepe'de Celal Bey'den (0216 324 12 00) veya pastacılık malzemesi satan yerlere sorarak temin edebilirsiniz.

Şeker hamurunun nazlı olduğunu bilirdimde bu kadar naz hiç görmemiştim :) Ben boş bir vaktimde bu tariften şeker hamuru hazırladım ve kısa zamanda tüketirim diye düşünüyordum olmadı, yaklaşık 1 ay kadar bekledi. Hava almayan bir kap içerisinde streche sarılı bir şekilde beklettim fakat yinede çalışması zor oldu. Hamur baya kurumuştu ve avucumun içini hafiften ıslatarak hamuru yoğurup toparlayabildim. Ne kadar yoğurarak eski kıvamına getirsemde ilk yapıldıgı an kadar esnek olmadı. Bundan sonra yaparsam hemen kullanacağım yada 1 kg lık hazır şeker hamurlarından almayı düşünüyorum. Çünkü onlar bekletilmeye daha müsait.

70 gr suyu küçük bir kap içerisinde koyup ılıklaştıralım. Kaynamadan ateşten alıp suya toz jelatini atıp sürekli karıştırarak eritelim.. Glikozu ekleyip onuda karıştırarak eritelim. Karışımı hamur yoğurma kabına alalım ve üzerine yavaş yavaş pudra şekerini eleyerek ekleyelim ve yoğuralım. Belli bir süre mikserin hamur yoğurma ucuyla karıştırarak hamur elde edelim. Daha sonra hamur sertleşmeye başladığında elimizle yoğurarak sert ve kıvamlı bir hamur elde edene kadar yoğuralım. Ne kadar çok yoğurursanız o kadar güzel hamurunuz oluyor. Bu işlemleri yaparken her zaman elimizin altında bir miktar pudra şekeri bulunsun. Özelliklede hamuru açarken az miktar tegaha döküyorum yapışmaması için.

Beyaz haliyle irice bir yumruk kadar hamuru alıyorum ve tezgaha pudra şekeri dökerek açmaya başlıyorm. Daha sonra süsleme için kullanacağım ve artacak olan tüm hamuru kurumaması için streche sarıp kapalı kapta bekletiyorum. Pastayı kaplayacak büyüklüğe gelince merdaneye sarılı bir şekilde tezgahtan kaldırıp buzdolabından çıkardığım pastanın üzerine seriyorum. Tabanda kalan fazlalıkları döner pizza bıçağıyla yada normal bıçakla düzgünce kesiyorum.

Üzeri için çok az sarı ve lacivert gıda boyası ile renklendirdiğim şeker hamurunu ufak bir çapta açıyorum. İhtiyacınız kadar büyüklükte hamuru renklendirin fazlası yine strecehe sarılı beyaz haliyle kalsın. Biri sarı biri lacivert olacak şekilde kalıplarımla rakamlar kesiyorum. Pasta üzerinin nasıl olacağını tüm malzemeleri yapıştırmadan önce yerleştirip uzaktan düzgün oldularmı diye bir bakıyorum. Kafamda yerlerini tam belirledikten sonra ufak rakamların arkasına fırça ile azıcık su sürerek yapıştırıyorum

Bu arada Maltepe'de anaokullarına eğitim araçları satan Vira Eğitim Araçları firmasına büyük teşekkürlerimi iletiyorum. Oyun hamuru şekillendirme setleri ile ilgili harf ve rakam kalıpları için bana çok yardımcı oldular. İnternet sitelerinde online alışveriş mümkün bu sebeple link veriyorum, şayet sipariş vermek isterseniz harf veya rakam kalıbı olarak belirtmenizde fayda var. Wilton kalıplarına göre fiyatı oldukça uygun.


LOGO ÇALIŞMASI:

Fenerbahçe logo çalışmasını nasıl yapabilirim diye düşünürken aklıma Burcucuğumun annesine yaptığı pastadaki kelebek çalışması geldi ve hemen royal icing hazılayıp renklendirdim. Biryandan renklerle çalışırken biryandan fotograflarını çekmek zor oldu ama başarabildim :)
























Fotografların büyük halini görmek için üzerine tıklayabilirsiniz.

