27 Mart 2007

İki oyun ve sonsuz teşekkür ...





















Uzun zamandır birçok blogda rastladığım bir oyun var. Sanırım bu oyunun adı "Aldım, kullandım, memnunum". Anladığım kadarıyla günlük hayatımızda mutfakta kullandığımız ve alışkanlık haline gelen çok sevdiğimiz eşyalarımızı anlatıyoruz. Sevgili Nukhet ve Hülya beni bu oyuna davet ettiler ve bende hazır yeri gelmişken tüm kalıplarımda emeği geçen dayımdan bahsetmek istiyorum.

İşyerimizde makine imalatının belli kısımlarında 2 mm paslanmaz sac kullanıyoruz ve ben geçen aylarda acaba bu plaka saclardan artan kısımlar olur mu diye karga gibi imalathane de dolanır olmuştum. Artık herkes alıştı ve en ufak bir parça bile artsa Tülay bu senin işine yarar mı diye sorar oldular. Ne ihtiyacım olursa olsun bir isteğim iki olmuyor ve bu konuda kendimi çok şanslı hissediyorum. Yukarıdaki fotoğrafta görünen çemberlerim dikdörtgenler, kareler hepsi imalatta artan saclardan dayımın bana yaptığı kalıplar. Dayım yurt dışında yalnız yaşamış sanırım ondan olsa gerek yemek konusunda sağlam bilgiye sahip. Bu bilgisini el becerisiyle birleştirip benim tarif ettiğim kalıplardan daha güzel ve kullanışlı şekilde kalıplar yapıyor bana.

Hatta geçenlerde kendime çok fazla ustalık gerektirmeyen bir spatula yaptım paslanmazdan. Bir de geçenlerde yaptığım gala çiçekli pastayı üzerine koyabileceğim bir straforum olsa keşke derken birden dayım çok basit dedi. Ama dayı yuvarlak yapabilir misin? dedikten hemen sonra arkamı döndüğümde çoktan merkez noktasını işaretlemişti bile :) Cumartesi de dahil akşama kadar çalışıyorum ama mutluyum... Herşey için işyerimde herkese çok teşekkür ediyorum.

Bu arada unutmadan üst fotografa mutfak tartımı da ekledim. Çünkü o tartı benim birçok tariflerde kurtarıcım oldu. Gerçi artık herhangi bir malzemeyi bardağa dökerek ortalama gramını tahmin edebiliyorum fakat yinede ufak ve önemli ölçüler için vazgeçilmezim..





















Bir oyun daha var yine Sevgili Hülya'da rastladım o oyuna. Bloggerlar birbirlerini kısa cümlelerle anlatıyorlar. Tüm blogger dostlarımı çok çok merak ediyorum aslında. İnşallah bir aksilik çıkmazsa yakın zamanda İstanbuldaki blogger dostlarımın birçoğu ile tanışma fırsatım olacak fakat aklımda iki isim hep kalacak, onlarla da tanışana kadar. Biri çok uzaklarda Nukhet, diğeri ise Çanakkale'de Hülya. İkiside sanki uzun zamandır tanıştığım bir dostum gibi hiç çekinmeden her konuda danışabileceğim iki bayan. Sanal bile olsa bana yakınlığınızı bu derecede hissettirdiğiniz için sonsuz teşekkürler. Umarım en kısa zamanda sizlerle olan dostluğum sanal olmaktan çıkar.

7 yorum:

serinmavi dedi ki...

Ne güzel anlatmışsın canım :)

Selam ve sevgilerimle....

Hülya dedi ki...

Derdin bu olsun be Tülay'cığım...İst. ne ki,araba,feribot geçen gelişimde 3 saatte evdeydim;)Kısmet olsun yeter ki:)))

Defne dedi ki...

Gerçekten şaslısınız, ne güzel...

meltem dedi ki...

Sevgili Tulay, uzun suredir takipteyim tariflerini.Dogrusu bir Fenerbahceli olarak pastani cok takdir ettim.Oldukca emek sarfetmissin. Eger mumkunse benim bir ricam olucak. Fotografini koymus oldugun , el emegi kaliplarindan edinmek mumkun olabilir mi ? Eger olabilirse cok mutlu olurum.

Tulosh dedi ki...

Merhabalar Serinmavi, çok teşekkürler

Hülyacıgım geldiğinde mutlaka haberimiz olsun :)

Defne teşekkür ederim.

Meltem hanım merhabalar. Çok teşekkür ederim güzel sözleriniz için. Fotograftaki kalıpları sormuşsunuz fakat bu paslanmaz saclar bizde üretime dönem dönem geliyor, sizin için mutlaka takip edeceğim. Blogumun sağ tarafındaki profilimden mailime bir mail atabilirseniz daha hızlı iletişime geçebilirim sizinle. Sevgiler..

pembeli dedi ki...

Tülaycığım sana çok imrendim valla:))) böyle güzel kalıpları zevkine göre dayıcığına tasarlatman ne hoş. Kalıplarına bayıldımmm, uzun süredir kalpli kalıp almalıyım diye dolaşıyorum, acaba dayın banada yaparmı:))

Merve dedi ki...

kuzulu teyzenin mekanı cennet olsun