Royal Icing için malzemeler:

1 küçük yumurta akı
1,5 su bardağı pudra şekeri
toz gıda boyaları

Bu ölçüde royal icing ile 5-6 tane logo yapabilirsiniz. Ben iki tane logo çalıştım ve artan royal icing ile evde olan kurabiyelerimizin üzerlerini süsledim.
Bir kap içerisinde gıda boyası hariç diğer malzemeleri mikserle çırptım. Renklerin birbirine karışmaması için kıvamının yoğun olmasını istedim. Eğer kıvamı yoğun değilse biraz daha pudra şekeri ekleyebilirsiniz. Çok yoğun olursa birkaç damla limon suyu ile kıvamını yumuşatabilirsiniz.
Royal icing açıkta bekletilirse kuruma yapabiliyor, kabın üzerini streche sarıp bekletin. Çalışmak istediğiniz kadar icingi çay tabağına alıp renklendirip çalışalım.
1. fotografta görüldüğü gibi bilgisayarın yazıcısından istediğim ölçüde fenerbahçe logosu çıkarttım. Daha sonra yağlı pişirme kağıdından her renk için ayrı ayrı sıkma torbaları hazırladım.
2. fotografta düz bir yağlı kağıda iki tane logoyu kopya yöntemiyle düzgünce çizdim. İlk olarak bir sıkma kağıdına beyaz doldurdum ve logonun kenarlarını çizdim.
3. fotografta ilk olarak bir sıkma kağıdına beyaz icing doldurdum ve logonun kenarlarını dikkatlice çizdim. Ben diğer logonun beyaz çercevesini çizerken ilk çalıştığım logo bir yandan kuruyor. Sizde kuruması için bekleme süresini değerlendirmek amacıyla kendinize başka bir şablon hazırlayın. Her ayrı bir renk çalışmamıza başlamadan önce bir önceki çalıştığımız rengin kurumasını bekliyoruz ki renkler birbirine karışmasın. Sırayla tüm renkleri çalışıp logoyu tamamen bitirince 5 dakika daha bekleyip en üstteki yeşil deseni yazıcıdan çıkan logoya bakarak çizmeye çalışıyoruz.
Bir saat falan kuruması yeterli olcakatır logoyu kullanmak için. Fakat yağlı kağıttan logo kaldırılırken çok dikkatli ve yavaş çıkardım çünkü kolay kırılma yapabiliyor.

28 Aralık 2006

İYİ BAYRAMLAR, MUTLU SENELER DİLİYORUM..


























Bu sene çifte bayram var. Heyecanlar, mutluluklar ikiye katlanıyor, hem bayram hem yılbaşı aynı güne denk geliyor. Alışveriş merkezleri, sokaklar cıvıl cıvıl. Temizlikler, yemekler, koşuşturmalar derken kaldı 2-3 gün :) Herkese çikolata tadında mutlu bayramlar, mutlu seneler diliyorum.

Yeni yılın tüm insanlığa ve ülkemize barış, mutluluk, sağlık, başarı getirmesi dileğiyle tüm dostların yeni yılı kutlu olsun.

Ha bu arada unutmadan, umarım yeni yılda Sibel hanımın tangasından ve Hülya hanımın saçmalıklarından daha ciddi konular tartışırız. En büyük iletişim araçlarından biri olan televizyonda daha güzel şeyler duymak ve hayatı daha ciddiye almak umuduyla, sevgiyle kalın...

Bayram için dün akşam truff yaptım. Truff içi ve dış kaplaması ile ilgili çok çeşitliliğe uygun tamamen yaratıcılığınıza bağlı yumuşak bir çikolata çeşitidir. Geçen sene bayramda dışı sadece kakao kaplı içi portakal şekerlemeli trufflar yapmıştım çok güzel olmuşlardı fakat internette bir blogum olmadığı için fotograflarını çekmemiştim.

Bu sefer Kahve Dünyasından aldığım çikolata ile denedim ve birazda çekilmiş badem ekledim. Dışı için yarısını fındık yarısını yine çikolata ile kapladım.

Truff için malzemeler;
  • 350 gr sütlü çikolata
  • 300 ml sıvı krema
  • 1 paket vanilya
  • 1 çay bardağı kadar badem
üzeri için;
  • 100 gr sütlü çikolata
  • fındık
Truff malzemesine kahve, likör, fındık, fıstık, portakal şekerlemesi, badem, hindistan cevizi, marmelatlar vs. istediğinizi kullanabilirsiniz.
Üzeri için kakao, hindistan cevizi, fındık, fıstıkvs birçok çeşit deneyebilirsiniz.

350 gr çikolatayı bıçakla ufak parçalara ayırıyorum
Kremamın hepsini bir tencereye alıp orta ateşte ısıtmaya başlıyorum. Kaynamasına yakın çikolataları içine atıp sürekli karıştırarak çikolatalarımın erimesini ve homojen bir karışım olmasını bekliyorum. Vanilyayı ve mutfak robotunda çekilmiş bademleride ekleyip biraz daha karıştırıyorum ve oda ısısında soğumasını bekliyorum.

Yarım saatte bir kontrol ederek çikolatamı hafiften karıştırıyorum ve 4-5 saat sonunda sertleşmiş bir çikolatam oluyor. Eğer 4-5 saat oda ısısında sertleşmemiş ise 1 saat kadar buzdolabında bekletebilirsiniz.

Daha sonra soğuk suda ellerimi uzun uzun yıkıyorum. El ısınız sıcak ise çalışırken çikolata eriyebilir. Tatlı kaşığı ile fındıktan irice büyüklükte çikolatadan parçalar alıp elimle yuvarlıyorum. Hepsini yağlı kağıt serdiğim tepsiye dizip buzlukta yarım saat kadar daha bekletiyorum. Çünkü birazdan sıcak çikolata içerisine girecekler :) hemen erimemeleri için buzlukta biraz daha kendilerini toparlamasını bekliyorum.



















Sıra geldi üzerlerini kaplayama. Yarısını fındıkla kaplayacağım için çok fazla çikolata eritmedim. Ufak bir benmari kurdum ve 100 gr kadar çikolatayı erittim. (İsterseniz içine bir çay kaşığı kadar tereyağ atıp karıştırabilirsiniz) Ocağı kapatıp çikolatanın hafif ılıklaşması için karıştırarak biraz bekledim ve dolaptan çıkardığım truffları iki tatlı kaşığı yardımıyla erimiş çikolatay atıp çıkardım. Yine yağlı kağıt serdiğim tepsiye dizip dış kaplamanın soğuması için bir kenarda beklettim.




Yaklaşık 40 adet truff elde ettim. Bir kutu evime ayırdım ve diğer kutuyu birisine hediye götürdüm.

25 Aralık 2006

Ziyaret Ettiklerim

Kadın ve Yasam

Pastacı

Evcini

Dilek'ce

Abesle İştigal

Hanimis

Mutfakta Zen

Portakal Ağacı

Akşam Menüsü

Mis Kokulu Ekmekler

Zuhal Yalcın Karnavalı

Burcukusu Nefis Mamalar

Culinary Concontions by Peabody

Joy of baking

Jamie Oliver

cupcake

101cookbooks

Four Weeks Magazine

Bizim Pastane

Gelincik Tarlası

Tubanın Penceresinden

Ümit Hacıoğlu

Punto-punto

Peçete Katlama


Kardesini seç

Beyaz Perde

FUTBOL SAHASI PASTAMIZ

























Bizim ailenin en şirin minikleri, biricik yeğenlerim Simay ve Berkay 23 Aralık cumartesi akşamı doğumgünlerini kutladılar. Berkay büyük bir Fenerbahçe hayranı ve bu pasta için O'na aylar öncesinden söz vermiştim. Aslında Simay için cicili bicili rengarenk bir pasta yapmak isterdim ama doğumgünlerini beraber kutluyorlar. Olsun ben yine onun için farklı bir zamanda yaparım.

Berkay pastasını çok beğendi. Maç izlerken gol umuduyla nasıl bir heyecan yaşıyorsa aynı heyacanı yaşadığını görmek beni inanılmaz mutlu etti. Görür görmez adamların yerlerini değiştirmek istedi :) hatta gece boyunca yerde yatan oyuncu için kızıp durdu. Efendim faul yapıyormuş neden hakem kırmızı kart göstermemiş... Haklı çocuk, ben neden elinde kırmızı kartı olan bir hakem almadım veya o adamı biraz uzağa koymadım???






Onlar sevmeye doyamadığım canlarım. Sizi çok seviyorum, iyiki varsınız...







Pastamıza gelince;
Kalıbım : 21 x30 cm
Pandispanya : Emel Başdoğan Pasta Yapımı adlı kitabındaki çikolatalı pandispanya
Ara krema : Pastacı Burcu hanımında çok beğendiği Zinnur hanımın sitesinde gördüğümüz Martha Stewart'a ait Çikolatalı Pudingi kullandım.
Pastanın dışı için : 1 paket krem şanti
Yeşil saha görünümü için : 100 gr yeşil antep fıstığı tozu
Saha çizgileri : 1-2 kaşık kadar ayırdığım krem şantiyi yağlı kağıttan hazırladığım sıkma torbasına doldurarak çizdim.
Üzerindeki maket oyuncular : Kadkiköy Bilko'dan aldım.

Pandispanya için malzemeler:
  • 8 yumurta
  • 230 gr toz şeker (1 su bardağı)
  • 2/3 çay bardağı portakal suyu
  • 150 gr un (1 su bardağı)
  • 66 gr kakao (1/2 su bardağı)
Pandispanyayı bir gün önceden pişirdim ve streche sarıp buzdolabında beklettim ve kesme işlemi bu şekilde daha kolaylaşıyor.

Fırını önceden 175 dereceye ayarlayıp ısıtmaya başlayalım.
Un ve kakaoyu ufak bir kaba eledim.
Yumurtaların sarılarını ve aklarını ayrı ayrı kablara ayıralım. Aklara azıcık bile sarı karışmasın.
Yumurta aklarını mikser yardımıyla kar gibi olanada kadar iyice çırpalım. Bu fotograftaki gibi. Şekerin yarıısını ilave edip biraz daha çırpalım.
Daha sonra kalan yarım bardak şeker ile yumurta sarılarını 4-5 dakika iyice çırptım. En son portakal suyunuda ekleyip çok az daha çırptım ve mikseri ortadan kaldırdım.
Yumurta sarılarına kabarmış akları ekledim ve yavaş yavaş spatula ile karıştırdım. Daha sonra yine yavaşca un ve kakaoyu eleyerek ekledim ve spatula ile yumurta aklarını söndürmeden alt üst ederek karıştırdım.

Dikdörtgen kalıbımın altına yağlı kağıt serdim ve kağıdı dış kenarlardan kitledim. 35-40 dakika pişirme süresi için bekledim.













Pandispanyanın heryeri yumuşacık sünger gibi oluyor. Fırından çıkarır çıkarmaz ortası çökme yapmasın diye fırının tel ızgarasının üzerine kalıpla beraber ters çevirerek oda ısısında soğumasını bekliyorum. Soğuduktan sonra kolay kesilmesi için kalıptan çıkartıp streche sarıp 1 gün bekletiyorum.
Pandispanya aslında üçe bölünmeye müsaitti fakat çok kalabalık olmayacağımız için çok büyük olmasını istemedim ve ikiye böldüm.
Bölme işlemini pasta kesmek için kullanılan fotoğrafta görülen levye ile yaptım. Eğer sizde pandispanyayı bıçak ile bölmekte zorlanıyorsanız mutlaka levye almanızı tavsiye ederim. Ben Burcu hanımın sitesinde görmüştüm ve üç dört ay önce metroda 6,5 ytl fiyata bulunca hemen aldım. İstediğiniz ölçüyü ayarlayıp çok düzgün ve kolayca kesebiliyorsunuz ben çok memnunum.

Krema tarifi orjinali burada. Bu tarif sade puding olarak yenilebilenceği gibi pastalarda da kullanılabiliyor. Çok güzel bir kıvamı var.
  • 2 yemek kaşığı mısır nişastası
  • 5 yemek kaşığı şeker
  • 2 yemek kaşığı kakao
  • 1/8 tatlı kaşığı tuz
  • 1 bardak sıvı krema
  • 1 + 1/4 bardak süt
  • 2 yumurta
  • 1 bardak damla çikolata
  • 1 tatlı kaşığı sıvı vanilya
Misir nisastasi, seker, kakao ve tuzu agir tabanli bir tencereye alip karistirin. Uzerine krema, sut ve yumurtalari ekleyip telle butunlesene kadar cirpin. Damla cikolatalari da katin ve tencerenizi orta atese koyun. Telle yavas yavaş sürekli karistirarak 7 - 8 dakika, ya da puding kaynamaya baslayincaya kadar pisirin. Bu aşamada pudingi tencereden bir kaseye dikkatlice bosaltin ve buzlu su dolu daha buyuk bir kasenin icine oturtun. Bes dakika kadar karıştırarak sogumaya bırakın. Vanilyayi ekleyip çok az daha karıştırın ve üzerini strecle kaplayip iyice koyulasip soguyana kadar buzdolabinda dinlendirin.
Pudingi pasta arasına bolca sürüp muz dilimlerini yerleştirdim ve diğer kek katını üstüne kapattım. 1 bardak süt ile 1 paket krem şantiyi iyice çırptım üst ve yanlarına spatula ile düzgünce sürdüm. Üzerine dikkatlice yeşil fıstık tozunu döktüm.Çok az ayırdığım krem şanti ile çizgileri çizdim ve oyuncuları yerleştridim. Oyuncuların devrilmemesi için tabanlarında ceviz büyüklüğü kadar ince plastik var, bunlarında görünmemesi için tekrar çay kaşığının ucuyla oralara fıstık dökerek kapattım. Çok lezzetli bir pastamız oldu :)